Sabah'ta yer alana habere göre, örgütün çekirdek kadrosunda yer alan 10'u aşkın kişi, 2013 yılında Şia düzenini incelemek maksadıyla 20 günlüğüne İran'a gitti.
Bu seyahat sonrası Kum kenti örnek alınarak, adeta devlet içinde devlet gibi işleyen ve muhalifleri gözetleyen gayri resmi bir iç denetim mekanizması kuruldu."Furkan İstihbarat Teşkilatı" (FİT) adı verilen yapının başında Mevlüt Kaynarpunar yer alırken, kendisine İzzet Daş ve Taha Yasin Demir yardım ediyordu.Bu oluşum, örgütten kopmak isteyenlerin özel hayatlarını ve kişisel zaaflarını fişleyip Alparslan Kuytul'a raporlamakla görevliydi.Elde edilen istihbaratlarla vakıf binasında kurulan sözde mahkemelerde örgüt içi yargısız infazlar yapıldı.
En dikkat çeken detay ise "Kadınlar Sorumlusu" Semra Kuytul'un mutlak güç kullanarak vakfı bir engizisyon mahkemesine dönüştürmesi oldu.Kuytul tutukluyken, "Neden hükümeti bu kadar eleştiriyoruz, hocamız Tevhid davasından değil alacak-verecek yüzünden içeri girdi" diyen Nurullah Aktaş, Semra Kuytul başkanlığındaki heyet tarafından yargılandı.Topluluk önünde diz çöktürülen Aktaş'a zorla "Bir daha böyle bir düşünceye kapılmayacağım" dedirtildi.Semra Kuytul, bu olayın ardından paylaştığı videoda "Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük" sözleriyle durumu açıkça itiraf etti.Hasan Koyuncu, Galip Kıran ve Seyhan Çeliker gibi isimler de bu mahkemelerde "namussuz" ilan edilerek linç edildi ve gruptan dışlandı.Muhalif üyelere para kesme, nöbet tutma veya falaka gibi cezalar verilirken; hedefe konan kişiler Erol Ardıç'a bağlı özel bir infaz grubu tarafından darp edildi.İnfaz timi üyeleri, kurbanlarına "Hoca efendi senin kalemini kırdı, senden vazgeçti, sen bize göre ajansın hainsin" diyerek saldırılar düzenledi.Eski örgüt yöneticisi iş insanı Koray Sarısaçlı, 8 Eylül 2021'de kaçırılarak 13 gün boyunca ağır fiziki işkence gördü; eşi ise Osmaniye'deki Özel Korupark Hastanesini zorla örgüte devretmek zorunda kaldı.
Paravan şirkete devredilen hastane, üç ay sonra 60-70 milyon TL'ye satışa çıkarıldı.Dr.
Bülent Tümkaya da örgüt militanlarınca önü kesilerek, "Şenay Sarısaçlı hocanın evini geri vereceksiniz, yoksa senin ayağına sıkarız, seni öldürürüz" sözleriyle sokak ortasında ölümle tehdit edildi.Toplanan tonlarca kurban etinin sucuk yapılarak üyelere zorla satıldığı ve haksız kazanç sağlandığı, ayrıca 31 polisin yaralandığı çatışmaların da dosyada yer aldığı bildirildi.19 Ağustos 2026 tarihindeki eş zamanlı operasyon öncesi, gece 02.00 ile 03.10 sularında dergi binasından şifreli hard diskleri kaçırmaya çalışan iki şüpheli suçüstü yakalandı.Örgütün iki numaralı ismi Semra Kuytul'un, WhatsApp grubundan paylaştığı tek bir mesaj veya etiket ile yüzlerce sahte hesap üzerinden eş zamanlı karalama operasyonlarını yönettiği tespit edildi.