İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında dikkate değer bir durum yaşandı. Yaklaşık 4 bin sayfalık dosyaya getirilen bu başvuru, hukuki değil, astrolojik içerik taşımasıyla gündeme geldi. Davaya taraf olmayan bir vatandaş, Ekrem İmamoğlu ile ilgili hazırlanan "Adli Astroloji Raporu"nun UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) sistemine dahil edilmesini talep etti. Başvurunun resmi olarak Edirne 3. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne iletildiği öğrenildi.
Astrolojik Başvuru ve Dilekçe Hakkı
Talep, Anayasa'nın 74. maddesinde belirtilen dilekçe hakkı çerçevesinde yapıldığı ifade edildi. 13 Temmuz 2026 tarihli elektronik imzalı dilekçede, başvuruyu yapan vatandaş Altıparmak, davanın tarafı olmadığını belirtirken, "Talep Eden" sıfatıyla dosyaya bilgi ve değerlendirme sağlamak için katkıda bulunmak istediğini belirtti. Dilekçenin ekinde yer alan "Adli Astroloji Raporu"nun kabul edilmesi ve mahkeme tarafların erişebileceği şekilde UYAP sistemine yüklenmesine yönelik bir talep içermekteydi. Bu durum, yargı süreçlerine yönelik alışılmışın dışındaki bir yaklaşım olarak dikkat çekti.
Adli Astroloji Raporu ve İçeriği
Mahkemeye sunulan 18 sayfalık belge, Ekrem İmamoğlu'nun astrolojik özelliklerini değerlendiren bir rapor olarak öne çıkıyor. Bu raporun, yapay zeka programı ChatGPT tarafından oluşturulduğu belirtilirken, İmamoğlu'nun tutuklanma günü itibarıyla hazırlanan yıldız haritası üzerinden çeşitli yorumlar yer almakta. Raporun içeriğinde, savunma stratejileri üzerine önerilere dair yönlendirmeler de bulunuyor. Özellikle "Savunma ne üzerine kurulmalıdır?" sorusuna verilecek yanıtların sıralanması, astral verilere dayanan bir analiz yapıldığını göstermekte. Ayrıca, astrolojik harita üzerinden davanın özetlenmesi istenirken, metnin son kısmında piyasalara dair tahminler de yer aldığı ifade ediliyor.
Yargı Süreçleri ve Yeni Yaklaşımlar
Bu durum, yargı süreçlerinde yeni uygulamaların ve yaklaşımların hızla gelişebileceğini gözler önüne seriyor. Geleneksel hukuk sistemine ek olarak farklı disiplinlerin, örneğin astrolojinin, mahkeme süreçlerine entegre edilmesi, hukukun iç dinamiklerini sorgulanabilir hale getiriyor. Böyle yeniliklerin hukuk dünyasında nasıl karşılanacağı ve yasal olarak ne kadar geçerli olacağı ise ayrı bir inceleme konusu. Bilim ve kehanet arasındaki bu dolaylı ilişkinin, mahkeme kararlarını nasıl etkileyeceği ve yargıçların bu tür başvurulara yaklaşımının ne olacağı da merak konusu olarak öne çıkıyor. Her ne kadar bu başvuru alışılmışın dışında olsa da, genel yargı sisteminin ilerleyişi içerisinde dikkate alınması gereken bir gelişme olduğuna şüphe yok.