MevzuRize Genel İstanbul'da konut krizine yeni formül! Metrekare düştü, talep kompakt evlere kaydı

İstanbul'da konut krizine yeni formül! Metrekare düştü, talep kompakt evlere kaydı

İstanbul’da konut tercihleri, değişen hane yapısı, alım gücü ve yaşam biçimleriyle birlikte yeniden şekilleniyor. Sektör temsilcileri, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi daha küçük konutlara yönelik ihtiyacın arttığını belirtirken, çocuklu aileler ve geniş yaşam alanına ihtiyaç duyanların 3+1 ve üzeri dairelere ilgisini koruduğunu ifade ediyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 7 dk

İstanbul’da konut talebi, hane yapısından finansman koşullarına, bütçeden lokasyona kadar birçok etkene göre farklılaşıyor. İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli, KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz ve GYODER Başkanı Neşecan Çekici, İstanbul konut piyasasında değişen tercihleri ve önümüzdeki dönemde öne çıkabilecek konut tiplerini değerlendirdi.İNDER Başkanı Engin Keçeli, konut alıcılarının oda sayısını korumaya çalışırken daha düşük metrekareli dairelere yöneldiğini söyledi. Özellikle 2+1 ve 3+1 konutların öne çıktığını belirten Keçeli, satın alma gücündeki değişimin evlerin büyüklüğüne de yansıdığını ifade ederek, "Metrekareler biraz daha küçüldü ama oda sayısından, bağımsız bölümün içindeki oda sayısından pek feragat etmek istemiyorlar." dedi.Keçeli, geçmişte 3+1 dairelerin yaklaşık 120-130 metrekare büyüklüğünde olduğunu, bugün ise 90-100 metrekarelik 3+1 konutların da tercih edildiğini aktardı. İstanbul’da konut satın alırken deprem güvenliği, ihtiyaç duyulan oda sayısı ve yaşam tarzına uygunluğun öne çıktığını belirten Keçeli, mevcut talebin büyük ölçüde oturum amaçlı olduğunu söyledi.Konut alımlarında yatırımcıların önceki dönemlere göre daha sınırlı kaldığını belirten Keçeli, "İhtiyaç için mal satın alınıyor.

Yatırımcı şu anda yok çünkü alternatif yatırım araçlarının getirisi çok daha yüksek." ifadelerini kullandı.İstanbul’un ulaşım, iletişim ve sağlık altyapısındaki gelişmelerin kent merkezinin dışındaki bölgelerde yaşamayı kolaylaştırdığını dile getiren Keçeli, şöyle konuştu:"Bölgesel fiyat farklılıkları olsa da İstanbul'da artık çeper kalmadı.

Eskiden insanlar şehrin dışına taşınırken 'Okul, ulaşım, iletişim var mı?' diye sorarlardı.

Artık dünyanın her yeriyle anında görüntülü iletişim kurmak mümkün.

Ulaşım altyapısı ise sadece İstanbul'da değil, Türkiye genelinde büyük ölçüde çözüldü, son yıllarda her yere çok rahat ulaşılabiliyor.

Tüm bu gelişmeler sayesinde artık şehrin dışında yaşamak da tamamen mümkün."Keçeli, konut projelerinde yalnızca dairenin kendisine değil, sosyal alanlar, otopark, spor, yürüyüş ve dinlenme imkanlarına da önem verilmesi gerektiğini söyledi. İNDER olarak 2026’yı "kentsel gelişim yılı" ilan ettiklerini belirten Keçeli, konut üretiminde bölgenin ve hedef kitlenin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.Keçeli, "Kentsel gelişim dediğimiz şey, sosyal donatısıyla ve otoparkıyla yaşanabilir konut alanlarıdır.

Evleri sadece içindeki iki yatak odasından ibaret sanmak yanlıştır.

Eskiden mahallelerimiz vardı, bugün ise siteler mahalle boyutuna ulaştı.

Bir siteye girdiğinizde 30 yıl önceki mahallenin nüfusuyla karşılaşıyorsunuz.

Bu sitelerdeki spor, yürüyüş ve dinlenme alanları ile kuruldukları yerler büyük önem taşıyor.

Eskiden 'ne yaparsan satar' mantığı vardı, artık o devir bitti.

Doğru yerde ve talebe göre ürün üretmek gerekiyor.

Talep 2+1 ise onu, 4+1 ise onu üreteceğiz.

Bugün yapacağımız tek iş mevcut arsaları kirletmemek, kirli olanı temizlemek, temiz olanı ise bozmamaktır." ifadelerini kullandı.Yüksek kira maliyetlerinin de küçük dairelere ilgiyi artırdığını belirten Keçeli, 1+0 ve 1+1 seçeneklerinin tercih edildiğine dikkati çekerek, "Türk toplumuna ve yaşam kalitesine uygun en azından 1+1, hatta 2+1 modeller gerekiyor. İnsanlar sadece yaşadıkları yerde uyumamalı, yaşam, uyuma, yemek yeme ve dinlenme alanları birbirinden farklı olmalı.

Küçük bile olsa birkaç değişik mekanda hareket etmeleri, hem akıl hem de vücut sağlığı için son derece önemlidir." dedi.KONUTDER Başkanı Ziya Yılmaz ise İstanbul’da tüm bölgeler için geçerli tek bir konut tercihinden söz edilemeyeceğini belirtti.

