İnsan vücudundaki biyolojik yaşlanmayı inceleyen yeni bir analiz, hem az hem de fazla uyumanın beyin, kalp, akciğerler, bağışıklık sistemi ve diğer organlarda yaşlanmanın hızlanmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu.Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilim insanları, bir kişinin biyolojik olarak takvim yaşından daha hızlı mı yoksa daha yavaş mı yaşlandığını tahmin etmek için “yaşlanma saatlerinden” giderek daha fazla yararlanıyor.Uyku Süresi ve Yaşlanma İlişkisi Nedir?Bu araçlar, yaşlanmayla bağlantılı örüntüleri hesaplamak amacıyla makine öğrenmesi ve biyolojik bilgilerden, örneğin minimal invaziv bir kan testiyle ölçülen proteinlerden yararlanıyor.
Araştırmanın başındaki Columbia Üniversitesi Vagelos Doktorlar ve Cerrahlar Koleji Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Junhao Wen, “Önceki araştırmalar, uykunun büyük ölçüde yaşlanma ve beyindeki hastalık yüküyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Bizim araştırmamız ise daha ileri giderek hem az hem de fazla uykunun neredeyse tüm organlarda daha hızlı yaşlanmayla ilişkili olduğunu gösteriyor” dedi.Bu bulgu, metabolik denge ve sağlıklı bir bağışıklık sistemi dahil olmak üzere, koordineli bir beyin-vücut ağı içinde organ sağlığının korunmasında uykunun önemli olduğu düşüncesini destekliyor.Yaşlanma Saatleri Nasıl Geliştirildi?Wen ve meslektaşları, tek tek organlara odaklanan yaşlanma saatleri geliştiriyor.
Amaç, kişilerin sağlığına ilişkin daha ayrıntılı ve kişiselleştirilmiş bilgiler sunmak.
Uykunun sağlık açısından önemli bir rol oynadığına ilişkin bulguların giderek artması, araştırmacılara bu soruyu incelemek için uygun bir alan sundu.Wen’in konuya kişisel bir ilgisi de vardı.
Wen, “Ben de hafif uyuyan biriyim ve bunun üzerimdeki etkileri konusunda endişelenmeye başlamıştım” dedi.
Wen, yaşlanma saatlerini oluşturmak için Birleşik Krallık Biyobankası’ndaki yaklaşık yarım milyon katılımcının verilerinden yararlandı.Uykunun Etkileri ve Sağlık SorunlarıFarklı organlardaki yaşlanmayla bağlantılı biyolojik göstergeleri belirlemek amacıyla makine öğrenmesi kullanıldı.
Araştırmacılar, tıbbi görüntülemeyle elde edilen yapısal ölçümler, belirli organlarla bağlantılı proteinler ve kanda tespit edilen moleküller dahil olmak üzere çeşitli verilerden yararlanarak yaşlanma saatleri oluşturdu.
Ekip daha sonra her Biyobanka katılımcısının bildirdiği uyku süresini, 17 organ sistemini kapsayan 23 yaşlanma saatinden elde edilen biyolojik yaş tahminleriyle karşılaştırdı.Vücudun genelinde belirgin bir U biçimli örüntü ortaya çıktı.
Altı saatten az uyuduğunu bildirenlerle sekiz saatten fazla uyuyanların biyolojik olarak daha hızlı yaşlanma eğiliminde olduğu görüldü.
En düşük yaşlanma düzeyleri, günde 6,4 ila 7,8 saat uyuduğunu bildiren kişilerde kaydedildi.
Bulgular, uyku süresinin tek başına organların daha hızlı ya da daha yavaş yaşlanmasına neden olduğunu göstermiyor.Bunun yerine hem az hem de fazla uykunun, vücudun genelindeki sağlık sorunlarının bir göstergesi olabileceğine işaret ediyor.
Sonuçlar ayrıca uyku, beyin ve vücudun geri kalanı arasında geniş kapsamlı bir bağlantı bulunduğuna işaret etti.Az uyku; önceki araştırmalarda yetersiz uyku ile ruh sağlığı sorunları arasında kurulan bağlantıyla uyumlu biçimde, depresif dönemler ve kaygı bozukluklarıyla belirgin şekilde ilişkilendirildi.
Az uyku ayrıca obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, iskemik kalp hastalığı ve kalp ritmi bozukluklarıyla da bağlantılı bulundu.
Hem az hem de fazla uyku, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve astımla ilişkilendirildi.Bu uyku düzenlerinin gastrit ve gastroözofageal reflü hastalığı dahil çeşitli sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla da bağlantılı olduğu belirlendi.