Arkeoloji dünyası, Vulci antik şehrinde gerçekleştirilen önemli bir keşifle çalkalandı.
MÖ 7. yüzyılın sonlarına tarihlenen ve üç ayrı odadan oluşan görkemli bir mezar tümülüsü bulundu.
Vulci’nin Akdeniz dünyasıyla güçlü ticari bağlar kurup zenginleştiği döneme ait olan bu mimari, dönemin seçkinlerinin cenaze geleneklerini göz önünde serdi.
Mezardaki mimari detaylar, Etrüsk aristokrasisinin mezar komplekslerini nasıl tasarladığını açıkça ortaya koydu.
Yapılan incelemeler, mezarın 20.
Yüzyıl boyunca defalarca yağmacıların hedefi olduğunu gösterdi.
Odaların belirli bölümlerinde meydana gelen tavan çökmeleri, yağmacıların içeri girmesini engelleyerek doğal bir kalkan görevi gördü.
Enkaz altında kalan bölümlerde Etrüsk yapımı kaplar, Yunan seramikleri, savaş arabası parçaları, altın ve bronz levhalarla kemikten işlenmiş eşyalar iki bin 600 yıl önce bırakıldıkları ilk günkü konumlarında incelendi.
Keşfin en büyüleyici parçası günümüze sağlam bir şekilde ulaşan son derece nadir bir kadın ayakkabısı oldu.
Bu eşsiz parça, mezarda bulunan kişilerin kimliğini tek başına kanıtlamasa da dönemin elit yaşam tarzı hakkında bilgiler sundu.
Yan odalarda bulunan sürahiler, içki kapları ve bronz üçayaklar Etrüsklerin cenaze ziyafeti geleneklerini doğruladı.
Civarındaki ünlü İsis Mezarı ile karşılaştırılacak olan bu buluntular, koruma amacıyla tekrardan örtülürken, geniş çaplı araştırmaların devam etmesi bekleniyor.