MevzuRize Genel Marmara Bölgesi'nde 60 Farklı Depremin Oluşumu, İstanbul İçin Tehlike Mi İşaret Ediyor?

Marmara Bölgesi'nde 60 Farklı Depremin Oluşumu, İstanbul İçin Tehlike Mi İşaret Ediyor?

Marmara Denizi'nde dün geceden bu yana kaydedilen 60 sarsıntı ve 3'ü aşan depremler İstanbulluları tedirgin etti. Peki Adalar fayındaki bu yoğun mikro hareketlilik beklenen büyük depremin habercisi mi, yoksa olağan mı?

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Marmara Denizi Adalar açıklarında dün geceden bu yana 60'a yakın mikro sarsıntı ve peş peşe 3 büyüklüğünü aşan depremler kaydedilirken, kıyı şeridindeki yurttaşlar tedirginlik içinde bekliyor.

Yaşanan hareketliliğin ardından yer bilimcilerden peş peşe açıklamalar gelirken, fayın davranışı ve olası büyük depremin zamanlamasına ilişkin ortaya konan farklı bilimsel değerlendirmeler dikkat çekiyor.BEKTAŞ: TEK BAŞINA BÜYÜK DEPREM HABERCİSİ OLARAK YORUMLANAMAZProf.

Dr.

Osman Bektaş, Adalar Fayı'ndaki mikrodepremlerin ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirmesinde Batı ve Orta Marmara’da fayın 10–20 km derinliklerde süründüğüne (creep) yönelik çalışmalar (Uchida, 2019) bulunduğunu hatırlattı.

Adalar Fayı’nda yaklaşık 10 km derinlikte yoğunlaşan mikrodepremlerin de (Bohnhoff, 2013) benzer bir davranışın göstergesi olabileceğini belirten Bektaş, 10-13 km derindeki mikrodepremlerin fayın nasıl hareket ettiğini ve nasıl deprem ürettiğini gösterdiğini, ancak tek başına İstanbul’da kesin büyük deprem habercisi olarak yorumlanamayacağını aktardı.ADALAR AÇIKLARINDA 3.1 VE 60'A YAKIN MİKRO SARSINTIMarmara Denizi’nde son günlerde gözlemlenen sismik süreç kapsamında, Adalar açıklarında 3.1 büyüklüğünde yeni bir deprem kaydedildi.

Sarsıntı, özellikle faya yakın konumdaki Anadolu Yakası kıyı şeridinde ve çevre ilçelerdeki vatandaşlar arasında kısa süreli tedirginliğe yol açtı.

Bölgede dün gece saatlerinden itibaren Adalar segmenti ve çevresinde 60'a yakın mikro sarsıntı tespit edildi.

Söz konusu mikrodeprem aktivitesinin faya yakın noktalarda daha belirgin hissedildiği belirlenirken, yer bilimciler kümelenme gösteren sarsıntıların fayın aktif mekanizmasını yansıttığını ve deniz tabanındaki gerilim dinamiklerinin analizi açısından kritik önem taşıdığını kaydetti.3.2'LİK SARSINTI VE GECE BOYU SÜREN HAREKETLİLİKMarmara Denizi'nde Adalar açıklarında gece ve sabah saatlerinde devam eden mikro ölçekli sarsıntılarda en dikkat çekici hareketlilik 3.2 büyüklüğünde kaydedildi.

Yaşanan hareketlilik üzerine yer bilimciler farklı tespitlerde bulundu:Prof.

Dr.

Okan Tüysüz sarsıntıların doğrudan büyük bir depremin habercisi şeklinde değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:"Her büyük depremin arkasından artçı depremler olur ancak her büyük depremden önce öncü deprem olmaz.

Bir depremin ya da depremlerin öncü olduğu arkasından büyük deprem gelince anlaşılır.

Adalar fayı üzerinde meydana gelen mikrodepremler, bu fayın aktif olduğunu işaret etmek dışında bir anlam taşımaz.

Bekleyip göreceğiz."Prof.

Dr.

Osman Bektaş ilk değerlendirmesinde deprem kümesinin yerin yaklaşık 10 kilometre derinliğinde ve Adalar-Çınarcık fay sistemi üzerinde geliştiğini belirten Bektaş, aynı hat üzerinde 1963 yılında 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini hatırlattı.

Yoğun mikrodeprem hareketliliğinin yalnızca "gaz patlaması" gibi ifadelerle açıklanamayacağını, fay zonundaki hareketlilik ile derin yapının bütüncül olarak incelenmesi gerektiğini kaydetti.Prof.

Dr. Şener Üşümezsoy hareketliliğin beklenen büyük Marmara depremiyle ilişkilendirilmesine karşı çıktı.

Büyükada güneyindeki depremlerin ana fay üzerinde değil, ana fayı güneyden kuzeye kesen ikincil ve üçüncül kollar üzerinde gerçekleştiğini ve bu kolların büyük stres biriktirme kapasitesine sahip olmadığını savundu.

Adalar fayının "yaşlı ve ölü bir fay" olduğunu, bu hattan büyük bir deprem üretilmeyeceğini belirten Üşümezsoy, son hareketliliğin geçmişte biriken stresin küçük ölçekli boşalması niteliğindeki olağan süreçlerden biri olduğunu, 1999'dan bu yana benzer sarsıntıların kaydedildiğini ve tablonun "İstanbul depremi geliyor" şeklinde yorumlanmasının bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu ifade etti.Prof.

Dr. Övgün Ahmet Ercan Adalar'ın güneybatısındaki hareketliliğin panik yaratmaması gerektiğini, tahminlerin 12 fiziksel parametre izlenerek yapıldığını bildirdi.

Kuzey Marmara'da 7 ila 10 kilometre odak derinliğinde iki ana deprem beklediğini belirten Ercan; kırılmanın yatay bileşeninin 1.5-2 metre sağ atımlı, düşey bileşeninin yaklaşık 1 metre olacağını, olası tsunami yüksekliğinin 2.5 metreyi aşmayacağını öngördü.

Ercan, büyük deprem için en erken tarihin 2045, en kuvvetli olasılığın 2075 olduğunu, bu takvimin 2150 yılına kadar da uzayabileceğini dile getirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin