MevzuRize Genel "Sahafların Dijital Çağdaki Mücadelesi: Mürekkep Kokusunu Hiçbir Şey Yerine Koyamaz"

"Sahafların Dijital Çağdaki Mücadelesi: Mürekkep Kokusunu Hiçbir Şey Yerine Koyamaz"

Samsun'da 14 yıllık sahaflık yapan Savaş Koçalan, sahafların bir kültürel hafızaya sahip olduğunu ve dijital dünya karşısında asla önemini kaybetmeyeceğini ifade etti. Bir sahafa girerken elde ettiğimiz zenginliği dijital dünyanın sahip olamayacağını vurguladı. Kitabın ve sahafın kendi kokusu ve atmosferi var, dijital kitapçıların bu zenginliklere sahip olamayacağını vurguladı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

Samsun İlkadım ilçesinde 14 yıllık sahaflık yapan Savaş Koçalan, 40 binin üzerinde kitap arşive sahip olan en büyük sahaflardan biri olduğunu belirten Savaç Koçalan, 60 karelik dükkanından dijital dünyaya meydan okuduğunu ifade etti.

Sahafta sadece kitap alışverişi yapılmadığını aynı zamanda sohbet edilerek ikili ilişkilerin yaşandığı bir mekan olduğunu söyledi.

Aynı zamanda, kitapla okur arasında bağın ve kültürel hafızanın korunması açısından da önem teşkil ettiğini söyledi.

Samsun'da en iyi arşive sahip olduğunu iddia eden Koçalan, tarih sanat politika ve 70'ler gibi farklı yelpazede kitaplara sahip olduğunu belirtti.

Günümüz dünyasında dijital kitapların yaygınlaşmasına rağmen basılı kitapların yerini hiçbir zaman alamayacağını vurguladı.Sahaflığın kesinlikle sadece ticari bir işletme olmaması gerektiğini söyleyen Koçalan, “Bizim sabit okurlarımız var.

Sabit bir kitlemiz var. Örneğin fırına gidersin, günlük ekmek ihtiyacın vardır ama kitap öyle bir noktada değil.

Mesela bir kitap tercih eden müşteri kitabı bitirip geri dönmesi lazım.

En azından bu belli bir zaman dilimi içeren bir şey. 20-25 günlük sürede.

Ben sahaflığın daha geleneksel olma taraftarıyım.

Yakın zamanda online satışları için dijital dünyaya da girdim.

Aslında sahaflığın biraz geleneksel yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu modern dünya yeni satış tekniklerini, yeni çalışma stillerini şekillendirdiği için ister istemez biz de etkileniyoruz. Önüne gelen bir home office açıp, 3-5 bin kitap koyup satışını yapabiliyor.

Bu bana biraz sığ geliyor.

Bunu özümsemeden, bunu anlamadan yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Bir ticari nesne olmamalı" şeklinde konuştu.Kitap okuma alışkanlıklarımızın modern dünyada şekil değiştiğini artık dijital dünya tarafından okunması gereken kitapların şekillendiğini belirten Koçalan, “Gerçek bir kitap okuru, kitabı hırpalamadan, altını çizmeden, dokunmadan onu anlamaz.

Günümüz okuru biraz daha ‘Ben bunu okumak için okuyayım’ gibi düşünebilir.

Buraya da yeni kuşak okurlar geliyor.

Bize ‘Bir kitap önerir misin’ diyorlar.

Biz de öneriyoruz.

Daha sonra kitabı Google'daki yorumlara bakıyorlar.

Google yorumuna göre kitap tercih edilebiliyor.

Yorumlarda kısa metinler, bir yazar üzerine ön yargılar olabiliyor.

Bunu dijital dünya şekillendiriyor.

Kitap tercihler noktasında da şekillendiriyor ama yerini tutacağını düşünmüyorum açıkçası. Çok kısmı etkendir yani" dedi.Dijital kitap satıcıların sahafların yerini almayacağını aksine sahaflara ulaşamayan insanlar arasında köprü olabileceğini anlatan Koçalan, “Mesela dijital dünyada bir kitap platformunda 10 bin üzerinde kitap satıcısı var ve bu demek aslında bir olumlu bir etki demek bence. Çünkü herkesin kitaba gidip birebir ulaşma şansı yok.

Bugün o platformdan çeşitli kargolar üzerinden köye, taşraya her yere kitap ulaştırılabiliyor.

Bunun artısı olduğunu düşünüyorum.

Bu tip platformların eksisi gibi artısı da var.

Tabii ki gidip kitabı yerinde görmek, incelemek, başka fikirler almak, sohbet etmek başka.

Onun yerini tabii ki tutmayacaktır” diyerek altını çizdi.Modern dünyanın getirdiği dijital kitap platformlarının yapay olduğunu bu yüzden sahafların aslında çok önemli bir konumda olduğunun altını çizen Koçalan, “ Dijital dünya daha yapay.

Bir e-kitap açtığın zaman o hissiyatın olduğunu düşünmüyorum.

Mürekkep kokusu, kitabın kendi kokusu, o atmosfer, bir sahafta sohbet edebilme imkanı dijital platformların bunu sunmadığını ve bu noktada sahaflığın kültürel hazine anlamında, kültürel bellek anlamında çok önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum” şeklinde görüşlerini paylaştı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin