Ali Köseoğlu yaşadıkları sıkıntıları anlattı “Dört nesildir balıkçıyız, ama bugün yok sayılıyoruz”

Rize’de dört kuşaktır balıkçılıkla uğraşan ve aynı zamanda balıkçı kooperatifi başkanlığı görevini yürüten Ali Köseoğlu, balıkçıların karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu

Rize’de dört kuşaktır balıkçılıkla uğraşan ve aynı zamanda balıkçı kooperatifi başkanlığı görevini yürüten Ali Köseoğlu, balıkçıların karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Köseoğlu, balıkçılığın ailesinde bir geçim kaynağından öte bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.

“BALIKÇILIK AİLE GELENEĞİMİZ”

Ailesinin yaklaşık 90 yıl önce balıkçılıkla tanıştığını anlatan Köseoğlu, dedesinin motorlu teknelerden önce kürekle ve olta ile avlandığını belirterek şunları söyledi:
“Dedem, elektrik olmayan dönemlerde muturdan yağ elde ederdi; hem aydınlatmada hem de günlük yaşamda kullanırlardı. O zamanlar teknelerde motor yoktu, beş-altı çift kürekle balıkçılık yapılırdı. Rize’de mandalina, portakal ve Laz elması yetişirdi, kasalarla Batum’a gönderilirdi.” Dedesi ve babasının ardından balıkçılığın kendisine geçtiğini ifade eden Köseoğlu, babasının yaklaşık 70 yıl, kendisinin ise 55 yıldır denizde olduğunu, oğlunun da 25 yıldır balıkçılık yaptığını söyledi.

“2002’DEN SONRA SORUNLAR ARTTI”

Köseoğlu, 2002 yılına kadar balıkçılığın daha sürdürülebilir olduğunu savunarak, sonrasında uygulamaya konulan bazı düzenlemelerin balıkçıları zor durumda bıraktığını öne sürdü. Balıkçılığın hâlâ 1946 yılında çıkarılan 4922 sayılı Kanun çerçevesinde yürütüldüğünü hatırlatan Köseoğlu, belge ve bürokrasi yükünün giderek arttığını dile getirdi.

“Tarım Müdürlüğü’nün verdiği yeşil plaka ve avlanma belgesi yeterliyken, Liman Başkanlığı bağlama kütüğü ve elverişlilik belgesi istedi. Sağlık sertifikası verildi, sonra geri alındı. Evrak yükü arttı ama sorunlarımız çözülmedi” dedi.

“TOPLANTI TALEPLERİMİZ KARŞILIKSIZ KALDI” İDDİASI

Kooperatif başkanı olarak Tarım İl Müdürlüğü’ne iki ayrı dilekçe verdiğini ancak toplantı talebine yanıt alamadığını söyleyen Köseoğlu, daha sonra Rize Valisi ile görüştüğünü ve taleplerini doğrudan ilettiğini belirtti. Vali tarafından Tarım Müdürlüğü’ne toplantı çağrısı yapıldığını ifade eden Köseoğlu, buna rağmen sürecin ilerlemediğini iddia etti.

“AVLANMA ALANLARIMIZ DARALTILDI” UYARISI

Balıkçıların en büyük sorunlarından birinin denize kurulan balık havuzları olduğunu öne süren Köseoğlu, bu tesislerin avlanma alanlarını daralttığını ve çevresel riskler oluşturduğunu savundu. Ayrıca bazı belediyelerin denizi adeta çöplüğe çevirdiğini iddia ederek, “Dip balıkları ileride ciddi sağlık riski oluşturabilir” uyarısında bulundu.

“DENETİM VAR, KOORDİNASYON YOK”

Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın denetimlerini eleştirmediğini ancak kurumlar arasında koordinasyon eksikliği olduğunu belirten Köseoğlu, Tarım ve Liman Başkanlıklarından alınan belgelerin tek bir sistem üzerinden kontrol edilebileceğini ifade etti.

BARINAK VE KİRA TARTIŞMASI

Balıkçı barınaklarının Tarım Bakanlığı’na bağlı olmasına rağmen, Milli Emlak tarafından kira bedellerinin belirlendiğini söyleyen Köseoğlu, bunun adaletsiz bir uygulama olduğunu iddia etti. Kira tespitinin Tarım Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğini savundu.

“BİZ YOK OLURSAK DENİZ DE SUSAR”

Açıklamasının sonunda yetkililere seslenen Ali Köseoğlu, balıkçıların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bugün siz varsınız, yarın başkaları olacak. Bizden önce olanlar vardı, bizden sonra da olacak. Balıkçıyı yok sayarsanız deniz de susar.”

İLGİLİ HABERLER