Nautilus Enstitüsü'nün derlediği veriler, ABD ordusunun Avustralya ana karasında 17 askeri tesisi doğrudan kontrol ettiğini, Avustralya tarafından işletilen 75 tesise ve Amerikan savunma şirketlerinin de 18 tesise erişim sağlayabildiğini gösterdi.
Bu durum, ABD'nin ülkedeki toplam 110 tesise ulaşabilmesini ve bu rakamın Avustralya'daki tüm askeri tesislerin yarısından fazlasını kapsamasını beraberinde getiriyor.Melbourne Üniversitesi'nden Profesör Richard Tanter, konuya ilişkin değerlendirmesinde, söz konusu durumun "nüfuz etme değil her yere yayılma meselesi" olduğuna dikkat çekti.
Tanter, incelenen savunma tesislerinin yarısından fazlasında Amerikan erişiminin bir düzeyde bulunduğunu kaydetti.
ABD'nin on yılı aşkın süredir Avustralya'yı Çin ile olası bir çatışmada yoğun askeri operasyonlar yürütmek üzere kullanma kapasitesi oluşturduğunu ifade eden Tanter, Avustralya'nın kendisini tamamen "Amerikan stratejik planlamasıyla hizaladığını" savundu.ABD ordusunun erişebildiği 92 savunma tesisinin istihbarat toplama, uydu verilerine erişme, iletişimi ele geçirme, eğitim faaliyetleriyle savaş varlıklarının konuşlandırılması amacıyla kullanıldığı belirtildi.
Bu tesisler arasında silah, mühimmat ve yakıt depolanan lojistik merkezler de yer alıyor.
Avustralya'nın orta-kuzey kesimindeki Pine Gap ise ABD saldırılarında hedef belirlemede kritik rol oynuyor.
Tesis, sinyal istihbaratı uyduları için yer kontrol istasyonu, erken uyarı füze sistemleri için aktarma yeri ve yabancı uydu iletişimlerini ele geçiren bir merkez olarak faaliyet gösteriyor.Kuvvet Konuşlandırma Anlaşması çerçevesinde, Avustralya'nın egemenliğine tam saygı gösterilmesi şartıyla ABD güçleri ve yüklenicilerine üzerinde anlaşmaya varılan askeri tesislere serbestçe erişme imkanı tanınıyor.
ABD askeri varlığının önümüzdeki dönemde daha da genişleyeceği, 1200 kadar ABD askerinin Avustralya'nın batısındaki Garden Island'daki HMAS Stirling deniz üssünde faaliyet göstereceği aktarıldı.
Eski Savunma Bakanı Christopher Pyne, AUKUS ortaklığının "denizaltı tedarikinden çok daha fazlası" olduğunu belirterek, bu yapının Hint Okyanusu'nda ABD denizaltıları için yeni üs oluşturduğunu ve Amerikalılar açısından "muazzam stratejik avantaj" sunduğunu söyledi.Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles, ülkesinde "ABD varlığının büyüdüğünü" ve bunun ulusal güvenlik açısından önemli olduğunu vurguladı.
Ancak Lowy Enstitüsü'nün anketine göre ABD'nin uluslararası alanda sorumlu hareket edeceğine güvenenlerin oranı yüzde 31'e, ABD Başkanı Donald Trump'ın doğru olanı yapacağına güvenenlerin oranı ise yüzde 21'e düştü.
Avustralya Enstitüsü'nden Dr.
Emma Shortis, ABD ordusuyla artan entegrasyonun ülkenin bağımsız karar alma yetkisini zayıflattığını savundu. "ABD Lobisi ve Avustralya Savunma Politikası" kitabının yazarı Dr.
Vince Scappatura ise durumu "sömürgeleştirmenin ikinci dalgası" olarak nitelendirerek, Avustralya'nın ABD'nin bölgedeki askeri gücünü yansıtmasında "öncü unsur" haline geldiğini ifade etti.