Haber En Son Olay Haber
Google Haberler

Mevzurize'yi Takip Edin

Son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri Google Haberler üzerinden anında takip edin.

MevzuRize Genel Bakan Tekin Personeli Unuttu: "Güvencesizlik Korkusuyla Yaşıyoruz"

Bakan Tekin Personeli Unuttu: "Güvencesizlik Korkusuyla Yaşıyoruz"

Bakan Tekin kendi personelini görmüyor: ‘Güvencesizliğe mahkûm edildik’

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitimdeki “modern kölelik” sistemi olan ücretli öğretmenlik ve usta öğreticilik sistemi yüz binlerce eğitimciyi asgari ücretin altında ve güvencesiz çalışmaya mahkûm ediyor.  2025-2026 eğitim öğretim döneminin sona ermesiyle çok sayıda ücretli öğretmen ile bazı usta öğreticiler de işsiz kaldı.

Aylık gelirleri ortalama 16 ila 30 bin TL arasında değişen eğitimcilerin ise en sık maruz kaldığı hak gaspı da ücret kesintisi.

MEB bünyesinde çalışan eğitimciler, ara tatiller, resmi tatiller ve bayram izinlerinin olduğu tarihlerde ücret kesintisiyle karşı karşıya kalıyor, sigortaları da yatırılmıyor.

Eğitim döneminin sona ermesiyle ise işsizlikle karşı karşıya kalan usta öğreticiler ve ücretli öğretmenler, her geçen gün derinleşen ekonomik kriz karşısında farklı sektörlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Mağaza tezgâhtarlığı, inşaat işçiliği, tarım işçiliği yapmak zorunda bırakılan eğitimciler güvenceli istihdam ve eşit işe eşit ücret talep ediyor.  Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Eğer asgari ücretin altında ya da insanı olmayan koşullarda çalıştırılan arkadaşımız varsa bana başvursun” sözlerine tepki gösteren usta öğreticiler ve ücretli öğretmenler, tam maaş alabildikleri tek bir ay bile olmadığını vurguladı.  FARKLI İŞLERDE ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ Eğitim Destek Emekçileri Sendikası Genel Başkanı ve usta öğretici Yeşim Güler, işsiz kaldığı süreçte farklı sektörlerde çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

El sanatları alanında eğitim verdiğine dikkat çeken Güler, “Şu anda ağustos ayı sonuna kadar çalışacağım. Üzerimde icra borcumdan başka hiçbir şey yok. İşsiz kaldığımda bir yandan el sanatlarıyla alakalı dışarıdan iş almaya çalışıyorum veya fabrikalarda paketleme işlerinde yarı zamanlı çalışıyorum.

Gururumuza dokunmuyor mu?

Dokunuyor. Öğretmeniz diyemiyoruz, usta öğreticiyiz diyemiyoruz, ama yaşamak zorundayız. İnşaatta çalışmak zorunda kalan, tarlada çalışmak zorunda kalan onlarca arkadaşımız var, çünkü yaşamak için mecburuz” dedi.  Ankara’da NATO Zirvesi nedeniyle kamuda çalışanlara tatil yaptırıldığını anımsatan Güler, “Bu ay sonunda bize yatacak maaştan da kesinti yapılacağını kestiremiyoruz.

Gençlere meslek edindiren biz usta öğreticiler ve ücretli öğretmenler kendi geleceğimizi göremiyoruz.

Tek başıma iki çocuk büyüttüm.

Birisi atandı, memur oldu.

Diğer çocuğumla beraber yaşıyorum.

O da açıktan ilk üniversitesini okudu, şimdi ikinci üniversitesini okuyor, bir yandan da çalışıyor.

Gidip örgünde üniversite okuma şansı olmadı.

Ben işsiz kaldığımda evi geçindirmek durumunda kaldı çocuklarım.

Bir çocuğum gitti, diğeri de gitmek durumunda kaldığında ben ne yapacağım?

Mutsuz bir evliliğe mi sürüklenmek zorundayım?” diye sordu.  Ücretli öğretmenler ve usta öğreticiler olarak Eğitim Destek Emekçileri Sendikası’nı kurduklarını ifade eden Güler, “MEB çatısı altında, ek ders karşılığı hiçbir şekilde özlük hakkı olmayan, iş gücü kaygısı yaşayan, maddi manevi zorlanan, iş değiştirmek zorunda bırakılan eğitimcileriz.

Sendikamıza eğitim işkolu ile üyelik almak isterken, iş kollarımızdaki değişkenlikler nedeniyle meslektaşlarımız sendikamıza üye olamıyor.

Kısmi zamanlı olarak çalışıyoruz. 4 saat, 6 saat gibi, eğer torpiliniz varsa, 8 saat ders alabiliyorsunuz.

Hasta olmaya hakkımız yok.

Bayramlarda mutlu olmaya da hakkımız yok.

Doğum izninden bile faydalanamıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı bizi kamu olarak görmüyor.

Kamu olarak gördüğü anda bize haklarımızı teslim etmesi gerekiyor ama bu da işine gelmiyor” diye konuştu.  AİLEMLE YAŞAMASAM GEÇİNEMEZDİM İsmini vermek istemeyen bir ücretli Türkçe öğretmeni ise en son aldığı maaşın 21 bin TL olduğuna dikkat çekti. “Ailemin yanında yaşamasam geçinemezdim” diye konuşan öğretmen “Bir öğretmen en fazla 6 saat ders alabilir.

O da şanslıysa tabii.

O altı saatle dersle de ancak 30 bin TL maaş alabilir.

Ancak resmi tatilleri düşünürsek o da ancak sadece 2 ay için geçerli olur” dedi.  Ücretli öğretmenlerin sigortasının eksik yatırıldığına dikkat çeken öğretmen, “Yaz aylarında okul kapandığı gibi sigortadan da, maaşımızdan da mahrum oluyoruz.

Ben kendim yaygın eğitimde kurs vermeye gayret ediyorum, geçimimi öyle sağlıyorum.

Ama benim diğer arkadaşlarımın çoğu mağdur.

Tarlada çalışan, inşaata giden, terzilik yapan arkadaşlarımız var, evlerinin geçimini sağlayamadıkları için. Öğrencilerine ders anlatıp sonra okulda kafeteryada o öğrencilerine hizmet eden arkadaşlarımız da var.

Zaten çalışsak da maaş geçinmeye yetmiyor, o zaman da ek iş arıyoruz” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *