Bugün rotamızı Batı Karadeniz’in yemyeşil, tarih kokan duraklarından birine çeviriyoruz: Bolu’nun en güzel ve sakin ilçelerinden Göynük. Bu ilçe asırlık konakları, taş sokakları, manevi mirası ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir yolculuk vadediyor. “Cittaslow” yani “Yavaş/Sakin Şehir” ünvanına sahip Göynük; seni sokakları, ahşap mimarisi, dere kenarındaki yürüyüş rotalarıyla sakin ritmi yakalamaya davet ediyor. Peki, Akşemsettin Türbesi’nden Zafer Kulesi’ne, Gazi Süleyman Paşa Camii’nden Sünnet Gölü’ne kadar uzanan bir gezi rotasına hazır mısın? “Göynük’ün neyi meşhur?” veya “Göynük Bolu nerede?” diye merak ediyorsan Göynük gezilecek yerler rehberimizde aradığın pek çok detayı bulabilir, Batı Karadeniz’in bu özel ilçesini yakından tanıyabilirsin.
Zafer Kulesi

Zafer Kulesi, Kurtuluş Savaşı’ndaki başarıları ve Sakarya Meydan Muharebesi’ni ebedîleştirmek amacıyla Cumhuriyet Dönemi’nin ilk kaymakamı Hurşit Bey tarafından 1923 yılında inşa ettirilmiş. Göynük’ün simgesi hâline gelen bu kule, ilçenin en yüksek noktalarından birinde yer alıyor.
Altıgen taş temel üzerinde ahşaptan 3 katlı olarak inşa edilen Zafer Kulesi, ilçenin panoramik manzarasını izlemek ve fotoğraf çekmek için en ideal noktalardan. Kuleye ulaşmak için biraz yokuş tırmanmak gerekiyor fakat karşılaştığın manzara yorgunluğunu alıp götürecek. Manzaranın keyfini istediğin günde ve saatte bu güzel tarihî kuleden ücretsiz çıkarabilirsin.
Akşemsettin Türbesi
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1464 yılında hocası ve İstanbul’un manevi fatihi olarak bilinen Akşemsettin adına yaptırılan türbe Göynük merkezde bulunuyor. Türbe; altıgen şekliyle, kesme taşlardan yapılmış olmasıyla ve kubbe biçimindeki çatısıyla mimari açıdan ilgi çekici.
İçerisinde Akşemsettin’e ve oğulları Sadullah ile Emrullah Çelebi’ye ait ceviz ağacından yapılmış, işlemeli sandukalar bulunuyor. İnanç turizmi açısından bölgenin en önemli noktası olan türbe, her yıl mayıs ayında düzenlenen Akşemsettin Şenlikleri sırasında yoğun ziyaretçi akınına uğruyor. Eğer sen de bu manevi havayı solumak istersen haftanın her günü 06.30-22.30 saatleri arasında türbeyi ziyaret edebilirsin.
Sünnet Gölü Tabiat Parkı

İlçe merkezine yaklaşık 27 kilometre uzaklıktaki Sünnet Gölü Tabiat Parkı, Erenler ve Korudağ tepelerinin arasındaki bir vadide heyelan sonucu oluşmuş doğal bir set gölü. Çevresi karaçam ormanlarıyla kaplı olan göl, 18 hektarlık geniş bir alana yayılırken derinliği 22 metreyi buluyor.
Doğa yürüyüşlerini ve piknik yapmayı seviyorsan burası senin için mükemmel bir lokasyon. Mercan ve alabalık gibi balık türlerine ev sahipliği yapan göl, olta balıkçılığı için de son derece ideal. Sünnet Gölü Tabiat Parkı’nın çevresinde konaklama imkânı sunan birçok tesis ve kamp alanı bulunuyor. Tabiat parkına giriş ücreti 2025 yılı itibarıyla yaya için 45, araç için 135 TL.
Çubuk Gölü

Çubuk Gölü Göynük’e yaklaşık 15 kilometre mesafede bulunan ve Kayabaşı Tepesi’nden inen heyelan sonucu oluşmuş bir göl. Film seti için yapılan gölün etrafındaki yel değirmenleri ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Çam ormanlarının içinde kalan alan kampçıların, doğa yürüyüşünü sevenlerin ve piknikçilerin ideal rotalarından. Gölün çevresinde alışveriş imkânı kısıtlı olduğu için buraya hazırlıklı gitmende fayda var. Herhangi bir giriş ücreti bulunmayan bu gölü ziyaret ederek muhteşem fotoğraflar çekebilir, yıllarca unutulmayacak hatıralar edinebilirsin.
Gazi Süleyman Paşa Camii
Bölgenin en eski Osmanlı eserlerinden olan Gazi Süleyman Paşa Camii, 1331-1335 yılları arasında Orhan Gazi’nin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından yaptırılmış. Tarih boyunca sel ve yangın gibi felaketler geçirmesine rağmen özellikle II. Abdülhamit döneminde yapılan restorasyonla günümüze kadar ulaşıyor.
Göynük deresinin kenarında, merkezî bir konumda yer alan cami tek minareli, kesme taştan yapılma ve ahşap tavanlı mimarisiyle yapıldığı dönemi yansıtıyor.
Tarihî Göynük Evleri

