deneme bonusu
MevzuRize Genel Togg'un içindeki kamera sadece görüntü almıyor: Sürücünün göz hareketlerini bile takip ediyor!

Togg'un içindeki kamera sadece görüntü almıyor: Sürücünün göz hareketlerini bile takip ediyor!

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu Ömer Orkun Düztaş’ın 2011’de akıllı kamera teknolojileri geliştirmek için kurduğu Büyütech, yıllar içinde farklı sektörlerde edindiği deneyimin ardından yönünü otomotive çevirdi. Togg ile başlayan yeni dönem, şirketin ölçeklenmesinde kritik bir eşik olurken Büyütech bugün araçların çevresini ve sürücüyü algılayan kamera teknolojileri geliştiriyor. GZT TV’de yayınlanan Girişim Yolculuğu programında konuşan Düztaş, girişimciliğin görünmeyen taraflarını, yatırım alma sürecini, otomotiv teknolojilerindeki dönüşümü ve şirketin global hedeflerini anlattı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 9 dk

Türkiye’de bir girişimin sıfırdan başlayıp dünyanın en rekabetçi sektörlerinden biri olan otomotive uzanması kolay değil.

Büyütech’in hikayesi ise tam olarak bu dönüşümün izlerini taşıyor.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu Ömer Orkun Düztaş’ın 2011 yılında kurduğu şirket, ilk yıllarında fabrikalarda ürün kontrolü yapan ve robotlarla makinelerin yönlendirilmesine yardımcı olan akıllı kamera teknolojileri üzerine çalıştı.Aradan geçen yıllarda şirketin iş modeli birkaç kez değişti.

Farklı sektörler için kamera ve görüntü işleme çözümleri geliştiren Büyütech, 2020 yılında Togg ve Ford Otosan iş birlikleriyle birlikte otomotive odaklanma kararı aldı. Şirketin bu kararı yalnızca faaliyet alanını değil, büyüme hızını da değiştirdi.GZT TV’de GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’in sunduğu Girişim Yolculuğu programına konuk olan Büyütech Kurucu Ortağı Ömer Orkun Düztaş, şirketin kuruluşundan bugünkü hedeflerine kadar uzanan hikayesini anlattı.Bir girişim fikri ODTÜ’de şekillendiDüztaş’ın girişimcilik hikayesi üniversite yıllarında başladı.

Fotoğrafçılıkla ilgilenen ve görüntü işleme alanında çalışan Düztaş, mezuniyetinin ardından bu iki ilgisini teknoloji girişimine dönüştürdü.

ODTÜ’nün Yeni Fikirler Yeni İşler yarışmasına katılan ekip ikinci oldu.

Ancak asıl kritik adım, Sanayi Bakanlığı tarafından verilen Teknogirişim Sermayesi Desteği ile geldi.Düztaş, o dönemde verilen 100 bin liralık desteğin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, "Orta sınıf bir aileden gelen, hiçbir sermayesi olmayan bir gencin, bir ekibin kendi işini kurabilme hayali ancak bu tip bir teşvik mekanizmasıyla olabilirdi" dedi.

Böylece Büyütech’in ilk döneminin temelleri atıldı."Bugünkü aklımla bu işe girişmeyebilirdim"Girişimciliğe adım attığı dönemde önünde kurumsal hayata girme seçeneğinin de bulunduğunu anlatan Düztaş, o yıllarda aldığı riskin arkasında biraz da gençliğin ve kendine olan inancın bulunduğunu söyledi.

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun olduğunda bazı arkadaşlarının ASELSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarda çalışmaya başladığını, bazılarının ise yurt dışına gittiğini belirten Düztaş, girişimcilik kararının çevresinden gelen "Bu iş olmaz" tepkilerine rağmen alındığını anlattı.Düztaş, o dönemi değerlendirirken, "Bugün baktığınızda bütün metrikleri alt alta yazdığınızda bu işi yapmaya girişir misin?

