MevzuRize Gündem Ayasofya'nın Hattatına Vefa: Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye Saygı Duruşu

Ayasofya'nın Hattatına Vefa: Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye Saygı Duruşu

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) tarafından düzenlenen "Vefatının 150. Yılında Hattın Efendisi: Kazasker Mustafa İzzet Efendi" sergisi, Rami Kütüphanesi'nde ziyarete açıldı. Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Ayasofya ile olan bağlantısına dikkat çekerek, onun bu yapıyla özdeşleştiğini ve Ayasofya'nın asli kimliğine kavuşmasının, Efendi'nin özgürlüğüyle ilgili olduğuna vurgu yaptı. Bu sergi, Türk hat sanatının önemli bir figürünü anmak için önemli bir fırsat sunmaktadır.

Okunma Süresi: 2 dk

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) tarafından düzenlenen "Vefatının 150.Senesinde Hattın Efendisi: Kazasker Mustafa İzzet Efendi" sergisi, Rami Kütüphanesi'nde kapılarını açtı.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi Ferruh Muştuer'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan açılışa, İstanbul Valisi Davut Gül, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt, AK Parti İstanbul Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgülü ile yazar Beşir Ayvazoğlu, Mehmed Özçay, Uğur Derman ve Çiçek Derman'ın da arasında bulunduğu sanat dünyasından birçok isim katıldı.

Etkinlikte ayrıca rebab, kanun, ney, tambur, daire ve def eşliğinde Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin bestelerinden oluşan 5 eserin seslendirildiği musiki dinletisi gerçekleştirildi.

"Ayasofya Camii ile özdeşleşen tek hattattır"

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, organizasyonun 19. yüzyılda yaşamış büyük bir hattat, musikişinas, alim ve devlet adamının hatırasını yad etmek maksadıyla düzenlendiğini söyledi.

Serginin merkezinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin bulunduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Ayasofya ile özdeşleşen tek hattattır.

Ayasofya deyince akla gelen ilk isim odur.

Ayasofya'nın asli hüviyetine ve hürriyetine kavuşması, bir anlamda Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin de hürriyetine kavuşmasıdır.

Ayasofya 1934'te müzeye çevrildiğinde, o devasa hat eserleri camiden çıkarılmak istenmiş ancak kapılardan geçmediği için bir kenara bırakılmıştı.

O garipliği içerisinde Ayasofya, Osmanlı ve İslam kimliğini hatırlatan en büyük yadigâr olarak varlığını sürdürdü.

Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya'yı yeniden ibadete açarak sadece Fatih'in emanetini asli kimliğine kavuşturmakla kalmadı, Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye de o izzetli günlerin hatırasını yeniden yaşattı."

Yılmaz, Mustafa İzzet Efendi'nin hayatına ilişkin detayları da aktararak, "Henüz 13 yaşındayken Sultan 2.

Mahmud'un dikkatini çekerek saraya alınmış, özel bir ilgiyle yetiştirilmiştir.

Ancak saray hayatından bunalarak hac maksadıyla padişahtan gizli yola çıkmış, bir süre oralarda kaldıktan sonra geri dönmüştür.

Kendisi aynı zamanda Şeyhülislamlıktan hemen sonra gelen Kazaskerlik makamına kadar yükselmiş, 'Reisülulema' ünvanı almış büyük bir alim ve neyzendir." diye konuştu.

İstanbul Valisi Davut Gül ise TÜYEK'in ev sahipliğinde kentin kültür, sanat ve edebiyat alanlarında yürütülen çalışmalardan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin