Londra’daki Bryant and May fabrikasında çalışan on dört yaşındaki genç kızlar, beyaz fosfor dolu kazanların başında günde on dört saat boyunca zehirli gaz soluyarak hayatta kalma mücadelesi veriyordu.
Günlerce bu koşullarda çalışan işçilerin önce dişleri dökülüyor, ardından diş etleri kararıyor ve vücutlarında oluşan kimyasal reaksiyon nedeniyle karanlıkta yeşil bir ışık parlıyordu.
Sokaklarda bu durumdaki çocuklara hayalet adı takılırken, fabrika yönetimi yaşananları bilmesine rağmen ucuz maliyetli bu üretim yönteminden kesinlikle vazgeçmiyordu.Şirketin dört şilinlik ölüm maaşına ve insanlık dışı çalışma şartlarına karşı sessiz kalmayan on altı yaşındaki Sarah Chapman, bin dört yüz kız işçiyle birlikte büyük bir grev başlattı.
Britanya’nın kalbinde başlatılan bu cesur eylem kısa sürede ülke genelinde büyük bir yankı uyandırdı ve işçi hakları mücadelesinde kırılma noktası oluşturdu.Cesur kızların Parlamento’ya kadar gerçekleştirdiği yürüyüş, ülkedeki köhne ve acımasız düzeni dize getirmeyi başardı.
Yapılan baskılar ve kamusal tepkiler sonucunda Britanya hükümeti beyaz fosfor kullanımını tamamen yasaklayarak fabrikalardaki bu ölüm zincirine son noktayı koydu.