Bugünkü aklımla girişmeyebilirim" ifadelerini kullandı.

Ancak girişimcilikte yalnızca rakamlara bakmanın yeterli olmadığını belirten Düztaş, o günlerdeki cesaretin kendilerini harekete geçirdiğini ifade etti.Aile baskısı ve "hayır" diyenlere rağmen devam ettiGirişimciliğin yalnızca iş geliştirmekten ibaret olmadığını anlatan Düztaş, özellikle genç girişimcilerin çevrelerinden gelen baskılarla karşılaşabileceğine dikkat çekti.Yeni mezun bir mühendis için düzenli maaş ve kurumsal kariyerin daha güvenli bir seçenek olarak görüldüğünü belirten Düztaş, ailesinin ve çevresinin beklentilerinin de bu yönde olduğunu söyledi.

Bu süreçte en büyük destekçilerinden birinin eşi olduğunu vurgulayan Düztaş, "Aileniz sizden vazgeçtiğinde, arkadaşlarınız sizden vazgeçtiğinde birisinin yanınızda olması gerekiyor" dedi.Düztaş'a göre girişimcilik yolculuğunda yalnızca iyi bir fikir değil, zor zamanlarda o fikre inanmaya devam edecek bir ekip de gerekiyor.Büyütech’in kaderini değiştiren karar: Otomotive geçişBüyütech'in ilk yıllarında farklı sektörlere kamera ve görüntü işleme teknolojileri geliştirdiğini anlatan Düztaş, şirketin iki kez iş modelini değiştirdiğini söyledi.2020 yılında Togg ve Ford Otosan iş birlikleriyle birlikte şirketin odağı otomotive çevrildi.

O güne kadar daha çok farklı sektörlere çözüm geliştiren bir KOBİ olarak ilerleyen Büyütech, bu kararla birlikte yeniden bir startup mantığıyla hareket etmeye başladı. 2021 yılında ilk yatırımını alan şirket, takip eden yaklaşık 4-5 yıllık süreçte ekibini 10 kat, cirosunu ise 70 kat büyüttü.

Türkiye'nin ilk kamera teknolojileri üretim merkezini kuran Büyütech, otomotiv sektöründeki konumunu da giderek genişletti.Togg ile başlayan hikaye araçların "gözüne" dönüştüBüyütech'in otomotiv sektöründeki ilk müşterisinin Togg olduğunu belirten Düztaş, şirketin araçlardaki kamera sistemlerinde önemli bir rol üstlendiğini anlattı.Çevresel görüş sistemlerinden otonom park özelliğine kadar farklı teknolojilerde Büyütech kameralarının kullanıldığını söyleyen Düztaş, sürücü yorgunluk ve dikkat algılama sistemlerinin de şirket tarafından geliştirildiğini ifade etti.

Bu sistemler sürücünün göz ve kafa hareketlerini takip ederek dikkat seviyesindeki değişimleri algılayabiliyor.

Sürücünün cep telefonuna bakması veya yola olan dikkatinin azalması halinde araç tarafından uyarı verilebiliyor.Düztaş, yaptıkları teknolojinin en önemli tarafını ise şu sözlerle anlattı:"Yaptığımız iş siz farkında olmadan sizin hayatınızı koruyor, yolda giden insanların hayatını koruyor."Araçlardaki kamera sayısı neden artıyor?Otomobillerin giderek daha fazla sensör ve kamera kullanmasının temelinde otonom sürüş teknolojilerindeki gelişme bulunuyor.

Programda araçlardaki kamera sayısındaki artışa dikkat çeken Düztaş, otonomi seviyesi yükseldikçe aracın çevresini daha ayrıntılı algılaması gerektiğini belirtti.Seviye 3 araçlarda 20'nin üzerinde kamera bulunmasının planlandığını söyleyen Düztaş, daha ileri otonomi seviyelerinde kamera sistemlerinin yanı sıra radar ve lidar gibi farklı sensörlerin de devreye girdiğini anlattı.

