Kamuoyu, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye çıkarılmasına odaklanırken, 7590 sayılı Torba Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) gelir yapısında 2008’den bu yana uygulanan "otomatik devlet katkısı" modeline son verildi.Dünya Gazetesi yazarı ve SGK Uzmanı Özgür Erdursun, değişikliğin sosyal güvenlik politikalarında yaratacağı uzun vadeli etkilere dikkat çekti.31 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7590 sayılı Torba Kanun, milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren ödeme tutarlarının yanı sıra, sosyal güvenlik sisteminin yapıtaşlarını değiştiren önemli bir maddeyi de içeriyor.SGK Uzmanı Özgür Erdursun, bugünkü köşe yazısında kanunun perde arkasında kalan finansman değişikliğini ele aldı.Erdursun, kamuoyunda "en düşük emekli aylığı 23.552 TL'ye yükseltildi" şeklinde bilinen düzenlemenin teknik detaylarına açıklık getirdi.Düzenlemenin tüm emeklilerin kök aylıklarını artırmadığını belirten Erdursun, yalnızca kök aylığı ve ek ödemeleri bu tutarın altında kalan emeklilere Hazine desteğiyle 23 bin 552 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını vurguladı.Mevcut taban ödemenin otomatik olarak artmayacağına dikkat çeken uzman isim, gelecek zam dönemlerinde bu tutarın yeniden yükseltilebilmesi için ayrı bir yasal düzenleme mesaisi gerekeceğinin altını çizdi.Kanunun asıl yapısal etkisinin SGK'nın finansman modelinde olduğunu belirten Erdursun, 2008 yılındaki sosyal güvenlik reformundan bu yana uygulanan bir sistemin sona erdiğini aktardı.Önceki modele göre devlet, SGK’nın tahsil ettiği primlerin dörtte biri oranında kuruma kanuni güvence altında, otomatik ve sabit bir katkı sağlıyordu.
Yeni yasa ile birlikte bu otomatik formül yürürlükten kaldırıldı.Kurumun yıl sonunda açık vermesi halinde oluşan açığın merkezi bütçeden karşılanması uygulaması ise devam edecek.Dünya Gazetesi yazarı Erdursun, değişikliğin devlet desteğini tamamen ortadan kaldırmadığını, ancak desteğin "hukuki niteliğini" değiştirdiğini ifade etti.Sabit ve kanunla güvence altına alınmış formülün yerini bütçe esnekliğine bıraktığını belirten Erdursun, "Bundan sonra SGK’nın finansman ihtiyacı oluştuğunda Hazine elbette yine kaynak aktarabilecek.
Ancak bu katkının miktarı artık kanunda yazılı sabit bir hesaplama yöntemine göre değil, merkezi bütçe imkanları ve hükümetin mali tercihleri doğrultusunda belirlenecek." değerlendirmesinde bulundu.Bu değişikliğin SGK'nın mali tablolarında doğrudan bir yansıması olacağına dikkat çekilen yazıda, otomatik devlet katkısının artık kurum bilançosunda standart bir gelir kalemi olarak yer almayacağı belirtildi.Gelir-gider dengesinin önceki yıllarla aynı yöntemle kıyaslanamayacağını belirten Erdursun, önümüzdeki yıllarda SGK'nın açık veya fazla durumunun analiz edilebilmesi için bütçeden yapılan transferlerin ayrıca mercek altına alınması gerekeceğini vurguladı.Erdursun, analizini şu uyarıyla noktaladı:"Bugün bu değişiklik kamuoyunda fazla tartışılmıyor olabilir.
Ancak önümüzdeki yıllarda SGK’nın mali dengeleri ve sosyal güvenlik politikaları değerlendirilirken, bu düzenlemenin etkisinin daha fazla hissedileceğini düşünüyorum."