Mevlid-i Nebi haftası idrak edilirken yayımlanan bu anlamlı metin; ticaretten aile hayatına, komşuluk ilişkilerinden sosyal adalete kadar pek çok alanda Peygamber Efendimiz Hz.
Muhammed’in (s.a.s) sünnetini ve ahlaki prensiplerini merkeze alıyor. 4 Eylül Cuma namazı saati öncesinde cemaat, Diyanet'in hazırladığı hutbenin tüm detaylarını yakından takip ediyor.4 Eylül Cuma Hutbesi konusu nedir?Bu haftaki hutbenin ana teması "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" olarak belirlendi.
Metinde, Kur'an-ı Kerim’in "Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin" ayeti ışığında Hz.
Muhammed'in evrensel ahlak ilkeleri işleniyor.
Doğruluk, güvenilirlik, hayâ, merhamet ve adaletin altı çizilirken; işçinin alın teri kurumadan hakkının verilmesi, komşuluk dayanışması, yetimlerin gözetilmesi ve kardeşlik hukukunun korunması gibi temel dini ve insani sorumluluklar cemaate hatırlatılıyor.Cuma Hutbesi 4 Eylül Diyanet metni detayları4 Eylül tarihli hutbe metninde; maddiyatın maneviyatın önüne geçtiği günümüz dünyasında bireylerin kendileriyle yüzleşmesi ve nebevi ahlakı günlük hayatın her alanına taşıması gerektiği vurgulanıyor. İman ile ahlakın birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğuna dikkat çekilen hutbede, kin, haset ve ayrışmanın toplumsal barışa zarar verdiği, kurtuluşun ise dürüstlük ve samimiyette olduğu ayet ve hadislerle ifade ediliyor.Diyanet 4 Eylül Cuma Hutbesi PDF görüntüleme ekranıDiyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, her hafta olduğu gibi 4 Eylül Cuma hutbesini de Türkçe, Arapça, İngilizce ve farklı yabancı dil seçenekleriyle eş zamanlı olarak erişime sundu.
Hutbe metnine yazılı olarak ulaşmak, çıktı almak ya da mobil cihazlar üzerinden çevrimdışı okumak isteyen vatandaşlar, Diyanet'in resmi web sitesinde yer alan "Güncel Hutbeler" sekmesi üzerinden 4 Eylül Cuma hutbesi PDF indir bağlantısını kullanarak metnin tam sürümüne doğrudan ulaşabiliyor.DİYANET 4 EYLÜL CUMA HUTBESİ PDF4 Eylül Cuma Hutbesi tam metniPEYGAMBERİMİZ VE GÜZEL AHLAKEy Fahr-i Kâinat Efendimiz!Veladetinin sene-i devriyesinde, “Ne mutlu beni görmeden iman edenlere” [1] diyerek müjdelediğin kardeşlerin olmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.
Bizleri ümmetin olmakla şereflendiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz.
Salât ü selâm, tahiyyât ü ikrâm, her türlü ihtirâm sana, âline ve ashabına olsun.Aziz Müminler!Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), Cenâb-ı Hakk’ın “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin” [2] övgüsüne mazhar olan, ilahî mesajın nasıl hayat bulacağını gösteren bir kılavuzdur.
Ve onun ahlakı, yaşadığı çağda kalan ya da uzaktan hayranlık duyulan bir örneklikten ibaret değildir.
Efendimiz (s.a.s)’in rahmet mesajlarında bütün insanlık için hikmetler vardır.Nitekim Peygamberimiz (s.a.s) buyurdular ki:“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” [3]Yine buyurdular ki:“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür… Yalandan sakının! Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür…” [4]Ve yine buyurdular ki:“Her dinin kendine özgü bir ahlakı vardır; İslam ahlakının özü hayâdır.” [5]Kıymetli Müslümanlar!Allah Resûlü (s.a.s), iki cihan saadetinin yolunu “Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey olmayacaktır” [6] hadis-i şerifleriyle göstermiştir. İman ile ahlakın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz.
Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız” [7] sözleriyle vurgulamıştır.Toplumsal huzur ve barışı sağlamanın yöntemini ise, “Birbirinizden nefret etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin.
Ey Allah’ın kulları, kardeş olun” [8] uyarısıyla bizlere öğretmiştir.Değerli Müminler!Ailede, eğitimde, iş ve ticarette, hâsılı hayatın her alanında insanlığı iyiliğe ulaştıracak tüm hasletleri Resûl-i Ekrem (s.a.s) haber vermektedir. “İçinizden Allah’ın lütfuna ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar, Allah’ı çokça zikredenler için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır” [9] ayet-i kerimesi, bu hakikati bizlere hatırlatmaktadır.O, işçiye hak ettiği ücreti teri kurumadan ödememizi emretmekte [10], komşumuz açken tok olarak uyumaktan bizleri nehyetmektedir [11]. “Bir yetimin başını okşadın mı?
Bir muhtacı doyurdun mu?
Bir hastayı ziyaret ettin mi?” gibi sorularla da ahlaki sorumluluklarımızı bizlere hatırlatmaktadır.Aziz Müslümanlar!Bugün; maddeyi önceleyip manayı öteleyen, görünür olmayı yegâne hedef hâline getiren, fâni olanı bâkiye, yalanı hakikate tercih eden anlayış, hepimizi derinden etkilemektedir.
Böylesi bir ortamda artık kendimizle yüzleşmeliyiz.
Peygamberimiz (s.a.s)’in güler yüzü, nazik tabiatı, ince ve hassas ruhu ile temsil ettiği nebevî ahlakını hayatımıza yansıtmalıyız.Unutmayalım ki; insan onuruna layık bir hayat yaşamanın yolu, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in cihanşümul ahlakını tanımaktan ve ona sımsıkı sarılmaktan geçmektedir.Yüce Rabbimizden niyazımız, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in şu duasıdır:“Allah’ım!
Beni güzel ahlaka eriştir.
Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur.
Kötü ahlakı benden uzaklaştır.
Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.” [12]Dipnotlar ve Kaynakça[1] İbn Hanbel, III, 155.[2] Kalem, 68/4.[3] Müslim, Birr, 34.[4] Müslim, Birr, 105.[5] İbn Mâce, Zühd, 17.[6] Tirmizî, Birr, 62.[7] Müslim, Îmân, 93.[8] Buhârî, Edeb, 62.[9] Ahzâb, 33/21.[10] İbn Mâce, Rühûn, 4.[11] İbn Ebû Şeybe, Musannef, Îmân ve rü’yâ, 6.[12] Müslim, Müsâfirîn, 201.