MevzuRize Genel Sosyal Medya Akımları: Yapay Zeka Modellerinin Eğitiminde Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Sosyal Medya Akımları: Yapay Zeka Modellerinin Eğitiminde Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Instagram ve TikTok gibi sosyal medya platformlarında popüler olan yüz filtreleri ve akımlar, aslında dev teknoloji şirketlerinin yapay zeka modellerini eğitmek için kullandığı birer veri toplama aracı olarak işlev görüyor. Kullanıcıların anlık eğlence amacıyla paylaştığı videolar, büyük şirketler tarafından mimik ve ses verilerinin kopyalanmasıyla sistemin kalıcı bir parçası haline getiriliyor. Avrupa Birliği'nin güvenlik önlemleri ise platformların şifreleri kaldırmasıyla etkisiz kalıyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Sosyal medya kullanıcıları 80’ler filtresi, playback videoları veya farklı duygu akımlarıyla eğlenirken, aslında dev teknoloji şirketlerine bedava veri sağlıyor.

Instagram ve TikTok gibi popüler platformlar, yapay zeka (AI) sistemlerinin insan duygularındaki karmaşık yapıyı çözebilmesi için devasa birer veri madeni işlevi görüyor.

Bu mecralarda paylaşılan kişisel videolar, algoritmaların ağız hareketleri ile ses dalgaları arasındaki milisaniyelik farkları hesaplamasına olanak tanıyor.

Böylece şirketler, kullanıcıların herkese açık görsellerini ve videolarını Llama 4 gibi gelişmiş yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla doğrudan kendi veri tabanlarına aktarıyor.Sistemin en kritik noktalarından biri verilerin işlenme hızı.

Milyonlarca kişinin gülüşü, mimiği ve ses tonu işlenerek, gerçeğinden ayırt edilemeyen dijital kopyalar inşa ediliyor. İşin en dikkat çeken tarafı, bir kişinin yüzünü ve sesini birebir klonlanabilmesi için kameraya bakarak konuştuğu yalnızca üç saniyelik bir kayıt yetiyor.

Sistemin arka planında çalışan bu veri toplama mekanizması, kullanıcıların rızası dışında ve farkında bile olmadan tamamen otomatik bir süreçle ilerliyor.Bu haberlerin ortaya çıkmasıyla kişisel verilerin izinsiz kullanımına karşı Avrupa Birliği, içeriklere şifreli yapay zeka etiketi zorunluluğu getiren adımlar attı.

Ne var ki, sosyal medya platformlarının teknik altyapısı bu denetimleri atlayarak işlevsiz hale getiriyor.

Bir video, sosyal medya platformuna yüklendiği an uygulama güvenlik kodlarını otomatik olarak siliyor.

Bu durum, güvenlik sistemlerinin sağlıklı ilerlemesini engelleyip şeffaflığı tamamen ortadan kaldırırken, yasal denetim mekanizmalarının işlemesini de engelliyor.Tehlikenin farkına varıp hesabını gizliye alan kullanıcılar da bu veri akışından tam anlamıyla sıyrılamıyor.

Geçmişte herkese açık şekilde paylaşılan ve profilde duran eski videolar, makine öğrenimi algoritmalarının kalıcı birer eğitim materyali halinde kalıcı şekilde varlığını sürdürüyor.

Bireylerin dijital ayak izi, internette atılan her adımda silinmesi imkansız bir veri havuzunu beslemeye devam ediyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin