Haber En Son Olay Haber
Google Haberler

Mevzurize'yi Takip Edin

Son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri Google Haberler üzerinden anında takip edin.

MevzuRize Gündem Tercih Standlarında Gergin Bekleyiş

Tercih Standlarında Gergin Bekleyiş

Üniversite tercih standları, adayların geleceklerini şekillendirmek adına önemli kararlar vermek durumunda kalmaları nedeniyle kaygı verici bir atmosfer oluşturuyor. Öğrenciler, doğru bölümü seçme baskısıyla yoğun bir stres altında bulunurken, aileler de bu süreçte destekleyici rol oynamak adına endişe duyuyor. Üniversitelerin sunduğu imkanlar ve kariyer olanakları hakkında bilgi edinmek isteyen adaylar, tercih yaparken doğru yönlendirmeye ihtiyaç duyuyor.

Okunma Süresi: 5 dk

Etki Can BOLATCAN YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından tercih dönemi başlıyor. 10 Ağustos’a kadar sürecek tercih günlerinde ekonomik kaygılar üniversiteye başlayacak öğrencilerin en büyük sorunu.

Kapasitesi yetersiz KYK yurtları, karşılanması imkansız kira ücretleri ve ekonomik kıskaç öğrencilerin tercih hayallerine ket vuruyor.

Bu sene YKS’ye 2 milyon 425 bin 627 öğrenci başvururken 2025 yılında KYK yurtlarına yalnızca 39 bin 852 yeni yatak eklendi.

Geçtiğimiz yıl toplam 778 bin 298 öğrenci, üniversitelere yerleşerek kayıt hakkı kazanmıştı.

Bu öğrencilerden 362 bin 800’ü KYK yurtlarına kabul edildi. Üniversitelere yerleşecek öğrencilerin çoğu için KYK yurtlarına yerleşmek sadece bir hayal.

Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2025 Yılı Çalışma Raporu’nda açıkladığı verilere göre, 2025 yılı içerisinde eski yurtların Bakanlık standartlarına uygun olmaması ve binaların ekonomik ömürlerini tamamlamış olmaları gibi nedenlerle toplam 38 bin 679 yatak kapasiteli 83 adet blok ve 25 yurt müdürlüğü hizmete kapatıldı.

KYK BURSU 4 BİN TL 5 KİŞİLİK ODA 12 BİN TL Barınma krizine çözüm bulamayan iktidar, protokollerle yandaş vakıflar ve kurumlar için de kontenjan sağladı.

Bakanlık tarafından Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’na bin 283, Türkiye Maarif Vakfı’na 302, MİT Akademi’ye ise 10 öğrencilik kontenjan sağlandı.

Kamu yurtlarından vazgeçerek özel yurtlarda barınmaya yönelen öğrenciler ise yüksek ücretlerle karşı karşıya kalıyor.

Ankara’da 2 kişilik odalar için en uygun barınma ücreti 16 bin TL’den başlarken öğrenciler, 5-6 kişilik odalar için bile en düşük 12 bin TL civarı ücretler ödemek zorunda kalıyor. 2026 yılında ise lisans öğrencilerine verilen KYK bursu yalnızca 4 bin TL.

En ucuz özel yurda yerleşmek bile öğrencilerin KYK bursunun 3 katına ulaşıyor.

Barınma ve eğitim masraflarının artışı öğrencileri ya aile evinde kalmaya zorluyor ya da üniversite eğitimini taşımalı olarak sürdürmeye.

Bütün bu sorunlar nedeniyle üniversite tercihi yapmamayı seçen öğrencilerin sayısı da oldukça fazla. ‘UMUTSUZLUĞA KAPILDIM’ Tokat’ta üniversite sınavına giren 18 yaşındaki İbrahim, maddi koşullar nedeniyle Ankara, İstanbul veya İzmir’de okuyamayacağını belirterek “Büyük şehirlere gidemediğim için Kocaeli Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünde okumaya karar verdim.

Ancak araştırdığımda Kocaeli’nin Anadolu'daki diğer şehirlere göre çok daha pahalı olduğunu fark ettim.

Orada ayakta kalabilmeyi göze bile alamıyorum” dedi.

Ekonomik çaresizlik yüzünden mecburen Konya Selçuk Üniversitesi’ni değerlendirdiğini anlatan İbrahim, “18 yıldır alıştığım düzeni tamamen bırakıp daha pahalı bir şehirde, tek başıma sorumluluk almak beni çok korkutuyor.

Yaşım gereği masraflarımın iyice arttı, zaten zorlanırken bir de tamamen farklı ve daha alt bir ekonomik şartta hayata tutunmaya çalışmak gerçekten beni ürkütüyor, insan daha üniversiteye başlamadan umutsuzluğa sürükleniyor” ifadelerini kullandı. ÖĞRENCİLER KAYIT YAPTIRAMADAN DÖNÜYOR Tercih danışmanlığı yapan rehber öğretmen Arman İ. ise öğrencilerin bazen tercih yapmalarına rağmen gittikleri şehirlerde karşılaştıkları ekonomik zorluklar nedeniyle kayıtlarını yapmadan yaşadıkları şehre geri döndüklerini belirtti.

Tercih danışmanı Arman İ, öğrencilerin tercih eğilimlerini “Üniversite eğitimi için öğrencilerin başka bir şehre gidememesinin en büyük sebebi kalacak yer bulamamaları oluyor.

KYK yurtlarına başvuru yapılabiliyor ancak onların da kapasitesi belli” şeklinde değerlendirdi. Öğrencilerin hem iş hem de üniversite imkanları nedeniyle büyük şehirlere yöneldiğinin altını çizen Arman İ., “Özellikle kırsaldan veya küçük ilçelerden gelen öğrenciler büyük şehirlerde tutunamıyor. Çok yüksek puan alıp tıp gibi bölümlere yerleşenler yurt imkanlarından faydalanabilse de özellikle iki yıllık ön lisans programlarını kazananlarda geri dönüşler çok daha fazla yaşanıyor” dedi. “ÜNİVERSİTEYE 3 YIL GEÇ KAYDOLDUM” Kazandığı üniversiteyi tercih edemeyen öğrencilerin yanında üniversite eğitimini yarım bırakmak ya da eğitimini ertelemek zorunda kalanlar da var, Maddi sorunlar nedeniyle üniversiteyi bırakmayı düşündüğünü söyleyen 23 yaşındaki İzmir Demokrasi Üniversitesi öğrencisi Kerem, “Ekonomik olarak iyi durumda olan bir aileye mensup değilsen üniversitede eğitim görmek her sene zorlaşıyor.

En temel gereksinimleri karşılamak için okuldan çıktığım saatlerde çalışmak zorunda kalıyorum, bütün öğrenciler benzer sorunlarla mücadele ettiği için çalışma koşulları da çok kötü. Çünkü işe talep çok fazla.

Gece çalışma saatlerim uzadıkça okula odaklanmam da imkansız hale geliyor” dedi.

Arkadaşlarının da benzer gerekçelerle okulu bıraktığını söyleyen Kerem, “Öğrenciler hem mezun olunca potansiyel işsiz olacakları hem de okurken karşılaştıkları maddi sorunlar nedeniyle okulu bırakıyor.

Bu şartlar bir yandan öğrencilerin mezuniyetini uzatmasına sebep oluyor.

Her geçen gün artan zamlar ve zorlaşan dersler şartları daha da karmaşık hale getiriyor, binbir güçlükle kazanılan üç kuruş parayı biraz olsun eğlenmek veya sosyalleşmek için harcamak bile insan üzerinde ciddi bir suçluluk ve sakınma baskısı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Edirne’de üniversite okuyan Onur Can ise ekonomik zorluklar nedeniyle üniversite eğitime geç başlayanlar arasında.

Farklı üniversiteleri kazanmasına rağmen çalıştığı için 3 yıl boyunca kayıt yaptıramadığını anlattı.  Onur Can, “Benim üniversiteye başladığım dönem ile bugünkü ekonomik koşullar arasında bile çok büyük bir uçurum var.

Kriz derinleştikçe hayat pahalılığı her geçen gün daha da artıyor.

En sonunda ekonomik açıdan pek çok şeyden feragat etmeyi göze alarak kaydımı yaptırdım ve okumaya başladım” şeklinde konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *