MevzuRize Genel Bir koku hafızanızı güçlendirebilir! Ayten Altıntaş kadim tıbbın gül reçetesini açıkladı

Bir koku hafızanızı güçlendirebilir! Ayten Altıntaş kadim tıbbın gül reçetesini açıkladı

Birine çiçek alırken akla gelen ilk seçeneklerden biri çoğu zaman gül oluyor. Ayten Altıntaş’a göre bunun ardında, gülün insanlık tarihinden çok daha eskiye uzanan geçmişi ve insanla kurduğu güçlü bağ bulunuyor. Kadim tıpta ilaç olarak da kullanılan gül; Osmanlı tıbbında ateşli hastalıklardan cilt sorunlarına kadar farklı alanlarda değerlendirildi. Altıntaş, gül kokusunun hafıza ve duygu durumu üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken bilgileri GZT Alfa programında paylaştı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 5 dk

Bir buketin içinde neden yüzlerce çiçek arasından önce gül dikkatimizi çekiyor? İnsanlar neden yüzyıllardır sevgilerini anlatmak için gülü tercih ediyor?Ayten Altıntaş'a göre bunun cevabını yalnızca gülün görüntüsünde aramak yeterli değil.

Gülün insanlık tarihinden çok daha eski olduğunu söyleyen Altıntaş, fosil bulgularında da gülün izlerine rastlandığını belirterek, insanlığın bu çiçekle kurduğu bağın çok eski dönemlere dayandığını anlattı."Gül, insanlar için her zaman sevginin ve güzelliğin sembolü olmuş" diyen Altıntaş, mitolojiden tıp tarihine kadar gülün hemen her dönemde özel bir yere sahip olduğuna dikkat çekti.Dikkat çeken başlıklarından biri de kokunun insan üzerindeki etkisi oldu.Altıntaş, kadim tıbbın insanı yalnızca fiziksel bedenden ibaret görmediğini; duygu, düşünce ve hislerin de beden sağlığı üzerinde belirleyici kabul edildiğini söyledi.