Ancak Büyütech'in hedefinin yalnızca kamera üretmek olmadığını özellikle vurguladı."Biz kendimizi bugün bir perception company, yani bir algılama firması olarak tanımlıyoruz, bir kamera firması olarak tanımlamıyoruz" diyen Düztaş, şirketin gelecekte otonom araçların algılama katmanını geliştiren bir teknoloji şirketine dönüşmesini hedeflediklerini söyledi.Hedefte otonom araçların algılama katmanı varDüztaş'a göre otonom sürüş teknolojisi dört temel aşamadan oluşuyor: Algılama, konumlandırma, rota planlama ve kontrol.

Bu aşamalar içerisinde Büyütech özellikle perception, yani algılama tarafına odaklanıyor.Aracın çevresinde ne olduğunu doğru şekilde anlamasının otonom sürüşün temel şartlarından biri olduğunu belirten Düztaş, Büyütech'in hedefini, "Pazara yeni girecek otonom araç firmalarının pazara giriş hızını artıran bir firma olmak" şeklinde özetledi.

Bu hedef şirketi doğrudan Bosch, Valeo, Mobileye, Nvidia ve Waymo gibi dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin bulunduğu rekabet alanına taşıyor."Pazarda herkesin güvenebileceği yeni bir oyuncuya ihtiyaç var"Düztaş, Büyütech'in kendisini rakiplerinden ayırmak istediği noktayı da açıkladı.Şirketin gelecekte çip bağımsız ve açık mimariye sahip bir algılama platformu oluşturmayı hedeflediğini belirten Düztaş, otomotiv üreticilerinin tek bir teknoloji sağlayıcısına bağımlı kalmadığı bir yapı oluşturmak istediklerini söyledi.

Bu yaklaşımı dikkat çekici bir benzetmeyle anlatan Düztaş, "İsviçre bankaları gibi herkesin parasını güvenle koyabileceği, pazarın herkese eşit mesafede duracağı, çip bağımsız, açık mimari, herkesin güvenebileceği yeni bir oyuncuya ihtiyacı var" dedi.

Düztaş ayrıca Büyütech'in yurt dışından yeni bir yatırım almak üzere olduğunu açıkladı.

Söz konusu yatırımın birkaç ay içinde duyurulmasını beklediklerini ifade etti.Otomotivden savunma sanayine yeni adımBüyütech'in hedefleri yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değil. Şirketin bu yıl aldığı kararla savunma sanayine de adım atmaya başladığını belirten Düztaş, kamera teknolojilerinin bu alanda stratejik önem taşıdığını söyledi.Hem kamera donanımını hem de yazılımını geliştiren Büyütech'in, dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Düztaş, özellikle ambargo riskine dikkat çekti.

Savunma sanayisindeki savaş teknolojilerinin de değiştiğini ifade eden Düztaş, düşük maliyetli sistemlerin daha büyük ve pahalı sistemleri etkisiz hale getirebildiği yeni bir döneme girildiğini söyledi.Büyütech'in hedefi ise otomotivden gelen seri üretim deneyimini savunma sanayine taşıyarak insansız hava araçları, insansız kara araçları ve zırhlı araçların "gözü" olmak.Yapay zeka ile araçların algısı değişiyorBüyütech'in üzerinde çalıştığı teknolojilerden biri de yapay zeka destekli algılama sistemleri.

Düztaş, geleneksel görüntü işleme sistemlerinin daha çok "Ne görüyorum?" sorusuna cevap verdiğini, yeni nesil yapay zeka sistemlerinin ise görülen nesneler arasındaki ilişkileri yorumlama ve çıkarım yapma imkanı sunduğunu anlattı.Örneğin geleneksel bir sistem yolda bir top olduğunu algılayabilirken, yeni yaklaşım topun arkasından bir çocuğun çıkabileceği ihtimalini de değerlendirmeyi hedefliyor.

