Rize
Kapalı
weather
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Birleşik Krallık'ın Önerdiği "Exit Tax" Nedir?

Birleşik Krallık'ın Önerdiği "Exit Tax" Nedir?

Okunma Süresi: 5 dk

Birleşik Krallık'ın Önerdiği "Exit Tax" Nedir?

Birleşik Krallık'ta, ülkeyi terk eden varlıklı bireyler için "çıkış vergisi" olarak da bilinen yeni bir vergi getirilmesi ihtimali, son zamanlarda finans dünyasında ve medyada önemli bir tartışma konusu haline geldi. Bu potansiyel vergi reformu, hem yatırımcılar hem de girişimciler arasında büyük bir ilgi ve endişe uyandırdı.

Nedir bu çok konuşulan "çıkış vergisi"?

Önerilen "çıkış vergisi" ya da resmi adıyla "hesaplaşma ücreti" (settling-up charge), bir bireyin Birleşik Krallık'taki vergi mükellefiyeti sona erdiğinde, henüz satılmamış (gerçekleşmemiş) iş varlıkları üzerindeki kazançlara uygulanması planlanan %20'lik bir vergidir. Bu varlıkların öncelikli hedefi özel şirket hisseleri ve diğer finansal enstrümanlar gibi iş varlıklarıdır.

Mevcut sistemde, bireyler Birleşik Krallık'tan ayrıldıktan sonra yurt dışında en az beş tam yıl boyunca kalırlarsa, B.K.'de ikamet ederken edindikleri varlıkların satışından doğan kazançlar üzerinden Sermaye Kazancı Vergisi (CGT) ödemekten muaf olabiliyorlar. Yeni önerilen vergi, tam olarak bu "yasal boşluğu" kapatmayı amaçlamaktadır.

Başka bir deyişle, bireylerin varlıklarını satmadan ülkeden ayrılıp daha sonra düşük vergili bir ülkede satarak vergiden kaçınmalarını önlemeyi hedefliyor.

Bu tür vergiler aslında yeni bir icat değil.

Fransa, Almanya ve Kanada gibi diğer G7 ülkelerinde benzer uygulamalar zaten mevcut.

Dolayısıyla bu adım, Birleşik Krallık'ı vergi politikaları açısından diğer büyük ekonomilerle aynı çizgiye getirme amacı taşımaktadır.

Adil bir sistem oluşturmak adına, bu vergiye tamamlayıcı bir politikanın da eşlik edebileceği belirtiliyor:

Birleşik Krallık'a yeni taşınan kişilerin varlıklarının, ülkeye giriş tarihindeki değerleri üzerinden "yeniden baz alınması" (re-basing). Bu, yeni gelenlerin yalnızca B.K.'de ikamet ettikleri süre boyunca elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilmesini sağlayarak, sistemi daha dengeli hale getirecektir.

Bu verginin ne olduğunu anlattıktan sonra, şimdi de hükümetin neden böyle bir adımı düşündüğünü inceleyelim.

Hükümetin bu vergiyi gündemine almasının ardında üç temel neden yatmaktadır:

Mali Boşluğu Doldurmak Hazine'nin şu anda 20 ila 35 milyar sterlin arasında bir mali açıkla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. "Çıkış vergisinin", temel gelir vergisi dilimlerini değiştirmeden gelir elde etmenin bir yolu olarak, yıllık 2 milyar sterline kadar ek kaynak yaratabileceği tahmin ediliyor.

"Servet Kaçışını" Önlemek Raporlara göre, bu yıl 16.500 kadar milyonerin Birleşik Krallık'ı terk etmesi bekleniyor. Bu eğilim, ülkenin vergi tabanının aşınması anlamına geliyor. Hükümet, bu vergiyle varlıklı bireylerin vergi avantajı sağlamak için ülkeyi terk etmesini daha az çekici hale getirerek bu "servet kaçışını" yavaşlatmayı amaçlıyor.

Uluslararası Normlara Uyum Sağlamak Birleşik Krallık, İtalya dışında, G7 ülkeleri arasında böyle bir çıkış vergisi uygulamayan tek büyük ekonomi konumunda. Bu adım, ülkenin vergi sistemini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirerek, vergi arbitrajı (farklı ülkelerin vergi sistemleri arasındaki farklardan yararlanma) fırsatlarını azaltmayı hedefliyor.

Peki, bu potansiyel vergi değişikliği en çok kimin cüzdanını etkileyecek?

Bu verginin birincil hedefi, Birleşik Krallık'ta önemli bir servet biriktirdikten sonra vergi yüklerini azaltmak amacıyla düşük vergili ülkelere taşınan yüksek net değerli bireyler (HNWI'lar), girişimciler ve işletme sahipleridir.

Buna en bilinen örneklerden biri olarak Revolut CEO'su Nik Storonsky'nin Dubai'ye taşınması gösterilebilir.

Verginin ana odağı iş varlıkları olsa da, potansiyel olarak mülk ve arazi sahiplerini de etkileyebileceği yönündeki tartışmalar, ev sahipleri arasında endişe yaratmaktadır.

Mevcut durumda, Birleşik Krallık'ta yerleşik olmayan kişiler zaten B.K.'deki mülk satışlarından Sermaye Kazancı Vergisi ödemekle yükümlüdür.

Ancak bu yeni vergi, mülk satılmadan sadece ülkeden ayrılarak bu verginin tetiklenmesi anlamına gelebilir ve bu olasılık ev sahipleri arasında endişe yaratmaktadır.

Aşağıdaki tablo, bir ev sahibi için potansiyel vergi yükünün nasıl hesaplanabileceğini basit örneklerle göstermektedir:

Mülkün Ayrılış Anındaki DeğeriOrijinal Alış FiyatıGerçekleşmemiş KazançPotansiyel %20 Çıkış Vergisi
£400,000£300,000£100,000£20,000
£650,000£400,000£250,000£50,000
£900,000£500,000£400,000£80,000

Her yeni vergi teklifinde olduğu gibi, bu konunun da ateşli savunucuları ve sert eleştirmenleri var. Şimdi tartışmanın iki tarafına da göz atalım.

Bu vergi teklifi, adalet ve gelir artışı vaat ederken, aynı zamanda ekonomik riskler de barındırıyor. İşte temel argümanlar:

👍 Lehte Görüşler (Neden İyi Bir Fikir Olabilir?)👎 Aleyhte Görüşler (Neden Riskli Olabilir?)
Adaleti Sağlar: B.K. ekonomisinden faydalanan varlıklı bireylerin ülkeyi terk ederken adil bir katkı yapmasını sağlar."Banka Hücumu" Etkisi Yaratabilir: Verginin önceden duyurulması, "bir banka hücumuna neden olmaya benzetiliyor" ve varlıklı kişileri yasa yürürlüğe girmeden ülkeden ayrılmaya teşvik ederek potansiyel geliri ortadan kaldırabilir.
Gelir Yaratır: Hazine için yıllık 2 milyar sterline kadar ek gelir sağlayarak mali açığın kapatılmasına yardımcı olur.Rekabet Gücünü Azaltır: Startup'ların hisse senedi opsiyonları ile yetenekleri çekme gücünü zayıflatabilir ve girişimcileri B.K.'de iş kurmaktan caydırabilir.
Yasal Boşluğu Kapatır: Varlıklı kişilerin vergi ödemeden kazançlarını ülke dışına çıkarmalarını sağlayan beş yıllık kural boşluğunu kapatır.Uygulama Zorlukları: Özel varlıklar için "değerleme zorlukları" ve verginin "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmaları ihlal etme potansiyeli" gibi ciddi hukuki ve teknik engeller içerir.

Tüm bu tartışmalar ışığında, bu verginin gerçekten hayata geçip geçmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Şu anki durumda, "çıkış vergisi" hala bir "söylenti" veya "teklif" aşamasındadır. Henüz resmi olarak onaylanmış bir yasa değildir. Nihai kararın, hükümetin mali planlarını açıklayacağı 26 Kasım'daki Güz Bütçesi'nde verilmesi beklenmektedir.

Bu tarihe kadar konuyla ilgili belirsizlik devam edecektir.

Ülkeyi terk etmeyi düşünen veya bu durumdan etkilenebilecek varlıklara sahip olan kişiler için uzmanların ortak tavsiyesi nettir: Söylentilere dayanarak aceleci kararlar vermekten kaçınmak ve durumlarını değerlendirmek için mutlaka profesyonel bir vergi danışmanından yardım almak.

Sonuç olarak, bu vergi teklifi, Birleşik Krallık'ın bir yanda vergi adaletini sağlama ve kamu gelirlerini artırma çabası ile diğer yanda küresel sahnede girişimciler ve yatırımcılar için çekici bir merkez olma hedefini koruma arasındaki hassas dengeyi nasıl kurmaya çalıştığının önemli bir göstergesidir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *