Avrupa ülkelerinden her yıl milyonlarca ton çöp ithal eden İsveç, kurduğu devasa geri dönüşüm ve enerji altyapısıyla çöpten milyarlarca kron kazanırken ülke nüfusunun ısınma ve elektrik ihtiyacını karşılıyor.İsveç, geliştirdiği yüksek teknolojili biyo-kütle ve geri dönüşüm altyapısı sayesinde Avrupa'nın atıklarını dev bir ekonomik fırsata dönüştürdü.
Başta İngiltere, Norveç ve İtalya olmak üzere Avrupa ülkelerinden her yıl milyonlarca ton çöp alan ülke, hem çöpleri işlemek için para alıyor hem de bu atıklardan enerji üretiyor.ÇÖP DEPOLAMA ALANLARI SIFIRLANDIÜlkede uygulanan sıkı çevre politikaları ve ileri teknoloji sayesinde çöpler depolama alanlarında birikmiyor. İsveç'te vahşi veya düzenli depolama alanlarına giden atık oranı neredeyse yüzde 0 seviyesine kadar geriledı.İthal edilen atıklar tesislerde öncelikle çok sıkı bir ayrıştırma sürecinden geçiriliyor. Öncelik her zaman geri dönüşüme verilirken, dönüştürülmesi mümkün olmayan atıklar kogenerasyon tesislerinde yakılarak değerlendiriliyor.
Yakma işleminden elde edilen ısı yeraltı şebekelerini ve dev su rezervuarlarını ısıtıyor, oluşan buhar ise türbinleri döndürerek elektrik üretiyor.HER YIL MİLYONLARCA TON İTHALATİsveç yüksek teknolojik kapasitesini değerlendirmek amacıyla diğer ülkelerden atık ithal ediyor.
Gizmodo portalının aktardığı verilere göre ülke 2024 yılında yurt dışından tam 3,86 milyon ton şehir atığı ithal etti. 2022 verilerine göre ise İsveç'te işlenen 20 milyon tondan fazla evsel atığın yüzde 33'ü doğrudan enerji geri kazanım tesislerine aktarıldı.
Günümüzde İsveç'teki konutların yüzde 50'den fazlası bu bölgesel ısıtma sistemiyle ısınıyor.ÇİFTE KAZANÇ SAĞLAYAN MODELÇöp işleme hizmetini büyük bir sektöre dönüştüren İsveçli şirketler, sadece atık kabul ederek 2013 yılında 798 milyon İsveç Kronu (3.9 milyar TL) gelir elde etmişti.
Günümüzde bu rakamın yıllık 1 milyar İsveç Kronu (5 milyar TL) sınırını aştığı belirtiliyor.Uzmanlar, bu sistemin tamamen temiz bir enerji kaynağı olmadığını ve karbondioksit emisyonuna yol açtığını vurguluyor.
Ancak mevcut model, atıkların çöp sahalarına dökülmesi ile tamamen geri dönüşüme dayalı bir ekonomi arasındaki en kritik geçiş çözümü olarak kabul ediliyor. Çöplerin yakılmasıyla metan gazı salınımı ve yeraltı suyu kirliliği önlenirken, Avrupa ülkeleri de kendi atık üretimlerini azaltmaya zorlanıyor.TÜRKİYE'DE DURUM TAM TERSİTürkiye ise İsveç'in tam aksine çöpü ekonomik değere dönüştürmek yerine Avrupa'nın atık deposu haline geldi. 2019'dan bu yana AB'nin bir numaralı plastik atık ithalatçısı olan Türkiye, 2024'te yaklaşık 12,3 milyon ton atık aldı.Greenpeace Türkiye'nin raporuna göre ithal plastik atıkların büyük bölümü geri dönüştürülemiyor; kirli, karışık ya da düşük kaliteli plastikler çoğunlukla kontrolsüz biçimde yakılıyor, gömülüyor ya da doğaya terk ediliyor. Örgütün Adana'da yaptığı toprak ölçümlerinde ithal plastiklerin boşaltıldığı arazilerde kirlenmemiş toprağa kıyasla 400 bin kat fazla kimyasal tespit edildi.Ülkede atıktan enerji üreten tesisler bulunsa da toplam kapasite yaklaşık 1,2 GW düzeyinde kalıyor ve büyük bölümü düzenli depolama sahalarından toplanan metan gazına dayanıyor. İsveç'in geliştirdiği gibi ithal atığı kontrollü yakarak ısınma ve elektriğe çeviren entegre bir sistem Türkiye'de yok.Bakanlık, ithalat kotaları ve denetimlerden bahsetse de 12,3 milyon ton atığın ne kadarının plastik olduğu, ne kadarının yakıldığı ya da hangi şehirlerde bertaraf edildiği kamuoyuyla paylaşılmıyor.