Bu yaklaşımın otonom araçların yalnızca çevresini görmesini değil, çevresindeki olayları anlamlandırmasını sağlayabileceği belirtiliyor.Girişimciliğin yalnızca başarı hikayelerinden ibaret olmadığını belirten Düztaş, başarısızlık ihtimalinin de yolculuğun doğal bir parçası olduğunu söyledi.

Ona göre girişimcinin karamsar senaryoları hesaplaması gerekiyor ancak ilerleyebilmesi için iyi senaryoya inanması da şart.Düztaş bu yaklaşımı navigasyon benzetmesiyle anlattı:"Hiçbir navigasyon programı siz yolu kaçırdınız diye 'Neden yolu kaçırdın?' diye sormaz, 'Rota tekrar oluşturuluyor' der." Girişimcilerin de yolculuk sırasında karşılarına çıkan sorunlar nedeniyle sürekli geçmişe takılmak yerine mevcut durumu analiz edip rotalarını yeniden belirlemeleri gerektiğini söyledi."Fikre aşık olmak yetmez, problemi çözmek gerekiyor"Programın "Fanus" bölümünde Düztaş'a yöneltilen sorulardan biri de girişimcilerin en büyük ikilemlerinden birine odaklandı: "Bu girişim gerçekten problem çözüyor mu, yoksa bu fikre aşık olduğunuz için mi devam ediyorsunuz?"Düztaş, fikre inanmanın girişimciliğin temel şartlarından biri olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. "Problem çözmeyen bir girişim de zaten batmaya mahkum" diyen Düztaş, Büyütech'in 14 yıldır ayakta kalmasının farklı dönemlerde gerçek problemlere çözüm üretmesinden kaynaklandığını ifade etti. Şirketin kamera ve görüntü işleme teknolojilerine olan odağını korurken uygulama alanını birkaç kez değiştirdiğini anlatan Düztaş, bu durumu girişimcilikte "aşktan vazgeçmeden yön değiştirmek" olarak değerlendirdi.Büyütech'in yeni yol haritasıBüyütech'in önündeki dönemde üç temel hedef öne çıkıyor: Otomotiv teknolojilerindeki büyümeyi sürdürmek, algılama teknolojilerinde küresel bir oyuncuya dönüşmek ve savunma sanayindeki faaliyetlerini genişletmek. Şirketin kamera üreticisi kimliğinin ötesine geçerek otomotiv ve otonom sürüş teknolojilerinde algılama katmanına odaklanması bekleniyor.Büyütech'in Türkiye'de geliştirdiği teknolojileri küresel pazara taşıma hedefi ise şirketin kuruluşundan bu yana geçirdiği dönüşümün yeni aşamasını oluşturuyor.

Düztaş'ın programdaki son mesajı ise yalnızca Büyütech'in değil, girişimcilik yoluna çıkmak isteyenlerin de dikkatini çekebilecek nitelikteydi:"Yaptığınız iş ne kadar iyi olursa olsun, bunu anlatmadığınız sürece, başkaları da bu hayali bilmediği sürece yaptığınız işin bir önemi yok." Düztaş'a göre girişimcinin yalnızca iyi bir fikir geliştirmesi değil, o fikre inanan insanları da yolculuğa dahil etmesi gerekiyor.

Büyütech'in Ankara'da başlayan hikayesi bugün otomotiv sektörünün önemli teknoloji alanlarından birine uzanırken, şirketin yeni hedefi ise çok daha büyük: Kameranın gördüğünü anlamlandıran, otonom araçların çevresini algılamasını sağlayan ve Türkiye'den dünyaya teknoloji ihraç eden bir algılama şirketi olmak.GZT TV'de Doğukan Gezer'in sunduğu Girişim Yolculuğu, girişimcilerin başarılarının yanı sıra risklerini, kararlarını, hatalarını ve gelecek hedeflerini de mercek altına alıyor.

Program, her Cumartesi saat 20.00'de GZT TV'de izleyiciyle buluşuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin