EYT düzenlemesinin ardından milyonlarca sigortalının emeklilik şartları yeniden değerlendirilirken, yıllar önce çalışmaya başlamasına rağmen SGK kayıtlarında prim günü bulunmayan kişiler açısından önemli uyuşmazlıklar ortaya çıkıyor.Özellikle 8 Eylül 1999 tarihinden önce adına işe giriş bildirgesi düzenlenmiş, sigorta sicil numarası verilmiş ancak çalıştığı döneme ilişkin prim günü veya prime esas kazancı SGK kayıtlarına yansımamış kişiler için süreç büyük önem taşıyor. Çünkü kişinin fiilen çalışmaya başladığı tarih 8 Eylül 1999 öncesine çekilebildiğinde, diğer şartların da bulunması halinde EYT kapsamında emeklilik hakkı gündeme gelebiliyor.Geçmiş yıllardaki uygulamalara dikkat çeken SGK Uzmanı Özgür Erdursun, durumu Dünya Gazetesi'ndeki köşesinde şöyle özetledi:"Geçmiş yıllarda işverenlerin çalışanları için işe giriş bildirgesi düzenlediği, ancak daha sonra verilmesi gereken dönem bordrosu veya o yıllardaki dört aylık sigorta primleri bordrosunda çalışanın adına yer vermediği durumlarla karşılaşılabiliyor.
Böyle bir durumda vatandaş yıllar sonra e-Devlet veya SGK kayıtlarına baktığında eski tarihli bir işe giriş kaydı ya da sigorta sicil numarası bulunduğunu, ancak o tarihe ait prim gününün ve prime esas kazancının bulunmadığını görebiliyor."İLK PRİM 8 EYLÜL 1999 SONRASINA KAYIYORSA DİKKATE ALINMALISöz konusu tablonun EYT açısından kritik sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Erdursun, şu değerlendirmede bulundu:"Örneğin kişi gerçekte 1999 yılının ilk aylarında sigortalı olarak çalışmaya başlamış olmasına rağmen SGK hizmet cetvelindeki ilk primleri 8 Eylül 1999 sonrasında görünüyorsa, SGK emeklilik değerlendirmesini kayıtlı hizmetlere göre yapabiliyor. ''''Bunun sonucunda kişi EYT kapsamı dışında kalabiliyor.
Ancak SGK kayıtlarında bulunan eski tarihli işe giriş bildirgesi, sigorta sicil kaydı ve çalışmayı destekleyen diğer deliller varsa konu burada kapanmayabilir." ‘ÇIRAK’ VEYA ‘STAJYER’ KAYDI OLANLAR MUTLAKA ARAŞTIRMALIBir başka önemli sorunun ise kişinin gerçekte normal sigortalı olarak çalışmasına rağmen eski işe giriş bildirgesinde çırak veya stajyer olduğuna ilişkin ibarelerin yer alması olduğunu belirten Özgür Erdursun, sözlerine şöyle devam etti:"Bilindiği üzere staj ve çıraklık kapsamındaki bazı sigortalılık kayıtları, emeklilik açısından uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmemektedir.
Ancak kişi gerçekte çırak veya stajyer değil, iş sözleşmesine dayalı olarak normal çalışan statüsünde çalışmışsa uyuşmazlığın niteliği değişebilir.
Bu nedenle yalnızca belgenin üzerinde yazan ifadeye bakılması değil, çalışmanın gerçekte hangi statüde gerçekleştiğinin araştırılması önem taşır."BİRİKEN MAAŞLAR FAİZİYLE ÖDENECEKYakın tarihli bir uyuşmazlığın yargıya taşındığını aktaran Erdursun, Balıkesir 1. İş Mahkemesi’nin Haziran 2026 tarihinde verdiği dikkat çeken karara değindi:"Balıkesir 1. İş Mahkemesi, Haziran 2026 tarihinde verdiği bir kararla, davacının sigorta başlangıcının 1 Mart 1999 olduğunun tespitine ve SGK’nın bu konudaki itirazının kaldırılmasına karar verdi.
Mahkeme bununla da kalmadı; sigorta başlangıcının 1 Mart 1999 olarak kabul edilmesinin sonucunda davacının 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını tespit etti ve hak edilen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti."Kararın hukuki boyutunu da hatırlatan Erdursun, "Söz konusu karar bir ilk derece mahkemesi kararıdır ve karar tarihi itibarıyla kanun yolu açıktır.
Dolayısıyla kararın kesinleşmiş bir Yargıtay içtihadı gibi değerlendirilmesi doğru olmaz.
Bununla birlikte benzer uyuşmazlıklarda hangi taleplerin yargı önüne getirilebildiğini göstermesi bakımından önemlidir" ifadelerini kullandı.HANGİ DELİLLER TOPLANMALI VE KİMLER DOSYASINI KONTROL ETTİRMELİ?Bu tür davalarda en kritik hususun deliller ve hak düşürücü süreler olduğunu vurgulayan Erdursun, mahreç belgeleri ve izlenmesi gereken yolu şu sözlerle açıkladı:"İşe giriş bildirgesinin SGK’ya verilmiş olması, sigorta sicil numarasının bulunması, işyerine ilişkin dönem kayıtları, bordrolar ve diğer resmi belgeler önem taşıyabilir.
Bunun yanında aynı dönemde aynı işyerinde çalışmış kişilerin tanıklıkları da fiili çalışmanın ortaya konulmasında değerlendirmeye alınabilecek deliller arasındadır. Özellikle SGK’ya kişinin çalışmasıyla ilgili zamanında intikal etmiş bir işe giriş bildirgesi veya başka bir kayıt bulunması, hizmet tespiti davalarında süre meselesinin değerlendirilmesi açısından son derece önemlidir."Özgür Erdursun, özellikle şu şartları taşıyan vatandaşların dosyalarını vakit kaybetmeden inceletmesi gerektiğini belirtti:"8 Eylül 1999’dan önce işe giriş bildirgesi bulunan, kendisine sigorta sicil numarası verilmiş, buna rağmen o dönemde prim günü veya prime esas kazancı görünmeyen, eski dönem bordrolarında adına rastlanmayan veya gerçekte normal çalışan olmasına rağmen kayıtlarda çırak/stajyer olarak görünen ve bu nedenle EYT kapsamında emekli olamayan kişilerin 'primim görünmüyor, artık yapılabilecek bir şey yok' düşüncesiyle hareket etmemesi gerekir."Erdursun değerlendirmesini şu uyarıyla tamamladı:"Eğer gerçek bir çalışma söz konusuysa ve bu çalışma belge, SGK kayıtları ve gerektiğinde tanık anlatımlarıyla ortaya konulabiliyorsa, sigorta başlangıcının ve hizmetin tespiti için yargı yoluna başvurulması gündeme gelebilir.''''Mahkemenin sigorta başlangıcını 8 Eylül 1999 öncesi olarak tespit etmesi halinde ise kişinin yaş, sigortalılık ve prim koşulları ayrıca değerlendirilerek EYT kapsamında emeklilik hakkı doğması mümkün olabilir.
Her olayın kendi delilleri ve hukuki koşulları bulunduğu unutulmamalıdır.
Bu nedenle eski tarihli bir işe giriş kaydı bulunan kişilerin dava açmadan önce SGK sicil dosyası, işe giriş bildirgesi, dönem bordroları ve diğer kayıtlarını birlikte değerlendirmesi önem taşımaktadır."