Hatay'da meydana gelen 6 Şubat depremlerinin ardından, yıkılan Rönesans Rezidans ile ilgili açılan tazminat davasında yapılan bilirkişi incelemesi önemli sonuçlar ortaya koydu. Raporda, ilgili kamu kurumlarına çeşitli oranlarda kusur atfedilmiş durumda. Antakya Belediyesi, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve AFAD gibi kuruluşların, yaşanan felaketle ilgili sorumlulukları detaylı bir şekilde ele alındı.
Rönesans Rezidans Olayının Arka Planı
ANTİS Yapı tarafından inşa edilen Rönesans Rezidans, Hatay'ın Antakya ilçesinde yer alıyordu ve "Cennetten bir köşe" sloganıyla tanıtıldı. Ancak, bu yapı 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerde yıkıldı ve bu durum, çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve yakınlarını kaybedenlerin de derin bir acı yaşamasına neden oldu. Deprem sonrasında, mağdur olan aileler, devleti ve bu yapıyı inşa eden müteahhit firmayı mahkemeye verdi. Hatay 1. İdare Mahkemesi’nde süren davanın sonucu, kamu kurumlarının sorumluluklarını ve alınması gereken tedbirleri tartışmaya açtı.
Bilirkişi Raporunun Detayları
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu, inşaat mühendisleri, gayrimenkul değerleme uzmanları, mimarlar ve şehir plancılarından oluşan bir grup tarafından hazırlandı. Yapılan incelemelerde, ilgili idarelere toplamda yüzde 20 oranında kusur atfedildi. Bu rapor, kamu kurumlarının deprem sonrası alınmaları gereken önlemleri zamanında uygulamamalarının ve yapı denetimindeki eksikliklerin, yaşanan trajedideki rollerini gözler önüne serdi. İnsan hayatının ve güvenliğinin esas olduğu bu gibi durumlarda, uzmanların hazırladığı raporun, adaletin sağlanması açısından büyük önemi olduğu belirtildi.
Antakya ve Hatay Büyükşehir Belediyeleri'nin Sorunları
Raporun sonuçlarına göre, Antakya Belediyesi, özellikle depreme dayanıklı yapıların tespiti konusunda yetersiz çalışmalar yürütmekle suçlandı. Bu durum, felaketin önlenmesi adına gerekli hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ortaya koyuyor. Belediye, afet sonrası çalışma ve planlamalarda da eksiklikler yaşadı. Benzer bir durum Hatay Büyükşehir Belediyesi için de geçerli. Afet durumlarının öncesinde gereken hazırlıkların yapılmadığı ve halkın eğitimi gibi konularda sıkıntılar yaşandığı vurgulandı. Belediyelerin eksiklikleri, depremin yıkıcı etkilerinin önlenmesi konusunda büyük bir engel teşkil etmekte.
Bakanlık ve AFAD'ın Sorumlulukları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve AFAD'ın ise raporda ifade edilen sorumlulukları oldukça dikkat çekici. Bakanlık, planlama ve projelendirme süreçlerinde yeterli denetim yapmadığı için kusurlu bulundu. Ayrıca, afet riski taşıyan bölgelerde gerekli önlemlerin alınmaması, kamu güvenliği açısından ciddi bir sorun. AFAD ise, afet bölgelerine dair gerekli denetimleri zamanında gerçekleştirmediği gerekçesiyle düşük bir oranla da olsa kusurlu bulundu. Bu da, afet yönetimi sisteminin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor ve gelecekte benzer olayların önlenmesi konusunda yapılması gerekenlerin önemini vurguluyor.
İdare mahkemesindeki dava, hem mağdurların acısına ışık tutması hem de gelecekteki yapı denetimleri ve afet yönetimi konularında alınması gereken tedbirler açısından büyük bir önem taşıyor.