Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde sektörün 2026 yol haritasını Antalya'da duyurdu. Un sektörüyle ilgili olan çeşitli kuruluşları bir araya getiren TUSAF, her yıl düzenlenen kongresinin 20'ncisini bu yıl 12-15 Şubat 2026 tarihlerinde "İklim Dayanıklılığı ve Ticaretin Geleceği" teması etrafında gerçekleştirdi.
TÜRKİYE GENELİNDE DÖNÜŞÜM HAYATA GEÇİYOR
TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak, iç pazar üzerine yaptığı değerlendirmelerde, önümüzdeki yıl Türkiye genelinde önemli bir dönüşüm sürecinin başlayacağını belirtti. Çakmak, ekmek üretiminde kullanılan unun yüzde 40'ının tam buğday unundan oluşacağını ve bu oranın devlet tarafından belirlendiğini açıkladı. Böylelikle, üretilen ekmeklerin besin değeri önemli ölçüde artacak. Bu yeni uygulama, tüketiciler için sağlıklı beslenmeyi de teşvik edecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Çakmak, hedeflerinin sadece üretim değil, aynı zamanda halk sağlığına da katkı sağlamak olduğunu vurguladı.
2025'TE İHRACATTA REKOR YILDIZI
Çakmak, 2025 yılında yaşanan küresel daralmaya ve jeopolitik risklere rağmen Türk un sektörünün 2 milyon 344 bin 528 ton buğday unu ihraç ettiğini ve bu süreçte 873,2 milyon dolarlık gelir elde ettiklerini dile getirdi. Bu başarı, TUSAF'ın etkin stratejiler geliştirdiği ve dünya pazarında nasıl rekabet edebildiğinin bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda, Türk un sanayisinin son yıllardaki büyüme performansı, sektördeki hem üretim hem de ihracat kapasitelerinin sürekli artmasıyla şekilleniyor.
GENİŞ KATILIMLI ORGANİZASYONUN DETAYLARI
Bu yılki kongre, 1.400’den fazla ulusal ve uluslararası delegeyi ve 500’den fazla firmayı bir araya getirmiştir. Organizasyon, küresel ekonomi, dünya ve Türkiye tahıl piyasaları, iklim dayanıklılığı, tarımsal üretim, ticaretin geleceği gibi başlıkları kapsayan geniş bir yelpazede tartışmalar gerçekleştirmiştir. Ayrıca, tedarik zinciri yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik konuları da gündeme geldi. Katılımcılar, bu konuların sektörü nasıl etkilediğini ve gelecekte alabilecekleri önlemleri tartışarak bu sayede yeni iş birlikleri oluşturma fırsatları yakaladılar.
İKLİM KRİZİ VE ÜRETİME ETKİLERİ
Mehmet Mesut Çakmak, tarım politikalarındaki değişikliğe ve iklim krizinin tarım üretimi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sektördeki üretim ve ihracat kapasitesinin korunabileceğini vurguladı. Dış pazarlardaki varlıklarını sürdürürken iç piyasada arz güvenliğini sağlayabildiklerini ifade etti. Türk un sanayisinin güçlü üretim kapasitesi ve pazar çeşitliliği bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Çakmak ayrıca, iklim krizinin büyük bir tehdit oluşturduğuna ve bu durumla başa çıkmak için bütüncül bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğine değindi.
2026 YILI HEDEFLERİ VE İHRACAT BÜYÜMESİ
TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Çakmak, 2026 yılı için çok iddialı hedefler belirlediklerini açıkladı. Küresel tahıl pazarında yeni dengelerin oluştuğu bir döneme girdiğimizi ifade eden Çakmak, ihracat performansını artırmayı ve 3 milyon ton hedefini yakalamayı amaçladıklarını söyledi. Dünya genelindeki 12 milyon tonluk ihracat pazarında, Türkiye'nin payını yüzde 25’in üzerine çıkarmayı hedefliyorlar. Bu hedefler, Türk un sanayisinin uluslararası alanda rekabet gücünü artırmak için atılan stratejik adımların bir parçasıdır.
TÜRK UNU, GÜÇLÜ MARKALARIYLA REKABETTE ÖNE ÇIKIYOR
Çakmak, Suriye gibi bazı pazarlarda ihracatın önemli artışlar kaydettiğini belirtmekte. 2025 yılında Suriye'ye yapılan ihracatın 18 bin ton seviyesinde olduğunu, 2026 itibarıyla ise bu rakamın aylık 55-65 bin ton bandına yükselebileceğini ifade etti. Ancak, Türk un sanayisi, Mısır ve diğer güçlü üretici ülkelerle oldukça yoğun bir rekabet içerisindedir. Bu rekabet ortamında Türk ununun güçlü markaları ile öne çıkması büyük bir önem taşımaktadır.
ÜRETİMDE HEDEF: 20 MİLYON TON
TUSAF, 2026 yılı için üretim beklentilerini de değerlendirdi. Çakmak, bu süreçte herhangi bir üretim düşüşü beklemediklerini belirtti. Geçtiğimiz yıl ekim ayındaki düşük yağışların ardından ocak itibarıyla ülke genelinde ciddi yağışlar alındığını aktardı. Bahar yağmurlarının olumlu olması durumunda, 2026 yılı içerisinde üretimin 20 milyon tonun üzerine çıkabileceği ve ihracat seviyesi olarak 3,5 milyon tonun da aşılabileceği sinyalini verdi.
GÜVENLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TEDARİK YAKLAŞIMI
Finansmana erişim, maliyet yönetimi, enerji verimliliği ve iklim dayanıklılığının en öncelikli konular olduğuna işaret eden Çakmak, güvenli ve sürdürülebilir gıda tedarikinin temel öncelikleri arasında olacağını ifade etti. TUSAF, hem tüketiciyi koruyan hem de sektörde adil rekabeti destekleyen bir yapı oluşturmak için kararlılığı sürdüreceklerini belirtmektedir. Sektörün, çok boyutlu bir risk ortamında faaliyet gösterdiğini kaydeden Çakmak, iklim değişikliği gibi önemli meselelerle başa çıkmanın bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.