Göynük’ün “Kentsel Sit Alanı” ve “Cittaslow” (Sakin Şehir) ünvanlarına sahip olmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri tarihî evleri. Genellikle 20. yüzyıl başlarında yapılan bu evler, vadi yamaçlarına birbirinin manzarasını ve güneşini kesmeyecek şekilde inşa edilmiş. Zemin katlarda yer alan avlular, yani yaşam alanları, kiremit çatılar ve ahşap süslemeler bu evlerin karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Günümüzde birçok Göynük evi butik otel, restoran ya da müze olarak kullanılırken sokaklarda nostaljik bir atmosfer oluşturuyor.
Gazi Süleyman Paşa Hamamı
Gazi Süleyman Paşa Camii’yle aynı dönemde yani 1330’lu yıllarda inşa edilen bu yapı, Göynük’ün en eski ve en büyük hamamı. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde bu hamamdan övgüyle bahsederken “İstanbul’da bile böylesi yok.” ifadelerini kullanıyor.
Kesme taş ve traverten gibi malzemelerle inşa edilen yapı soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden oluşuyor. Kadınlar ve erkekler için ayrı bölümleri olan hamam, günümüzde hem işlevini koruyan hem turistik değer taşıyan bir yapı.
Gürcüoğlu Konağı (Göynük Kent Müzesi)
Göynük’ün sivil mimari örneklerinden olan Gürcüoğlu Konağı, bugün Kent Müzesi olarak hizmet veriyor. Müzede Göynük’ün sosyal yaşamını, tarihini ve kültürel mirasını yansıtan etnografik eserler, yöresel kıyafetler ve çeşitli günlük yaşam eşyası sergileniyor. Tarihî Göynük evlerinin iç düzenini ve geçmişteki yaşam biçimini yakından görmek isteyenler için önemli bir durak.
Gürcüoğlu Konağı’nı haftanın her günü saat 09.00-18.00 arasında ücretsiz ziyaret edebilirsin.
Ömer Sıkkin Türbesi
Hacı Bayram Veli’nin müritlerinden Ömer Sıkkin’e ait olan bu türbe, halk arasında Bıçakçı Dede Türbesi olarak da biliniyor. Ömer Sıkkin’in mesleğinin bıçakçılık olması nedeniyle türbe de bu isimle anılıyor. Sekizgen planlı, kesme taşla inşa edilmiş ve süslemeden uzak mimarisi Ömer Sıkkin’in mütevazı yaşam felsefesini yansıtıyor. Bu türbe Akşemsettin Türbesi’ne de yürüme mesafesinde.
Akşemsettinoğlu Konağı
Diğer Göynük evlerinden farklı olarak cumbasız ve haremlik-selamlık düzeninde inşa edilen bu konak; Akşemsettin Türbesi’nin yakınında, 19. yüzyılın sonlarında Hacı Nuri Efendi tarafından yaptırıldı. Geniş avlusu ve yüksek tavanları dönemin mimari anlayışını net şekilde yansıtıyor. Günümüzde otel ve restoran olarak hizmet veren Akşemsettinoğlu Konağı, aynı zamanda çeşitli dizi ve film setlerine de ev sahipliği yapıyor.
Göynük Çarşısı
Göynük Çarşısı dar sokakları ve tarihî dükkânlarıyla ilçenin ruhunu en iyi hissedebileceğin noktalardan. Burada uğut tatlısı (marmelatı), keş peyniri, şeker fasulyesi, Kanlıca mantarı, şimşir kaşık ve el dokumaları gibi yöresel ürünleri bulabilirsin. Burada özellikle cuma günleri kurulan pazar da çarşıya ayrı bir hareketlilik katıyor. Alışverişten sonra dinlenmek istersen Tarihî Çınaraltı’nda bir çay içebilirsin.
Debbağ Dede Türbesi
Deri tabakçılığıyla uğraşan ve halk arasında Tabak Dede olarak bilinen Debbağ Dede’ye ait bu türbe, daha çok menkıbelerle anılıyor. Halk tarafından çok sevilen Debbağ Dede’nin türbesi, dikdörtgen planlı ve kubbeli yapısıyla sade bir mimari sergiliyor.
Türbeye ve Debbağ Dede’ye ait kesin biyografik bilgiler sınırlı olsa da türbe inanç turizmi kapsamında ziyaret edilen önemli noktalardan.
Göynük Kalesi
Evliya Çelebi’nin notlarında da geçen Göynük Kalesi, bölgenin en eski savunma yapıları arasında yer alıyor. Şehre hâkim sarp bir kayanın üzerine kurulmuş olan kale, günümüzde maalesef harap durumda. Buna rağmen kalıntıların bulunduğu alan, tarihî atmosferi ve manzarası için ziyaret edilebilir. Bölgenin Türk hâkimiyetine geçiş sürecinde, özellikle Osman Gazi döneminde Göynük Kalesi’nin stratejik bir öneme sahip olduğu da biliniyor.
Sen de Göynük’ün tarihî dokusunu, sakin sokaklarını ve doğayla iç içe atmosferini keşfetmek istersen listemizdeki bilgilerden faydalanabilirsin. İster kısa bir seyahat ister daha uzun bir tatil düşün, Göynük sunduğu huzurlu ortamla her beklentiye uyum sağlıyor. Konaklama alternatiflerini incelemek için Göynük Otelleri‘ne göz atabilir, seyahatini planlayabilirsin. Hazırsan Göynük’ün sunduğu deneyimleri yerinde keşfetmek için yola çıkma zamanı!