MevzuRize Genel Türkiye, PISA 2025 Sınavında En Çarpıcı Puan Artışını Elde Etti

Türkiye, PISA 2025 Sınavında En Çarpıcı Puan Artışını Elde Etti

PISA 2025 sonuçlarında Türkiye, matematik, fen ve okuduğunu anlama alanlarının üçünde de puanını en fazla artıran ülke oldu. Dr. Abdulkadir Özbek, Türkiye’nin özellikle beceri temelli sınavlara geçişinin bu başarıda önemli rol oynadığını belirtirken, velilere de çocukların yalnızca akademik başarısına değil, okul hayatına ve duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmaları çağrısında bulundu. PISA 2025 sonuçlarında Türkiye, 91 ülke arasında matematik, fen ve okuduğunu anlama alanlarının üçünde de puanını en fazla artıran ülke oldu. OECD tarafından üç yılda bir gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA, 15 yaş grubundaki öğrencilerin okuduğunu anlama, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı becerilerini ölçüyor. Dr. Abdulkadir Özbek, Türkiye’nin elde ettiği sonuçları değerlendirerek, özellikle öğrencilerin öğrendikleri bilgileri gerçek yaşamda kullanabilme, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerinin ölçülmesinin önemine dikkat çekti.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

PISA 2025 uygulamasına 91 ülkeden 760 binden fazla öğrenci katıldı.

Türkiye’de ise yaklaşık 203 okuldan 7 bin öğrenci araştırmada yer aldı.

Türkiye, 2022 sonuçlarıyla karşılaştırıldığında üç alanda da önemli bir yükseliş gösterdi.Türkiye’nin fen bilimleri puanı 476’dan 494’e yükselirken ülke bu alanda 91 ülke arasında 19’uncu sıraya yerleşti.

Okuduğunu anlama alanında 450 puandan 472 puana çıkan Türkiye, 18’inci sırada yer aldı.

Matematik puanı ise 453’ten 462’ye yükseldi ve Türkiye bu alanda 28’inci oldu.Özbek, Türkiye’nin özellikle fen bilimleri ve okuduğunu anlama alanlarında OECD ortalamasının üzerine çıktığını, matematikte ise OECD ortalamasının yakalandığını belirterek, sonuçların Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.Türkiye’nin PISA sonuçlarındaki yükselişinin tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Özbek, son yıllarda ulusal sınavlarda ölçülen becerilerin değişmesinin önemli bir faktör olduğunu söyledi.Geçmişte SBS gibi sınavlarda öğrencilerin daha çok bilgi ve ezber ağırlıklı becerilerinin ölçüldüğünü hatırlatan Özbek, zaman içinde sınav sisteminin beceri temelli bir yapıya doğru değiştiğini belirtti. Özellikle LGS’de öğrencilerin yalnızca matematik işlemlerini bilmesinin yeterli olmadığını, soruları çözebilmek için uzun metinleri okuyup anlamaları ve öğrendikleri bilgileri gerçek hayat problemlerine uyarlamaları gerektiğini vurguladı.Özbek, bu değişimin TEOG döneminde başlayan bir süreç olduğunu belirterek, Türkiye’de sınavlarda ölçülen becerilerin uluslararası değerlendirmelerde kullanılan soru yapılarına yaklaştırılmasının PISA sonuçlarına da yansıdığını söyledi.Pandemi dönemindeki uzaktan eğitim sürecinin de sonuçlar üzerinde etkili olduğunu belirten Özbek, Türkiye’nin EBA, EBA TV ve uzaktan eğitim uygulamaları sayesinde öğrenme kayıplarından diğer bazı ülkelere kıyasla daha az etkilendiğini ifade etti.

Derslik sayısındaki artışın sınıf başına düşen öğrenci sayısına, gelişen ders materyallerinin ve dijital platformların da eğitim sürecine katkı sağladığını belirten Özbek, PISA sonuçlarının birçok unsurun bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını söyledi.PISA 2025 sonuçlarının yalnızca akademik başarı açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özbek, raporda öğrencilerin iyi olma hali, devamsızlıkları ve aile desteği gibi konulara ilişkin verilerin de bulunduğuna dikkat çekti.Özbek, 2022 yılında öğrencilerin yüzde 66’sının ailesinin haftada en az bir kez “Okulda ne yaptın?” diye sorduğunu belirtirken, bu oranın yüzde 63’e gerilediğini söyledi.

Okulda yaşadığı problemleri ailesiyle haftada en az bir kez konuşabilen öğrencilerin oranının ise yüzde 53’ten yüzde 43’e düştüğünü ifade etti.Bu verilerin veliler açısından önemli mesajlar içerdiğini belirten Özbek, “Çocuğunu okuduğunu takip etmekle çocuğu takip etmek aynı şey değil” dedi.

Velilerin yalnızca not, ödev ve sınav sonuçlarına odaklanmak yerine çocuklarıyla kurdukları iletişimi güçlendirmeleri gerektiğini söyleyen Özbek, ailelerin “bugün okulda seni mutlu etti, nerede zorlandın, yeni neler öğrendin?” gibi sorularla çocuklarının okul deneyimlerini anlamaya çalışmasının önemli olduğunu belirtti.PISA 2025 verilerinde öğrencilerin devamsızlık durumunun da dikkat çeken başlıklardan biri olduğunu belirten Özbek, iki hafta içinde en az bir tam gün okula gitmeyen öğrencilerin oranının OECD ortalamasında yüzde 22 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 53’e çıktığını söyledi.Özbek, ailelerin çocuklarının akademik başarısı konusunda yoğun şekilde kaygılandığını ancak çocukların aynı zamanda kendilerini güvende, değerli ve başarılı olabileceklerine inanabilecekleri bir aile ortamına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.Ailelerin çocuklarıyla kurduğu ilişkinin niteliğine daha fazla önem vermesi gerektiğini belirten Özbek, annelere ve babalara çocuklarına “ben güvendeyim, ben değerliyim, ben yapabilirim” duygularını yaşatabilecekleri bir ortam oluşturma konusunda önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.PISA 2025 sonuçlarının Türkiye açısından önemli bir başarı olduğunu ifade eden Özbek, elde edilen sonuçta Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, öğretmenler, aileler ve eğitim sürecine katkı sunan tüm paydaşların emeğinin bulunduğunu belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin