Ada ve parsel bilgilerinin, taşınmazın kimlik bilgileri gibi değerlendirilebileceğini belirten Yıldırım, sorgulama işleminin il, ilçe, mahalle, ada ve parsel bilgilerinin sisteme girilmesiyle yapıldığını söyledi.
Bu bilgiler üzerinden tarla, bağ, bahçe, zeytinlik veya arsa gibi taşınmazın tapudaki niteliği ile yüzölçümü bilgilerine ulaşılabildiğini aktardı.Parsel sorgulama uygulamasının yalnızca tarla için değil, Türkiye'deki farklı niteliklere sahip taşınmazlar için de kullanılabildiğini ifade eden Yıldırım, harita üzerinden arazinin şeklinin ve konumunun incelenebildiğini söyledi.
Uygulamada ayrıca mesafe ölçümü yapılabildiğini, parsel köşe noktalarının koordinatlarının görülebildiğini belirtti.Arazi yatırımı yapmak isteyenlerin sıkça araştırdığı “ucuz tarla nasıl bulunur?” sorusuna da yanıt veren Yıldırım, bir taşınmazın yalnızca fiyatının düşük olması nedeniyle tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.Yıldırım, “Fiyat hariç ben buraya üç sebep sayamıyorsam, orayı alırken iki kere düşünürüm. Çünkü eğer sayamıyorsam fiyatın ucuz olması sebebi belki de budur demek lazım.” ifadelerini kullandı.Piyasada düşük fiyatlarla satışa sunulan çok sayıda arazi bulunabileceğini belirten Yıldırım, fiyatın tek başına taşınmazın yatırım açısından uygun olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Bununla birlikte piyasa koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, durgun dönemlerde bazı arazilerin değerinin altında satışa çıkabileceğini ve bu durumların fırsat niteliğinde değerlendirilebileceğini ifade etti.Yıldırım'a göre arazi yatırımı yapılırken önce bölgenin, ardından da satın alınması düşünülen parselin incelenmesi gerekiyor.
Bölge değerlendirmesinde devlet ve özel sektör yatırımları, şehrin genişleme yönü, üst ölçekli planlar, nüfus durumu ve bölgenin kendi ekonomik hareketliliği gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.Parsel aşamasında ise taşınmazın coğrafi özelliklerinin yanı sıra hukuki durumunun da araştırılması gerekiyor.
Yıldırım; parselin cephe durumunun, metrekaresinin, eğiminin, şeklinin ve araziye ulaşım imkanının incelenmesi gerektiğini söyledi.Tapu kaydının da ayrıntılı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, taşınmazın hisseli veya müstakil tapulu olup olmadığı, üzerinde şerh ya da ipotek bulunup bulunmadığı ve herhangi bir koruma alanında kalıp kalmadığı gibi konuların araştırılması gerektiğini ifade etti. Üst ölçekli planlardaki durumun da arazi satın almadan önce değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunduğunu söyledi.Arazi yatırımı yapmayı düşünen vatandaşlara değerlendirmeye bölgeden başlamalarını öneren Yıldırım, bölgedeki üretim ve tüketim hareketliliğinin yanı sıra insanların yaşayıp yaşamadığının veya gelecekte bölgede yaşamın oluşup oluşamayacağının sorgulanması gerektiğini belirtti.Yıldırım, “Eğer bir arazi yatırımı yapma niyetindeysek, burada bakacağımız şey bölgede üretim ve tüketim var mı? İnsan yaşıyor mu veya ileride yaşayabilir mi?” dedi.Bu kriterlerin karşılandığı bölgelerde, bütçeye uygun şekilde yerleşim yerlerine yakın ve il, ilçe, mahalle veya köylerin çeperlerindeki taşınmazların uzun vadeli değerlendirilebileceğini belirten Yıldırım, arazi yatırımının sabır gerektiren uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade etti.
Ayrıca bütün birikimin tek bir taşınmaza bağlanarak 5-10 yıl beklenmesinin her zaman mümkün olmayabileceğine dikkat çekti.