Bangladeş'in kırsal bölgelerinde yaz sıcakları 45 dereceyi bulan koşullarda yaşayan ve elektrik şebekesine bağlanamayan insanlara yönelik hayata geçirilen Eco-Cooler, büyük ilgi görmüştü.Grey Dhaka firmasının geliştirip Grameen Intel Social Business Ltd. gönüllüleriyle birlikte köylerde kurduğu bu sistemde, ortadan ikiye bölünen geri dönüştürülmüş PET şişeler geniş ağızları dışarıya, dar boyunları ise içeriye bakacak biçimde delikli bir panele diziliyor ve pencereye yerleştiriliyor.Tasarımcılara göre bu düzenek, üfleme hissiyle gelen serinlemeye benzer bir his yaratıyor; geniş kısımdan giren rüzgar dar boyundan geçerken hız ve basınç kazanarak evi serinletiyordu.BÜYÜK İDDİA, KÜÇÜK GERÇEKSistem 2016'da yaygınlaşmaya başladığında, yaratıcıları 5 derecelik sıcaklık düşüşü sağladığını öne sürdü.
Oluklu çinko saclardan yapılmış ve güneş altında adeta bir metal seraya dönen bu evlerin sakinlerine umut vaat eden bu iddia, enerji yoksulluğu, iklim krizi ve toplumsal mühendisliği tek çatıda buluşturan sembolik bir başarı hikayesine dönüştü; tasarım internetten tüm dünyaya yayıldı.LABORATUVAR TESTLERİ HAYALİ YIKTI2024 yılında Nature dergisinde yayımlanan bilimsel çalışma ise bu iddianın temelini sarstı.
Kontrollü koşullarda 7 farklı Eco-Cooler modeli test eden araştırmacılar, sıcaklık düşüşünün yalnızca düşük rüzgarlı koşullarda ve en fazla 0,2 derece olduğunu saptadı.
Araştırma, projeyi erişilebilir malzeme kullanımı ve kısıtlı kaynaklarla yaratıcılığı birleştirmesi nedeniyle bir "tutumlu inovasyon" örneği olarak tanımladı, ancak bu değerlendirmeyi bir övgüyle değil, bir uyarıyla tamamladı."GERÇEK BİR KLİMA ALTERNATİFİ DEĞİL"Araştırma, Eco-Cooler'ın "evrensel bir soğutma çözümü veya gerçek bir klima alternatifi olarak değil, düşük maliyetli bir pasif havalandırma denemesi" olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Proje bugün teknik bir soğutucu olarak değil, termal hayatta kalma ve evsel mühendislik vizyonu olarak anlam taşıyor.