Yılmaz, konut tiplerinin bölgeye, projeye ve hedef kitleye göre değiştiğini ifade etti.Bazı bölgelerde 3+1 ve daha büyük dairelere talebin devam ettiğini, bazı lokasyonlarda ise 1+1 ve 2+1 gibi kompakt konutların öne çıktığını aktaran Yılmaz, hane yapısındaki değişimin de bu tercihlerde etkili olduğunu söyledi.Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğünün 2025’te 3,08 kişiye düştüğünü ve tek kişilik hane sayısının 5 milyon 523 bin 321’e ulaştığını belirten Yılmaz, "Diğer bir ifadeyle, tek kişilik hanelerin toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 20,5 seviyesine ulaşmış durumda.

Bu da bugün Türkiye'de yaklaşık her 5 haneden birinin tek kişiden oluştuğunu gösteriyor.

Hane yapısındaki bu değişim, özellikle uygun lokasyon ve proje tiplerinde stüdyo ve 1+1 gibi daha küçük ve fonksiyonel konutlara yönelik ihtiyacı destekliyor." diye konuştu.Çocuklu aileler, evden çalışanlar ve daha geniş alana ihtiyaç duyan haneler açısından ise 2+1, 3+1 ve daha büyük konutların önemini koruduğunu ifade eden Yılmaz, tercihlerin yalnızca hane büyüklüğüne bağlı olmadığını; yaşam biçimi, gelir seviyesi ve konumun da belirleyici olduğunu kaydetti.Küçük dairelere olan talebin bazı durumlarda yatırım amaçlı alımlarla da desteklenebildiğini belirten Yılmaz, 1+0 ve 1+1 konutların daha düşük yatırım bedeli, kiralama kolaylığı ve gerektiğinde daha hızlı nakde dönüştürülebilmesi nedeniyle tercih edilebildiğini söyledi.Resmi konut satış verilerinde satışların oda sayısına göre düzenli biçimde ayrıştırılmadığına dikkati çeken Yılmaz, bu nedenle 1+0, 1+1, 2+1 ve 3+1 konut satışlarındaki değişimin net oranlarla ortaya konulamadığını belirtti.

Yılmaz, "Sektör açısından mesele küçük ya da büyük konut üretmek değil, doğru lokasyonda, projenin hedef kitlesine ve ihtiyaca uygun konut çeşitliliğini sağlayabilmek." değerlendirmesinde bulundu.GYODER Başkanı Neşecan Çekici ise İstanbul’da konut ihtiyacının sürdüğünü ancak bu ihtiyacın satın alma kararına dönüşmesinde finansmana erişimin önemli bir unsur olduğunu söyledi.Türkiye genelinde ağustos ayında konut satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,7 azaldığını, ipotekli konut satışlarının ise yüzde 7,2 arttığını belirten Çekici, "Piyasayı değerlendirirken satış adetleriyle birlikte finansman koşullarını ve hane halkının alım gücünü de dikkate almak gerekiyor." dedi.Konut tercihlerinin hane yapısı ve bütçeye göre çeşitlendiğini belirten Çekici, şunları kaydetti:"Konut talebinde daha çeşitli bir yapı görüyoruz.

Hane halkı büyüklüğündeki değişim, tek kişilik hanelerin artması ve kent yaşamındaki farklılaşma, özellikle 1+1 ve 2+1 gibi daha kompakt konutlara olan ihtiyacı destekliyor.

Erişilebilirlik de bu tercihte önemli bir unsur.

Toplam konut bedeli ve ihtiyaç duyulan finansman miktarı dikkate alındığında, daha küçük metrekareli konutlar farklı gelir grupları açısından daha ulaşılabilir seçenekler sunabiliyor.

Bununla birlikte daha geniş konutlara yönelik talep de aile yapısı, yaşam alanı ihtiyacı ve uzun vadeli kullanım beklentileri doğrultusunda devam ediyor.

Dolayısıyla konut talebinde tek bir büyüklüğün ağırlık kazandığı bir yapıdan ziyade, hane yapısı ve alım gücüne göre çeşitlenen bir görünüm mevcut."Çekici, gelecek dönemde konut tercihlerinin hane yapısı, yaşam ve çalışma düzeni, finansmana erişim ve toplam konut maliyetinin birlikte etkisiyle şekilleneceğini belirterek, "Konut piyasasında farklı gelir gruplarına ve yaşam dönemlerine uygun seçeneklere duyulan ihtiyacın daha görünür hale geleceğini düşünüyoruz." dedi.Daha küçük ve işlevsel konutların yanı sıra ailelerin uzun süreli ihtiyaçlarını karşılayabilecek geniş yaşam alanlarına talebin de devam edeceğini belirten Çekici, "Projelerin lokasyon, ulaşım, güvenlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi açısından sunduğu değer de tercihlerin şekillenmesinde daha fazla rol oynayacaktır." şeklinde konuştu.Çekici, değişen talebe uygun konut arzının önemine işaret ederek, "Önümüzdeki dönemin temel konusu, değişen talep yapısına uygun arzı geliştirebilmek.

GYODER olarak finansman, arsa ve üretim koşullarının birlikte ele alındığı, satın alma ve kiralama alternatiflerinin geliştiği, güvenli, dayanıklı ve erişilebilir konut üretimini destekleyen modellerin piyasanın sağlıklı gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin