İlişkiler çoğu zaman bir gecede sona ermez.
Uzmanlara göre sadakatsizlik de aniden ortaya çıkan bir durum değil; aksine, çiftler arasındaki duygusal bağın zaman içinde zayıflamasının ardından gelişen uzun bir sürecin sonucudur.Psikoloji ve Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde kıdemli klinik psikolog ve öğretim görevlisi Gabriela Marc, Adevărul gazetesine yaptığı değerlendirmede, bir erkeğin aldatmadan önce zihninde yaşanan değişimleri ve ilişkilerin nasıl adım adım yıprandığını anlattı.Sadakatsizlik ve Duygusal Kopuş Arasındaki İlişki Nedir?Sexual and Relationship Therapy dergisinde yayımlanan bir araştırma, bazı kişilerin ilişkilerinde sorun yaşadıklarında çözüm ararken bazılarının neden sadakatsizliğe daha sıcak baktığını inceledi.
Hindistan'da 303 yetişkin üzerinde gerçekleştirilen çalışmada katılımcıların ilişki memnuniyeti, sadakatsizliğe yönelik tutumları ve sosyoseksüel eğilimleri değerlendirildi.Araştırmacılar, çalışmanın ilişki memnuniyetsizliğinin doğrudan aldatmaya yol açtığını göstermediğinin altını çizdi. İncelenen konu, katılımcıların aldatmaya yönelik bakış açılarıydı; gerçek davranışları değil.
Bu nedenle sonuçlar neden-sonuç ilişkisini değil, değişkenler arasındaki bağlantıyı ortaya koyuyor.İlişkilerde Değişim ve Uyum Süreci Nasıl İşliyor?Gabriela Marc'a göre birçok kişi aşkı, sonunda güvenli ve değişmeyecek bir limana ulaşmak olarak görüyor.
Ancak hayatın doğası bunun tam tersini gösteriyor. İnsanlar yaşadıkları her deneyimle değişir.
Sevinçler, kayıplar, başarılar ve başarısızlıklar kimliğimizi dönüştürür.
Bugün yanımızda olan kişi, yıllar önce tanıştığımız kişi değildir.Asıl önemli olan, ilişkinin bu değişime nasıl uyum sağladığıdır.
Marc, çiftlerin birbirini keşfetmeyi bırakmasının ilişkinin en büyük kırılma noktalarından biri olduğunu ifade ediyor.
Uzman psikoloğa göre yakınlık çoğu zaman büyük bir kavga nedeniyle değil, fark edilmesi zor küçük değişimlerin zamanla birikmesiyle kayboluyor.Sadakatsizlik Gerçekten Ne Zaman Başlıyor?Gabriela Marc'a göre aldatma, üçüncü bir kişinin ortaya çıktığı anda başlamıyor.
Uzman, birçok çiftte sadakatsizlikten çok önce duygusal kopuşun başladığını belirtiyor.
Partnerin korkularını, hayallerini, hayal kırıklıklarını ve yaşadığı değişimleri merak etmeyi bıraktığımız an ilişkinin zayıflamaya başladığını ifade ediyor.
Bu nedenle aldatma, uzun süredir devam eden bir sürecin yalnızca görünen kısmını oluşturuyor.Araştırma, ilişkisinden memnun olmayan herkesin aldatmadığını da ortaya koyuyor.
Bilim insanlarına göre belirleyici unsur, kişinin bağlılık gerektirmeyen cinsel ilişkiye yönelik tutumu.
Bu fikre daha sıcak bakan kişiler, ilişkilerinde sorun yaşadıklarında sadakatsizliği daha kabul edilebilir bir seçenek olarak değerlendirebiliyor.Araştırmada ayrıca erkeklerin, kadınlara kıyasla bağlanma gerektirmeyen ilişkilere daha olumlu yaklaştığı ve ilişki krizlerinde aldatmayı düşünmeye daha eğilimli olduğu görüldü.
Bununla birlikte araştırmacılar, bu sonuçların yalnızca istatistiksel eğilimleri gösterdiğini vurguluyor.Aldatmayı kabul edilebilir görmek, kişinin mutlaka bunu gerçekleştireceği anlamına gelmiyor.
Gabriela Marc'a göre insanlar yeni birine ilgi duyduklarında aslında çoğu zaman yeni kişiye değil, uzun süredir bastırdıkları ihtiyaçlarına yöneliyor.
Uzman, birçok kişinin yeni bir ilişki sayesinde yeniden güldüğünü, merak duygusunu hatırladığını veya eskisi gibi hissetmeye başladığını söylediğini belirtiyor.Ancak bunun çoğu zaman yeni partnerden ziyade, uzun süredir ihmal edilen benlikle ilgili olduğunu ifade ediyor.
Bu nedenle partner değiştirmenin her zaman sorunu çözmediğini söyleyen Marc, kişi kendi içindeki eksiklikleri fark etmediği sürece aynı döngünün farklı ilişkilerde tekrar edebileceğini belirtiyor.Psikolog, aldatmanın psikolojisini anlamanın hiçbir şekilde bu davranışı mazur göstermediğinin altını çiziyor.
Marc'a göre sadakatsizlik, çiftlerin yaşayabileceği en ağır güven krizlerinden biri.
Aldatılan kişi çoğu zaman dünyasının anlamını kaybettiğini hissediyor ve bu acıyı anlamak ya da açıklamak, aldatan kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.Gerçek sadakatin yalnızca ilişkiye üçüncü bir kişinin girmemesi anlamına gelmediğini söyleyen Gabriela Marc, sadakat, zaman içinde değişen partneri yeniden tanımaya istekli olmak, merakı canlı tutmak ve birbirinin iç dünyasına ilgi göstermeye devam etmek anlamına geliyor.
Uzman, "Aşk belki de aynı kalmayı değil, değişirken birbirimizi yeniden bulmaktan vazgeçmemeyi gerektiriyor.
Gerçek sadakat de tam burada başlıyor" değerlendirmesinde bulunuyor.