Trabzon’da tiyatro ve sanatseverler adına Trabzonlu tiyatro sanatçısı Kadri Özcan tarafından yapılan açıklamada, Haluk Ongan Sahnesi’nin yerine inşa edilmesi planlanan yeni kültür merkezine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Yaşayan Tiyatro tarafından sosyal medyada yürütülen kampanyada, yeni yapılacak kültür merkezinin yalnızca modern ihtiyaçları karşılayan bir yapı olmaması gerektiği belirtilerek, Trabzon’un kültürel belleğini yaşatan ve kentin sanat geçmişinden ilham alan simgesel bir eser olması gerektiği ifade edildi. “Geçmişten ilham almalı” Açıklamada, yıllarca Trabzon’un kültür hayatına ev sahipliği yapan tarihî Opera Binası’nın mimari karakteri ile Haluk Ongan Sahnesi’nin sanat geleneği ve akustik başarısının yeni projeye ilham vermesi gerektiği vurgulandı.
Trabzon’un simge yapılarından biri olarak kabul edilen Opera Binası’nın inşaatının 1912 yılında tamamlandığı hatırlatılan açıklamada, binanın uzun yıllar tiyatro oyunları, konserler, opera temsilleri ve sinema gösterimlerine ev sahipliği yaptığı belirtildi.
Opera Binası’nın yalnızca bir kültür merkezi değil, aynı zamanda şehrin sosyal yaşamının da önemli buluşma noktalarından biri olduğu kaydedildi.
Opera Binası’nın hafızası yaşatılmak isteniyor Açıklamada, Opera Binası’nın 1958 yılında yol genişletme çalışmaları kapsamında yıkıldığı ifade edilerek, aradan geçen onlarca yıla rağmen binaya ait fotoğrafların, kartpostalların ve anıların Trabzon’un kültürel hafızasında yaşamaya devam ettiği belirtildi.
Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun uzun yıllar oyunlarını sahnelediği Haluk Ongan Sahnesi’nin de güçlü akustiği ve oluşturduğu sanat ortamıyla kentin kültür tarihinde önemli bir yere sahip olduğu aktarıldı.
Yeni kültür merkezi projesiyle birlikte bu sahnenin yerini yeni bir yapıya bırakacak olmasının, sanatseverler arasında “Trabzon’un sanat mirası nasıl yaşatılmalı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdığı ifade edildi. “Amaç birebir yeniden yapmak değil” Yaşayan Tiyatro tarafından yürütülen kampanyada, amaçlarının tarihî Opera Binası’nın birebir yeniden yapılmasını istemek olmadığı özellikle vurgulandı.
Bunun yerine geçmişten ilham alan, Trabzon’un mimari kimliğini yansıtan, çağdaş ihtiyaçlara cevap veren ve güçlü akustiğe sahip özgün bir kültür merkezi tasarlanması önerildi.
Kampanya kapsamında hazırlanan yapay zekâ destekli konsept görsellerin de sosyal medyada ilgi gördüğü belirtilen açıklamada, eski Opera Binası’nın estetik çizgilerinden esinlenen modern kültür merkezi tasvirlerinin çok sayıda sanatçı, tiyatrosever ve vatandaş tarafından desteklendiği kaydedildi.
Mimarlara çağrı yapıldı Açıklamada, eylül ayında düzenlenmesi beklenen mimari proje sürecinin Trabzon için önemli bir fırsat olduğu ifade edilerek, yarışmaya katılacak mimarlara çağrıda bulunuldu.
Kampanyada, “Yeni kültür merkezi sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir bina değil, gelecek kuşaklara bırakılacak kültürel bir miras olmalıdır.” ifadelerine yer verildi.
Sosyal medyada destek gören kampanyanın herhangi bir kurumu hedef almak yerine ortak bir fikir oluşturmayı amaçladığı belirtildi.
Yaşayan Tiyatro, sürecin mimarlar, sanatçılar, akademisyenler, ilgili kurumlar ve vatandaşların katkısıyla şekillenmesinin Trabzon adına önemli bir kazanım olacağını ifade etti.