Eski hekimlerin güzel kokulara bu nedenle özel önem verdiğini belirten Altıntaş, kokunun etkisinin diğer birçok unsurdan daha hızlı hissedildiğini savundu."Güzel koku insanın ruhuna, bedenine, hislerine ve duygularına hitap eder" diyen Altıntaş'a göre gül, bu açıdan en dikkat çekici kokuların başında geliyor.Altıntaş, özellikle yoğun kaygı ve yorgunluk yaşanan anlarda güzel bir kokunun kişide ferahlama hissi oluşturabileceğini belirterek, "Güzel koku anında bedenini iyileştirebilir. Önce bunu fark edeceksin, bileceksin ve kullanacaksın" ifadelerini kullandı.Ancak kokunun sürekli kullanılmasını önermediğini de belirten Altıntaş, aynı kokuya uzun süre maruz kalındığında kişinin onu algılamamaya başladığını, bu nedenle kokunun ihtiyaç duyulan anlarda kullanılmasının daha doğru olduğunu söyledi.Gülün Osmanlı tıbbındaki kullanım alanları ise yalnızca güzel kokuyla sınırlı değildi.Altıntaş'ın aktardığına göre gül suyu özellikle ateşli hastalıklarda ferahlatıcı özelliğinden yararlanılan ürünlerden biriydi. Çocukların ateşlendiği dönemlerde alın, yüz, el ve ayaklara gül suyu sürüldüğünü anlatan Altıntaş, gül sirkesinin de benzer şekilde kadim tıp uygulamalarında kullanıldığını belirtti.Kurutulmuş gül ve damıtma işleminden kalan gül posalarının da farklı amaçlarla değerlendirildiğini söyleyen Altıntaş, eski tıp kitaplarında bunların cilt üzerine uygulandığını aktardı.Altıntaş'ın verdiği örnekler, gülün geçmişte yalnızca süs bitkisi olarak değil; evlerde hazırlanan çeşitli karışımların da temel malzemelerinden biri olduğunu gösteriyor.Koku ile hafıza arasındaki ilişki şaşırtıcı derecede güçlü.Altıntaş, İbn Sina'dan daha eski hekimlere uzanan birçok tıp metninde gül kokusunun hafızayı güçlendirdiğine ilişkin ifadeler bulunduğunu söyledi."Gül kokusu hafızayı kuvvetlendirir, düşünce ve duyguları düzeltir" diyen Altıntaş, bu konuda günümüzde de araştırmalar yapıldığını belirtti.Almanya'daki Freiburg Üniversitesi'nde gerçekleştirildiğini söylediği bir çalışmayı örnek gösteren Altıntaş, yabancı dil öğrenen öğrencilerin çalışırken ve uyurken gül kokusuna maruz bırakıldığı deneylerden olumlu sonuçlar elde edildiğini anlattı.Altıntaş'a göre kadim tıbbın yüzyıllar önce deneyim üzerinden kaydettiği bazı bilgiler bugün bilimsel araştırmaların da konusu haline geliyor.Günümüzde özellikle gençlerin kaygı, tükenmişlik ve yoğun stres yaşadığına dikkat çeken Altıntaş, güzel kokunun günlük yaşamın küçük ama etkili desteklerinden biri olabileceğini savundu.Gülün yanı sıra limon, portakal, nane ve maydanoz gibi doğal kokuların da insanın duygu durumunu değiştirebildiğini ifade eden Altıntaş, gülü ise bunların arasında ayrı bir yere koyuyor.Altıntaş, eve yorgun dönülen bir günün ardından doğal gül suyu kullanımının kişide ferahlama hissi oluşturabileceğini belirterek, kokunun insanın duygu dünyasıyla doğrudan ilişki kurduğunu söyledi.Türkiye'de gül denildiğinde akla gelen ilk kentlerden biri olan Isparta'nın gülcülük serüvenine de değinen Altıntaş, Isparta'daki gül üretiminin gelişmesinde İsmail Efendi'nin büyük rol oynadığını anlattı.1880'li yıllarda ekonomik imkânları sınırlı olan Isparta halkına yeni bir gelir kapısı oluşturmak isteyen İsmail Efendi'nin gül yetiştiriciliğine yöneldiğini aktaran Altıntaş, bu girişimin ilk yıllarında çeşitli başarısızlıklarla karşılaştığını söyledi.Gül yetiştirmeyi başarsa da yağını çıkarmakta uzun süre zorlanan İsmail Efendi'nin Balkanlardan ustalar getirttiğini aktaran Altıntaş, yıllar süren çabanın ardından Isparta'da gül yağı üretiminin başladığını belirtti.Hikâyenin dönüm noktası ise İstanbul ve ardından Paris oldu.Altıntaş'ın anlatımına göre İsmail Efendi, ürettiği gül yağını dönemin Ziraat Nezareti'ne götürdü.

Uzmanlardan olumlu değerlendirme alan yağ daha sonra Paris'teki fuarlarda Avrupalı alıcılarla buluştu.

Gelen talep üzerine Isparta'da daha fazla insan gül yetiştirmeye ve gül yağı üretmeye başladı.Böylece bireysel bir girişim, zaman içerisinde bir şehrin simgelerinden birine dönüştü.Bugün çoğu insan için gül, özel günlerde alınan bir çiçek ya da parfümlerde kullanılan hoş bir koku.

Ancak Altıntaş'ın anlattığı tarihsel tablo, gülün geçmişte çok daha geniş bir anlam dünyasına sahip olduğunu ortaya koyuyor.Osmanlı tıp metinlerinden evlerde hazırlanan gül suyuna, hafıza üzerine yapılan modern çalışmalardan Isparta'nın ekonomik hikâyesine kadar gül; tıp, kültür, ticaret ve gündelik hayatın kesiştiği bir yerde duruyor.Altıntaş'ın ifadesiyle ise bütün bu hikâyenin merkezinde çok basit bir gerçek var:"Çiçek dediğin kokacak."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin