MevzuRize Genel Gençlerde diş sıkma alarmı: Uzmanı stres faktörüne dikkat çekti

Gençlerde diş sıkma alarmı: Uzmanı stres faktörüne dikkat çekti

Diş sıkma çoğunlukla gün içerisinde yaşanan stresin geceye yansımasıyla ortaya çıkan bir durum. Ancak çene sıkmanın yalnızca gıcırdatma ve ses çıkarma şeklinde görülmediğini belirten Doç. Dr. Halenur Bilici, bazı hastaların dişlerini sıktığının farkında olmayabildiğini söyledi. Çene sıkma ve diş gıcırdatmanın genç yaşlarda daha sık görülmeye başladığını belirten Doç. Dr. Halenur Bilici, stresin önemli bir etken olduğunu söyledi. Bilici, gece farkında olmadan uygulanan yüksek kuvvetin dişlerde aşınmanın yanı sıra çene eklemi ve çiğneme kaslarında ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olabildiğini belirtti.

Okunma Süresi: 3 dk

Hastaların yakın çevresinden gece herhangi bir gıcırdatma sesi duymadığı için dişlerini sıkmadığını düşünebildiğini belirten Bilici, "Sadece bir gıcırdama sesi çıkması da dişlerinizi sıktığınız anlamına gelmiyor.

Dikey olarak sıkıp hiçbir ses de çıkmayabilir." dedi.Diş sıkmaya bağlı hasarın zaman içerisinde gözle görülür hale gelebildiğini belirten Bilici, yaşla birlikte sıkma miktarının kuvveti artmasa bile süreç içerisinde dişlerdeki yıkımın daha belirgin hale gelebildiğini söyledi.

Bununla birlikte genç hastalarda da diş minesindeki yıkımın net şekilde görülebildiğini ifade etti.Bilici, başlangıç seviyesinde olmayan diş aşınmalarının hastalar tarafından aynada da fark edilebildiğini belirtti.

Dişlerdeki aşınmaların yanı sıra çiğneme kasları, yanaklar ve şakaklarda ağrı ile çene ekleminde tıkırdama ve klik gibi seslerin de klinik olarak gözlemlenebildiğini söyledi.Diş sıkmanın nedenleri arasında stresin önemli bir faktör olduğunu belirten Bilici, stresi günlük hayattan tamamen çıkarmanın mümkün olmadığını söyledi.Uzun süredir bu hasta grubuna baktığını belirten Bilici, yıllar içerisinde çene sıkmanın daha genç yaşlarda da görülmeye başladığını ifade etti.

Bilici, "Yani eskiden daha ergenlik çağı dediğimiz dönemlerde çok fazla bu durumu görmezken artık ergenlik döneminde, işte 20'li yaşlar içerisinde de daha sonrasında sıklıkla görür hale geldik." dedi.Bu durumun gün içerisindeki stres, çalışma hayatı, gençlerde ders çalışma ve sınav stresleri, günlük yaşamdaki zorluklar ve yorgunlukla ilişkili olabileceğini düşündüğünü belirten Bilici, hasta grubunda yıllar içerisinde bir artış gözlemlediğini söyledi.Çene sıkmanın dişlerde yıkıma neden olabildiğini ancak tam bir diş kaybına yol açmadığını belirten Bilici, hastaların hem gündüz hem de gece dişlerini sıkabildiğini söyledi.

Gündüz diş sıkmanın gece diş sıkma kadar zarar verici olmadığını belirten Bilici, gece bilinç yerinde olmadığı için çok daha yüksek kuvvet uygulanabildiğini ifade etti.Gece uygulanan yüksek kuvvetin temporomandibular eklem rahatsızlıklarına neden olabildiğini belirten Bilici, bunun çene ekleminde ağrıya, ağzı açmada ve yan hareketlerde kısıtlılığa ve çiğnemede zorlanmaya yol açabileceğini söyledi.Temporomandibular eklem rahatsızlıklarının yanı sıra çiğneme kaslarında da ağrılı tetik noktalarının oluşabildiğini belirten Bilici, "Aslında diş kaybından daha çok ağrı ve fonksiyonda kısıtlılıkla birlikte çene eklemimizden gelen sese sebep olabilir." dedi.Temporomandibular eklem rahatsızlıklarının farklı gruplara ayrıldığını belirten Bilici, çiğneme kasları üzerinde rahatsızlık bulunan hastalarda tetik noktalarına kas içi enjeksiyon yapılabildiğini ve gece kullanılmak üzere eklem splinti verilebildiğini söyledi.Eklem splintinin diş sıkmayı azaltmadığını belirten Bilici, "Sıkmaya yine devam ediyor olabiliyor ama burada sıkmanın yıkıcı kuvvetini çok aza indirgeyip her yerde homojen bir şekilde kuvvetin dağılmasıyla bu rahatsızlığın etkisi olan ağrı ve kısıtlılığı çok yüksek oranda azaltıyor." dedi.Çiğneme kaslarında bulunan tetik noktalarına genellikle lokal anestezik enjekte edildiğini belirten Bilici, bu uygulamaların tetik noktalarının iyileşmesinde rol oynadığını söyledi.

Kas gevşeticiler ve sıcak uygulamalardan da iyi sonuçlar elde edildiğini ifade etti.Çene sıkmanın doğrudan tamamen ortadan kaldırılmasının yüzde 100 mümkün olmadığını belirten Bilici, botoks uygulamalarının da bu amaçla yapıldığını söyledi.

Ancak ilk aşamada botoks uygulanmasını önermediğini belirten Bilici, botoksun etkisinin 3 ila 6 ay arasında devam ettiğini ifade etti.Botoks uygulamasının sürekli yapılmasıyla ilgili literatürde beyinde birikim konusunun da yer aldığını belirten Bilici, "Onun için çok zorunlu kalmadan biz botoks uygulaması önermiyoruz." dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin