Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Türkiye'de Bir İlk: 26 Haftalık Bebeğin Omurgası Anne Karnında Başarıyla Onarıldı!

Türkiye'de Bir İlk: 26 Haftalık Bebeğin Omurgası Anne Karnında Başarıyla Onarıldı!

Hacettepe Üniversitesi'nde gerçekleştirilen tarihi bir operasyonla 26 haftalık hamile bir annenin bebeğinin omurilik açıklığı, anne karnındayken kapalı yöntemle düzeltildi. Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyan bu ameliyat, toplamda 6,5 saat sürdü ve tıp alanında önemli bir başarı olarak kaydedildi.

Okunma Süresi: 3 dk

Ankara'da yaşayan 32 yaşındaki Sebiha Çakmak, 22. haftasında hamilelik sürecinde hastaneye başvurdu. Yapılan kontroller sonucunda bebeğinde nöral tüp defekti olarak bilinen beyin ve omurilik gelişimini olumsuz etkileyen bir durum tespit edildi. Bu durum, kalıcı hasar riski taşıyor ve tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olarak değerlendiriliyor.

Hacettepe Üniversitesi’nde Tarihi Operasyon

Bebeğin tedavi süreci için Hacettepe Üniversitesi'ne sevk edilen Sebiha Çakmak, 26. haftalık bebeğine doğum öncesi müdahale yapılmasına karar verildi. Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Deren, bu süreçte önemli bir rol üstlendi. Operasyonda, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay ve Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan gibi alanındaki uzmanlar da görev aldı. 30 kişilik bir ekibin katılımıyla gerçekleştirilen bu operasyon, milimetrik cerrahi aletler ve kameralar kullanılarak fetoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirildi. Operasyon toplamda 6,5 saat sürdü ve sonuçlarıyla Türkiye’de kapalı yöntemle yapılan ilk vaka olarak önemli bir yer edindi.

İki Farklı Ameliyat, 24 Saat İçinde Gerçekleştirildi

Prof. Dr. Özgür Deren, iki ayrı hastayı 24 saat içerisinde hem açık hem de kapalı cerrahi tekniklerle başarıyla tedavi ettiklerini belirtti. Bu tür ameliyatlar, çok geniş bir ekip çalışması ve koordinasyon gerektiren süreçlerdir. Farklı branşlardaki uzmanların bir araya gelerek gerçekleştirdiği bu tür cerrahilerin zorlukları bulunduğunu ifade eden Deren, “Kapalı cerrahiyi Türkiye’de ilk kez yapmanın gururunu yaşıyoruz. Artık bu hastalıkla başvuran hastalarımıza hem kapalı cerrahi hem de açık cerrahi seçeneklerini sunma yetkinliğine sahip bir ekip olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Bu yeni yaklaşım, hastaların iyileşme süreçlerini hızlandırmakta ve operasyon sonrası iyileşmeyi olumlu yönde etkilemektedir.

Sebiha Çakmak’ın Umut Dolu Hikayesi

Yedinci çocuğuna hamile olan Sebiha Çakmak, bebeğinin sağlık durumu hakkında aldığı olumsuz tavsiyelere rağmen gebeliğini sonlandırmayı reddetti. 14 Temmuz’da gerçekleştirilen kapalı ameliyat sonucunda, bebeği için olumlu gelişmeler yaşadı. Çakmak, “Korkularımız vardı ama doktorlarımız sayesinde bu süreci sağlıklı bir şekilde atlattık.” ifadelerini kullandı. Bebeklerinin erkek olacağını ve ismini 'Umut' koymayı düşündüklerini belirten Çakmak, “Hareketlerini hissetmek bile benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Şimdi sabırsızlıkla onun doğumunu bekliyoruz.” dedi. Bu süreçte destek olan tüm sağlık ekibine de teşekkür etti.

Kapalı Cerrahinin Avantajları

Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, kapalı cerrahinin önemli avantajlarından bahsederek, bu yöntemle anne adayının gelecek dönemlerde vajinal doğum yapabilme olanağını artırdığını ve bebeğin yürüme şansını yükselttiğini açıkladı. Fadıloğlu, “Bu tür cerrahiler, ilk başta oluşan kusurları düzeltmeye yönelik ve bebeğin sinir sistemindeki hasarın önüne geçmeyi hedefliyor. Çok dikkatli bir planlama ve uygulama gerektiren bu operasyonlar hayati öneme sahip.” diyerek ameliyatın amacını vurguladı.

İki Canlıya Anestezi Uygulanması

Ameliyat sırasında yalnızca anneye değil, bebeğe de anestezi uygulandığına dikkat çeken Prof. Dr. Banu Kılıçaslan, “Bebeğin hareket etmemesi için ona da uygun anestezi uyguluyoruz. Yapılan araştırmalar, bebeklerin bu dönemde ağrı duyabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, hem anne hem de bebek için güvenli bir cerrahi ortam sağlamaya çalışıyoruz.” belirtti. Bu tür karmaşık cerrahilerin öncesinde çok ciddi hazırlıklar yapıldığını ekledi. Bu yenilikçi yaklaşım, anne ve bebeğin sağlık durumu açısından büyük önem taşıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *