Prof. Dr. Cenker Atila'nın liderliğinde, Durupınar formasyonunun Hz. Nuh peygamberin gemisi olup olmadığını tespit etmek amacıyla büyük bir bilimsel araştırma başlatıldı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nde gerçekleştirilen bu proje, uluslararası ölçekte büyük yankı uyandırması beklenen bir girişim olarak öne çıkıyor.
Projenin Umut Verici Hedefleri
Bu projede, Hz. Nuh'un gemisinin kalıntılarına dair kanıtların ortaya konulması hedefleniyor. Durupınar formasyonu, 1959 yılında keşfedildiğinden bu yana birçok spekülasyona konu oldu; ancak daha önce kapsamlı bilimsel çalışmalar yapılmamıştı. Proje, dünya genelinden gelen 20 uzman ile destekleniyor ve aynı zamanda bu alanda kullanılacak ileri teknolojilerle de dikkat çekiyor.
Uluslararası Bilim Adamları İle İşbirliği
Ağrı Dağı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan durupınar formasyonu üzerine gerçekleştirilecek çalışmalarda, çeşitli ülkelerden gelen bilim insanları bir araya geliyor. Başta ABD merkezli Noah’s Ark Scans olmak üzere, projeye katılan uzmanlar arasında Andrew Mark Jones ve Dr. Evrensel Barış Berkant yer alıyor. Projenin uluslararası boyutu, araştırmanın güvenilirliğini artırarak, Hz. Nuh’un gemisine dair bilimsel verilere ulaşmayı amaçlıyor.
İleri Teknolojinin Kullanımı
29 Haziran ile 11 Eylül 2026 tarihleri arasında yapılacak olan arazi çalışmalarında yüksek hassasiyetli yer altı radar (GPR) taramaları, dijital modelleme ve karot sondaj gibi gelişmiş teknolojiler kullanılacak. Bu yöntemler sayesinde, durupınar formasyonunun Hz. Nuh’a ait olup olmadığını anlamak için derinlemesine veriler elde edilmesi bekleniyor. Proje, laboratuvar analizleri ile desteklenerek elde edilen bulguları ‘Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları’ adı altında bir kitap haline getirecek.
Çalışmalar ve Gelecek Adımları
Proje öncüsü Prof. Dr. Cenker Atila, geniş çaplı araştırmalar için Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden onay alarak, üç bakanlıktan da izin almak istedi. Şu anda proje ekibi, alanın haritalanmasıyla birlikte ön analizler yapmaktadır. İlk olarak radar taramalarının ardından, toprak analizleri gerçekleştirilecek ve sonra ahşap veya iskelet parçaları gibi kalıntılar için sondaj çalışmaları yapılacak. Kış boyunca laboratuvar çalışmaları devam ederken, projenin sonuçlarının 2026'nın Mayıs ayında tamamlanması planlanıyor.