Cumhuriyet tarihinin en fazla özelleştirme gerçekleştiren hükümeti olarak öne çıkan AKP, kamuya ait değerli varlıklar arasında yer alan Boğaz köprülerinin özelleştirilmesi hususundaki çalışmalarda ilerleme kaydetti. İktidar, 24 yıllık döneminde daha önceki yönetimlerden daha fazla satış yaparak dikkat çekmişti. Bu sefer, Boğaz köprülerini Fransız bir şirkete satarak bütçesine önemli bir kaynak sağlamayı hedefliyor.
Fransız Şirketin İlgisi
Fransız altyapı yatırım şirketi Meridiam’ın, İstanbul’daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin işletme haklarını özelleştirmek amacıyla potansiyel bir ihale sürecine katılmayı değerlendirdiği bildirilmektedir. Şirket, Türkiye'de tanınmış müteahhit firmalardan Makyol ile iş birliği yaparak bir konsorsiyum oluşturmayı planladığı öne sürülüyor. Bu durum, Meridiam’ın yerel ortaklarla birlikte çalışmayı tercih ettiğini gösteriyor ve böylece sürecin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla avantaj sağlaması bekleniyor.
Özelleştirme Programı ve İhaleyi Takip Eden Gelişmeler
Bloomberg'in ulaştığı bilgilere göre, Meridiam SAS, İstanbul'daki iki önemli köprü için teklif vermeyi düşündüğünü belirtti. Türkiye'de kamunun elindeki bazı varlıkların işletme haklarını devretmeye yönelik planlamalar çerçevesinde gerçekleştirilmesi öngörülen özelleştirme programı kapsamında Makyol ile olan ortaklığı daha da güçlendireceği düşünülüyor. İhaleyi düzenleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın ilerleyen zamanlarda konu hakkında resmi bir açıklama yapması bekleniyor.
Köprülerin İhaleye Çıkışı ve Olası Senaryolar
İşletme hakları özelleştirme sürecinde, köprülerin çok sayıda ayrı paket halinde ihaleye çıkarılması planlanıyor. Bu sayede talibin artması ve rekabetin teşvik edilmesi hedefleniyor. İhaleye katılacak firmaların büyüklüğü ve deneyimi düşünüldüğünde, Türkiye’deki büyük müteahhitlerin kolları sıvadığı ifade ediliyor. Bu ayrıntılar, Türkiye'nin altyapı projelerinin geleceği açısından kritik inisiyatiflere yol açabilir.
Tüm Gözler Özelleştirme Sürecinde
Ekonomi uzmanları, köprülerin özelleştirilmesi konusunda çeşitli risk ve fırsatları değerlendiriyor. Bu süreçte, farklı uluslararası ve yerel yatırımcıların ilgisi ve katılımı piyasayı şekillendirebilir. Ayrıca, Ernst & Young LLP'nin Türkiye’nin milyarlarca dolarlık özelleştirme sürecine liderlik etmesinin, yatırımcı güvenini artırıp artırmayacağı merak konusu. Gelişmeler yakından izlenirken, Türkiye’nin kamu varlıkları üzerindeki özelleştirme politikalarının uzun vadeli sonuçları da tartışma konusu olmaya devam edecek.