Küresel borsalarda, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararının ardından belirsizlikler artarken, yapay zeka şirketlerine yönelik yoğun satışlar dalgalı bir seyir ortaya çıkardı. Bu durum, yatırımcıların karar verme süreçlerini etkileyen önemli gelişmelerden biri olarak dikkati çekiyor.
Asya Piyasalarındaki Tepkiler
Wall Street'teki sert düşüşün ardından Asya borsalarında yön değişikliği gözlemlendi. Özellikle Güney Kore borsasında, çip üreticilerine bağlı yoğun satışlar sonrasında güçlü tepki alımları yaşandı. Ayrıca Japonya borsasında da yükselişler kaydedilirken Hindistan piyasaları da pozitif bir seyir izledi. Ancak, Çin ve Avustralya borsaları genel olarak diğer piyasalardan negatif ayrışma gösterdi. Bu durum, Asya borsalarının genel görünümünü etkileyen önemli bir faktör haline geldi.
Wall Street'te Kaybedilen Puansal Değerler
New York borsası, Fed'in politika faizini sabit tutma kararının ardından büyük bir değer kaybı yaşadı. Dow Jones Sanayi Endeksi, yüzde 2,19 düşerek 51.594,14 puana geriledi ve bu kayıplar günlük bazda 1.153 puanı aştı. S&P 500 endeksi ise benzer şekilde yüzde 1,52 azalarak 7.316,15 puana indi. Bunun yanı sıra, Nasdaq Bileşik Endeksi de yüzde 1,74'lük bir kayıpla 24.442,94 puana geriledi. Böylece S&P 500 son bir ayın en düşük seviyesine düşerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 Endeksi düzeltme bölgesine girdi. Bu değişimler, yatırımcıların piyasalardaki risk algısında önemli sıçramalara işaret ediyor.
Yapay Zeka Yatırımları Üzerindeki Endişeler
Piyasalardaki satışların önemli nedenlerinden biri, yapay zeka yatırımlarının şirketlerin nakit akışları üzerindeki olası olumsuz etkileridir. Büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezlerine ve çip yatırımlarına olan bağlılıkları, stagnasyon endişelerini artırdı. Özellikle Meta'nın serbest nakit akışında görülen yüzde 91'lik bir azalış, yatırımcıların temkinli olmasına yol açtı. Microsoft ise bulut alanındaki güçlü gelirlerini sürdürebilmesine karşın, yapay zeka yatırımlarındaki nakit yaratma kabiliyetini etkili bir biçimde sürdürmekle zorlanıyor. Çip üreticisi SK Hynix'in yıllık kârındaki artış, genel beklentileri karşılayamadığı için hisselerinde düşüşle sonuçlandı. Bunun üzerine Vertiv şirketinin hisse değerleri de kayıp yaşadı ve genel olarak teknoloji sektörü olumsuz bir etkileşim altında kaldı.
Güney Kore Piyasalarındaki Düşüşler
Güney Kore borsasında yaşanan ciddi satışlar, piyasanın toplam değerinde 2 trilyon dolardan fazla kayba neden oldu. Tek hisseye dayalı kaldıraçlı borsa yatırım fonlarının haksız yere satılmasına dair eleştiriler, hükümetin bu konuda adım atmasına vesile oldu. KOSPI endeksi, önceki günlerdeki sert düşüşlerden sonra 30 Temmuz itibarıyla yüzde 4'lük bir artış gösterdi. Ancak, haftalık bazda hâlâ yaklaşık yüzde 12 kayıpla işlem görmekte. Samsung Electronics'in rekor faaliyet kârları, çip hisselerindeki tepki alımlarını destekledi, fakat piyasa genelindeki dalgalanma bu durumu yeterince stabilize edemedi. Güney Kore hükümeti, kaldıraçlı fonlarla ilgili sıkı önlemler almak için hazırlıklara başladı.
Asya Borsalarındaki Ayrışmalar
Japonya'nın Nikkei 225 endeksi, girişte yüzde 1,28 yükselerek 62.218 puana çıktı. Ancak haftalık bazda kayıplar devam ederken, Hong Kong’un Hang Seng endeksi yüzde 0,11 ve Şanghay Bileşik Endeksi ise yüzde 0,62 değer kaybetti. Avustralya piyasası da yüzde 0,51 düşüş gösterdi. Buna karşılık Hindistan’ın Sensex endeksi yüzde 1,16 oranında yükseliş sergiledi. Asya-Pasifik borsalarını toparlayan geniş çaplı bir endeks, erken işlemlerde yüzde 1'in üzerinde bir artış kaydetti, fakat teknoloji sektöründeki değerlemelere yönelik riskler tüm bu olumlu tepkilere rağmen devam ediyor.
Vadeli İşlemlerdeki Hareketlilik
ABD'de teknoloji şirketlerinin bilanço açıklamalarının akabinde, Nasdaq vadeli endeks kontratları Asya işlemlerinde yüzde 1,2 oranında yükseliş kaydetti. Avrupa borsalarına yönelik vadeli kontratlar da aynı şekilde yüzde 0,3'lük bir artış gösterdi. Vadeli piyasaların toparlanması, Wall Street'te kayıplardan sonra yatırımcıların bir miktar rahatladığını gösteriyor. Ancak tahvil faizlerindeki artış ve Fed’in Eylül toplantısında izlenecek yol haritasına ilişkin belirsizlikler, borsa üzerindeki baskının tamamıyla ortadan kalkmadığını gösteriyor. S&P 500 şirketlerinin ikinci çeyrek kârlarının yıllık bazda yüzde 40 artması bekleniyor ve bu büyüme, yapay zeka bağlantılı teknoloji şirketlerinden önemli bir pay alacak.
Tahvil Faizlerindeki Yükseliş
Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyon hedeflerinin düşürülmesi konusundaki kararlılığına vurgu yaptı ancak Eylül toplantısında izlenecek politika hakkında net bir yönlendirme yapmadı. Uzun vadeli ABD tahvilleri, Fed'in kararından sonra güçlü satışlar yaşadı. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2273'e çıkarak Haziran 2007'den bu yana en yüksek değerini görmüşken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,68 seviyelerinde işlem görüyor. Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,16, İngiltere’nin ise yüzde 5,05 düzeyine ulaşması dikkat çekiyor; para piyasalarındaki beklentiler, Fed’in Eylül’deki toplantısında yeni bir faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 60 olarak değerlendiriyor.
Petrol Fiyatları ve Enerji Talepi
ABD ile İran arasında yeniden başlayan saldırıların akabinde Brent petrol, son günlerde yüzde 7’den fazla bir artış gösterdi fakat 30 Temmuz'da yüzde 1,34 düşerek 89,52 dolara geriledi. Tankerlerin Orta Doğu'dan çıkışlarına devam etmesi, kısa vadede enerji arzına yönelik kaygıları sınırlamakta. Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin yeniden aksamaya başlaması durumunda, petrol fiyatlarında tekrar bir yükseliş bekleniyor. Dolar endeksi ise yüzde 0,1 artışla 100,89 seviyesine çıktı. Aynı zamanda ABD’nin İran'a yönelik yeni saldırıları güvenli liman taleplerini artırmaya devam etmekte; buna karşın Fed’in faiz yönlendirmesindeki belirsizlik, doların kazancını sınırlıyor.
Piyasalardaki Beklentiler ve Önümüzdeki Gelişmeler
Küresel borsaların odak noktası, İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararı üzerinde yoğunlaşıyor. Piyasalar, bankanın politika faizini değiştirmeyeceğini tahmin ediyor. Ayrıca Japonya Merkez Bankası'nın iki gün sürecek toplantısı da başladı ve kararın yanı sıra ekonomik görünüm raporu 31 Temmuz'da açıklanacak. Piyasa yönlemesini, büyük teknoloji şirketlerinin bilançoları, ABD tahvil faizleri, petrol fiyatları ve Fed’in Eylül toplantısına dair çıkarımlar belirleyecek. Çip hisselerindeki tepki alımlarının sürdürülebilir olup olmayacağı ise küresel risk iştahının temel göstergelerinden birisi olarak izlenecek.