Ankara-Kayseri kara yolu üzerinde, sadece bir infaz kurumu değil, adeta dev bir sanat fabrikası yükseliyor. Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan özel atölyelerde, hükümlüler sert mermer bloklarını ve yarı değerli oniks taşlarını ustalıkla işliyor. Bu yaratıcı süreç, ortaya çıkan eserlerin estetik değerinin yanı sıra, mahkumların topluma kazandırılması ve meslek edinmelerini teşvik etmesi açısından büyük önem taşıyor.
Taşların Sabırla İmtihanı
Hükümlülerin maharetli ellerinde hayat bulan mermer ve oniks taşları, tespihten kolyelere, dekoratif isimliklerden meyve figürlerine kadar geniş bir yelpazede şekilleniyor. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Şükrü Ener’in "adeta bir fabrika" olarak nitelendirdiği bu atölyelerde tonlarca ham madde, sanatsal objelere dönüşüyor. Üretilen eserlerin kalitesi o kadar yüksek ki, görenler bu ürünlerin bir cezaevi atölyesinden çıktığını düşünmekte zorluk çekiyor.
Ahilik Kültürüyle Geleceğe Hazırlık
Bu atölyelerin temel hedefi yalnızca üretim yapmak değil, aynı zamanda hükümlüleri iş hayatına entegre etmek. Başsavcı Ener, hükümlülerin Kırşehir’in köklü Ahilik kültürü çerçevesinde eğitim alarak topluma kazandırılmaları için yoğun bir çaba gösterdiklerini belirtiyor. Mesleki eğitimlerle desteklenen süreçte, hükümlüler kalfalık ve ustalık belgeleri alarak tahliye olduklarında kendi iş yerlerini kuracak seviyeye gelebiliyorlar.
22 Farklı İş Kolunda Büyük Başarı
Kurum Müdürü Temel Göğüş, yerleşkede sadece mermer işlenmediğini, toplamda 22 farklı branşta yaklaşık 250 hükümlünün çeşitli işlerde çalıştığını belirtti. Hükümlülerin mevcut yeteneklerine uygun atölyelere yönlendirilmesi, marangozluktan taş işçiliğine kadar birçok alanda uzmanlaşmalarını sağlıyor. Kurum bünyesindeki mesleki eğitim okulu sayesinde, cezaevi içerisinde geçirilen zaman eğitimle dolu bir deneyime dönüşüyor.
Tonlarca Taş, Binlerce Ürün
Atölye Şefi Yusuf Seçkin Ceyhan’ın açıkladığı istatistikler, üretim sürecinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Yıllık ortalama olarak 5 ton oniks mermer ve 800 kilogram sıkma kehribarın işlendiği atölyede; 5 bin kupa bardak, 3 bin kahve fincanı ve yaklaşık 6 bin tuz lambası üretiliyor. Bu ürünler, Türkiye genelindeki İşyurtları Kurumu satış mağazaları aracılığıyla tüketicilerle buluşuyor.
Tahliye Sonrası Yeni Bir Hayat
Atölyede çalışan hükümlülerin en büyük motivasyonu, öğrendikleri zanaati dışarıda da sürdürme arzusudur. Birçok eski mahkumu tahliye sonrasında taş işleme atölyeleri kurarak yeni bir hayat yarattıklarını ifade eden yetkililer, bu sistemin topluma entegrasyon konusunda uluslararası alanda örnek gösterilen bir model olduğunu vurguluyor.