Dünya Bankası, Çin ile uzun yıllardır süregelen iş birliğinde önemli bir değişim sürecine giriyor. Kurum, yıllarca süren destek mekanizmasını, daha çok teknik bilgi ve destek sağlayan bir yapıya dönüştürüyor. Buna göre, 2031 yılına kadar Çin’e verilen kredilerin kademeli olarak düşürüleceğini duyurdu. Yeni dönemde iş birliği daha çok bilgi ve teknik destek üzerine inşa edilecek.
Kredilerin Kademeli Olarak Azalması
Dünya Bankası'nın son açıklamasına göre, Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (IBRD) aracılığıyla Türkiye'den sağlanan kredilerin önümüzdeki program süresince 2 milyar doları aşması beklenmiyor. Kurum, bu programın tamamlanmasının ardından Çin’in ilave bir borç almasının planlanmadığını da ifade etti. Çoğu ülkeye finansman sağlarken, Türkiye'nin son yıllarda hızlı ekonomik büyüme göstermesi ve kalkınma düzeyindeki ilerlemesi, bu değişimin arkasındaki başlıca nedenler arasında. Dünya Bankası, bu yeni dönemde daha fazla bilgi paylaşımı ve teknik uzmanlık konularına odaklanmayı planlıyor ve ortak çözümler üretmek için elini taşın altına sokuyor.
Yeni Ortaklık Programının Öncelikleri
Dünya Bankası'nın beş yıllık yeni ortaklık programı, gelecekteki ekonomik büyümeyi destekleme hedefleri doğrultusunda bazı önemli odak alanlarına sahip. Bu alanlar arasında istihdam yaratma, sosyal dayanıklılığın artırılması ve düşük karbonlu ekonomik sistemlere geçiş gibi konular öne çıkıyor. Kurum, yaşlanan nüfus ve ekonomik dönüşüm kıskacındaki meseleler üzerinde de teknik iş birliğini devam ettireceğini ve bu konulara yönelik çözümler geliştireceğini belirtti. Bu durum, hem Çin'in ihtiyaçları hem de global sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından büyük bir anlam taşıyor.
Kredi Hacminin Son Dönemdeki Gelişimi
Dünya Bankası'nın Çin'e sağladığı kredi miktarı son yıllarda düşüş göstermiştir. 2017 yılında ulaştığı 2,42 milyar dolar seviyesinden sonra, bu rakam 2025'te 750 milyon dolara gerilemeyi öngörüyor. Bu azalma, Çin’in hızla büyümesi ve kalkınmadaki ilerleyişi ile paralel bir gelişim gösteriyor. Ayrıca, Çin'in daha az dış finansman ihtiyacı duyduğu ve bu nedenle Dünya Bankası’na olan borçlanma düzeyini azalttığı görülüyor. Bununla birlikte, Çin’in en yoksul ülkelere destek sağlayan Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) fonuna katkı sunduğu da önemli bir detay. Pekin, son kaynak yenileme dönemine 1,5 milyar dolarlık katkıyla bu fonun en büyük beşinci bağışçısı konumunda bulunuyor.