MevzuRize Genel Depremden bile büyük yıkım! Her yıl binlerce insanı hayattan koparan bağımlılık için Meclis düğmeye bastı

Depremden bile büyük yıkım! Her yıl binlerce insanı hayattan koparan bağımlılık için Meclis düğmeye bastı

Türkiye’de tütün kullanımı 2008-2025 döneminde genel olarak artarken, kadınlarda kullanım oranındaki yükseliş dikkat çekti. 15 yaş ve üzerindeki nüfusta tütün ürünü kullananların oranı kadınlarda yüzde 20,6, erkeklerde yüzde 46 olarak kaydedildi. Her yıl yaklaşık 125 bin kişinin tütün nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 5 dk

Türkiye’de tütün kullanımı, sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra pasif etkilenim nedeniyle de önemli bir halk sağlığı konusu olmayı sürdürüyor.

Sağlık Bakanlığı verileri ile TÜİK’in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzeri nüfusta tütün ürünü kullanım oranı erkeklerde yüzde 46, kadınlarda ise yüzde 20,6 seviyesinde bulunuyor.2008’de yüzde 31,2 olan toplam tütün kullanım oranının 2025’te yüzde 33,2’ye çıktığı belirtiliyor.

Aynı dönemde erkeklerde kullanım oranı yüzde 47,9’dan yüzde 46’ya gerilerken, kadınlarda yüzde 15,2’den yüzde 20,6’ya yükseldi.

Böylece kadınlarda 17 yıllık dönemde belirgin bir artış kaydedildi.Tütün kullanımının kronik hastalıkların önemli nedenleri arasında yer aldığı, özellikle kalp ve damar hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları ve akciğer kanseriyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da tütün kullanımının kalp ve damar hastalıkları, KOAH, inme ve çeşitli kanserlerle ilişkili olduğu vurgulanıyor.Dünya genelinde her yıl milyonlarca kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiği aktarılırken, Türkiye’de ise yılda yaklaşık 125 bin kişinin tütün nedeniyle yaşamını yitirdiği ifade ediliyor.

Bu kayıpların yaklaşık 25 bininin pasif etkilenimle bağlantılı olduğu belirtiliyor.Tütün dumanına maruz kalmanın yalnızca sigara kullananları değil, aynı ortamda bulunan çocukları, gençleri, aileleri ve çalışanları da etkilediği vurgulanıyor.

Pasif etkilenim, kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra solunum sistemi hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.Sağlık Bakanlığı tarafından 81 il ve ilçede görevlendirilen Tütünle Mücadele Timleri ile Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri, tütün kullanımının azaltılması ve pasif etkilenim konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla çalışmalar yürütüyor.1 Eylül 2025’ten itibaren oluşturulan Tütünle Mücadele Timleri, bugüne kadar 1 milyondan fazla kişiye ulaşarak tütün dumanına pasif maruziyetin zararları konusunda bilgilendirme yaptı.

Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ise mobil polikliniklerde danışmanlık hizmeti sunuldu.

Sağlık Bakanlığı ayrıca sigara bırakma hizmetlerinin kapsamını genişletmek amacıyla mobil ekipler ve poliklinikler üzerinden destek sağlıyor.Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında rehberlik, bilgilendirme ve denetim çalışmaları da devam ediyor.

Denetimlerde iller arasındaki koordinasyonun artırılması amacıyla çapraz kontroller başlatılırken, vatandaşlardan gelen bildirimlerin de tütün denetim ekipleri tarafından değerlendirildiği bildiriliyor.2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında çocukların ve gençlerin tütün ürünlerinden korunmasına yönelik eğitim çalışmaları yürütülüyor. Öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik faaliyetler Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sağlık Bakanlığı, YÖK, üniversiteler ve Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.Üniversitelerde "Dumansız Kampüs" uygulamasının yaygınlaştırılması amacıyla Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve YÖK tarafından kriterler, uygulama esasları ve rehber hazırlandı.

Uygulamayla kampüslerde sigara bırakma hizmetlerinin sunulması, açık ve kapalı alanlardaki tütün kullanımının sınırlandırılması ve tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması hedefleniyor.Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç.

Dr.

Mehmet Dinç, Türkiye’de sigara bağımlılığının toplum sağlığı açısından ciddi bir sorun olduğunu belirterek, tütün tüketiminin Avrupa ortalamasının 1,5 katından fazla olduğunu söyledi.Dinç, Türkiye’de her yıl yaklaşık 120 bin kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek, tütün kullanımının sağlık sistemine de ciddi yük getirdiğini ifade etti.Yeni tütün düzenlemelerine ilişkin toplumun yaklaşımını ölçtüklerini aktaran Dinç, "Sigara düzenlemeleriyle alakalı toplumun algısını ölçtük, yüzde 80'den aşağı bir oran yok.

Toplum sigarayla alakalı düzenlemeye ciddi anlamda ihtiyaç duyuyor ve bu anlamda atılacak adımları çok büyük oranda destekliyor" diye konuştu.Dinç, 18 yaş altındaki kişilere sigara satışının önlenmesi, okul ve hastane gibi alanların çevresinde tütün kullanımının sınırlandırılması ve kurallara uymayanlara yönelik yaptırımların uygulanması gerektiğini savundu.

Bu kapsamda yapılması planlanan düzenlemelerin çocukları ve gençleri korumaya yönelik olduğunu belirtti.Dinç, tütünle mücadelede 2040 sonrası için tütünsüz, bağımsız ve sağlıklı bir nesil hedefinin belirlendiğini söyledi.

Yeşilay araştırmalarına göre sigara kullanan her 10 kişiden 6’sının sigarayı bırakmak istediğini belirten Dinç, diğer kişilerin ise bırakabileceklerine inanmadıkları için bu yönde adım atmadığını ifade etti.Sigara ürünlerinin görünürlüğü, erişilebilirliği ve reklamlarına yönelik düzenlemelerin önemine de değinen Dinç, bu alandaki uygulamaların bağımlılıkla mücadelede kullanılabileceğini belirtti.Elektronik sigara ve puff gibi ürünlerin Türkiye’de satışının yasak olduğunu hatırlatan Dinç, yasağın delinmesine yönelik uygulamalardan endişe duyduklarını söyledi.

Sigara bırakmak isteyenlere yönelik 81 ilde 105 noktada ücretsiz hizmet verildiğini belirten Dinç, Sağlık Bakanlığının da normal ve mobil sigara bırakma poliklinikleriyle destek sunduğunu aktardı.Yeni düzenlemelerin Meclis’ten geçmesinin önemine dikkat çeken Dinç, "Bu düzenlemenin Meclis'ten geçmesi bugünümüz ve yarınımız için hem bizim kuşağımız hem bizden sonraki kuşak için insanımıza çok büyük bir hizmet verecek.

Dolayısıyla bu konuda karar vericilerin mutlaka bu sorumlulukla hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz.

Milyonlarca insanın canıyla alakalı bir karar olacak.

Savunmaya çalışan insanımız da kardeşimiz de varsa ne olur savunmasın.

Bu savunulacak bir şey değil. 2040'a kadar kimsenin sigarasıyla alakalı bir müdahale yok.

Sadece 'Hastane, okul, cami bahçesinde, kapalı mekanda içmeyin. Çocuklar, gençler içmesin.' deniyor.

Bu oldukça anlaşılabilir bir şey.

Bu düzenlemenin mutlaka toplumumuz tarafından sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin