Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
weather
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Türkiye Barolar Birliği'nden yapay zeka eleştirisi: Adalete erişim için avukat desteği şart!

Türkiye Barolar Birliği'nden yapay zeka eleştirisi: Adalete erişim için avukat desteği şart!

Türkiye Barolar Birliği, Adalet Bakanı Gürlek'in yapay zeka kullanımına yönelik açıklamalarını eleştirerek, adalete erişim için savunma hizmetinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Devletin, yurttaşların avukata erişimini yaygınlaştırması ve adli yardım sistemini güçlendirmesi gerektiği belirtildi.

Kaynak: Anka
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye Barolar Birliği'nden (TBB) yapılan açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yargı süreçlerinde yapay zeka kullanımı konusundaki açıklamalarıyla ilgili "Devletin öncelikli görevi, yurttaşların avukata erişimini yaygınlaştırmak, savunma hizmetini güçlendirmek ve adalete erişimi fiilen mümkün kılan yapısal mekanizmaları kurmaktır" denildi.

TBB'den yapılan açıklamada, Adalet Bakanı Gürlek'in yargı süreçlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin açıklamalarına değinilerek, adalete gerçek anlamda erişim için önceliğin savunmanın güçlendirilmesi olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı bir söyleşide yargı süreçlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmeleri, teknolojik unsurların avukatlık mesleğinin yerine ikame edilip edilemeyeceği yönünde tartışmaları gündeme getirmiştir.

Bu tartışmanın, öncelikle hak arama hürriyetinin etkin kullanımı ve adalete erişim hakkı çerçevesinde ele alınması zorunludur. Zira mahkemeye erişim hakkı yalnızca yargı mercilerine başvuru imkânından ibaret değildir; bu hak, nitelikli hukuki yardıma ulaşmayı, sürecin etkin şekilde yürütülmesini ve verilen kararların hayata geçirilmesini de kapsamaktadır. Bu bütüncül yapının teminat altına alınması ise devletin asli yükümlülüğüdür.

Bu noktada açık bir öncelik sıralaması yapılması gerekmektedir. Devletin öncelikli görevi, yurttaşların avukata erişimini yaygınlaştırmak, savunma hizmetini güçlendirmek ve adalete erişimi fiilen mümkün kılan yapısal mekanizmaları kurmaktır. Nitekim Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan, önleyici hukuk anlayışı çerçevesinde bazı iş ve işlemlerin avukatla yapılması ve belirli davalarda avukatla temsilin zorunlu kılınmasına yönelik taahhütler de bu yaklaşımın bir yansımasıdır.

Bugün hukuk sistemimizde adalete erişimi sınırlayan sorunlar hâlâ yapısal niteliktedir: Yüksek yargı harçları, yargılamaların uzunluğu ve kararların öngörülebilirlikten uzaklaşması bu alanın başlıca engelleridir. Bu nedenle devlet, özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı yurttaşlar bakımından avukata erişimi sağlayan adli yardım sistemini güçlendirmeli; tüm yurttaşlar için kamu destekli hukuk sigortası gibi kalıcı çözümleri hayata geçirmelidir. Yargı harçları adalete erişimin önünde bir bariyer olmaktan çıkarılmalı, adli müzaheret sistemi etkinleştirilmeli ve nitelikli hukuk eğitimi, sistemin sürdürülebilirliği açısından yeniden yapılandırılmalıdır.

"Avukatlar, yapay zekâ dahil olmak üzere teknolojik gelişmelerden elbette yararlanacaktır"

Unutulmamalıdır ki, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunma makamı, yalnızca bir meslek alanı değil, adil yargılanma hakkının güvencesidir. Avukatlar, yapay zekâ dâhil olmak üzere teknolojik gelişmelerden elbette yararlanacaktır; ancak bu araçlar, insan hakları güvencelerinin yerine geçecek değil, onları destekleyecek şekilde kullanılmalıdır. Bu süreçte kişisel verilerin korunması, sır saklama yükümlülüğü ve mesleki bağımsızlık ilkeleri titizlikle korunmalıdır.

Sonuç olarak adalete erişimin gerçek anlamda sağlanmadığı, savunmanın güçlendirilmediği bir sistemde teknolojik çözümler, yapısal sorunların üzerini örten geçici araçlara dönüşme riski taşımaktadır. Kalıcı çözüm; güçlü bir hukuk devleti iradesiyle, savunmayı güçlendiren, yurttaşın avukata erişimini güvence altına alan ve yargı bağımsızlığını tartışmasız biçimde tesis eden politikaların hayata geçirilmesidir. Hukukun üstünlüğü, ancak bu zeminde gerçek anlamını bulacaktır."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *