Başkan Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik artan eleştirilere sert tepki gösterdi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, halkın iradesinin, ülkenin geleceğini şekillendirdiğini vurguladı. Duran, Erdoğan'ın, milletin özgür iradesiyle birçok kez görevde bulunduğunu belirtti ve otoriter rejimlerle karşılaştırılmasının haksızlık olduğunu ifade etti.
Otoriter Rejimlerin Karşılaştırılması
Duran, Erdoğan'ın demokratik bir lider olarak katıldığını hatırlattığı millet iradesinin önemine değindi. "Demokratik meşruiyeti ve milli iradeyi hedef alan çarpık bir anlayış" düşüncesini dile getiren Duran, bu tür eleştirilerin boyutunu eleştirdi. Türkiye’nin siyasi tarihine de vurgu yaparak, Erdoğan’ın birçok zorluğa rağmen nasıl başarılı bir liderlik sergilediğini örnekledi. Duran, Cumhurbaşkanının karşılaştığı, siyasi yasaklar ve kapatma davaları gibi antidemokratik girişimlerin yalnızca millet desteği sayesinde aşılabildiğini belirtti.
Siyasi Mühendislik ve Vesayetçi Refleksler
Aynı çevrelerin, siyasi mühendislik yapma çabalarının, kalan vesayetçi alışkanlıkların bir yansıması olduğunu ifade eden Duran, millet adına karar verme girişimlerinin sorunlu olduğunu belirtti. Bu noktada Duran, Türkiye'nin gelişen demokrasisinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savundu. Mühendislik alanındaki her girişimin, halkın iradesine saygısızlık anlamına geldiğini öne sürdü. Türkiye'nin geleceğinde, siyasi temenniler ve dış etkilerin değil, yalnızca halkın iradesinin belirleyici olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Demokratik Meşruiyetin Kaynağı
Duran, demokrasilerde meşruiyetin kaynağının özünde halk olduğunu hatırlatarak, "Türkiye'de kimin ülkeyi yöneteceğine, ne zaman görevden ayrılacağına ya da hangi siyasi kişinin göreve devam edeceğine sadece halkın iradesi karar verir" dedi. Bu tür açıklamaların, demokratik süreçlerin önemini yeniden hatırlatmak adına önemli olduğunu belirtti. Duran, mevcut siyasi düzene yönelik yapılan baskılara karşı durulması gerektiğini ve bunun, hem bir vatandaşlık görevi hem de demokratik bir duruş olduğunu vurguladı.