Rize
Açık
weather
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Rize'deki ruhsatsız bungalov yıkımlarıyla ilgili hukuki süreçte önemli gelişme!

Rize'deki ruhsatsız bungalov yıkımlarıyla ilgili hukuki süreçte önemli gelişme!

Rize’de dere kenarındaki ruhsatsız ve plansız olduğu gerekçesiyle sürdürülen bungalov yıkımlarına ilişkin hukuki süreçten önemli bir gelişme yaşandı.

Okunma Süresi: 2 dk

Rizeli Avukat Muhammet Emre Dereci, yürütmenin durdurulması yönünde verilen karar ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Dereci, vatandaşların bölgede yapılar inşa ettiği dönemde herhangi bir imar planının bulunmadığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaş bungalovları inşa ederken mevcutta herhangi bir imar planı yoktu. Fırtına Vadisi’ndeki imar planı 2024 yılında ilan edilmiştir. Mevcut olmayan imar planı esaslarına göre ruhsatsız sayılan bungalovların yıkılmasını beklemek hukuka uygun değildir.”

2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na atıf yapan Av. Dereci, sit alanı ilan edilen bölgelerde üç yıl içerisinde imar planı yapılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Fırtına Vadisi 1998’de III. derece SİT alanı ilan edildi. Ancak imar planı tam 25 yıl sonra 2024’te hayata geçirildi. Bu süreçte vatandaşlar, plan olmadan inşai faaliyetlerde bulunmak durumunda kaldı.”

“Sorumluluk sadece vatandaşa yüklenemez”

Dereci, ruhsatsız olarak nitelendirilen yapıların ortaya çıkmasında idarenin de sorumluluğu bulunduğunu belirterek, yapılan yıkım işlemlerinin hukuka uygun olmadığını savundu:

“Vatandaşın yaptığı yapının ruhsatsız sayılması yalnızca kendisinin kusurundan kaynaklanmamaktadır. Bu nedenle yıkım işlemlerinin iptal edilmesini talep ediyoruz.”

Kararın ardından bölgede devam eden yıkımların nasıl bir seyir izleyeceği ise merak konusu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *