Yaz sezonu açıldığında popüler tatil beldelerinin adeta insan akınına uğraması, şezlong fiyatlarının el yakması ve adım atacak yer kalmaması birçok tatilciyi kaçış rotaları aramaya itiyor.
Kilometrelerce yol gidip kalabalık bir sahilde gürültü içinde dinlenmeye çalışmak yerine, doğayla baş başa kalabileceğiniz gizli cennetler her geçen daha fazla ilgi görüyor.
İşte tam da bu noktada, Ege ve Akdeniz'in saklı kalmış köşeleri arasında öyle bir yer var ki; hem giriş ücreti yok hem adeta Maldivler'i andıran berrak bir denize sahip hem de henüz popüler kültürün kurbanı olmamış durumda!
Maldivler'i Aratmayan Turkuaz Su ve El Değmemiş Kumlar
İzmir'in Dikili ilçesine bağlı Bademli köyü sınırlarında yer alan Pissa Plajı (veya bölgedeki saklı koylar), adeta tropik bir adayı andıran coğrafi yapısıyla görenleri kendine hayran bırakıyor.
Cam Gibi Su: Denizin tabanındaki en küçük taşı bile görebileceğiniz kadar berrak, akvaryum temizliğinde bir suya sahip.
İncecik Kum: Adım attığınız anda ayaklarınızın altında kaybolan bembeyaz ve yumuşak kumsallarıyla adı gibi Türkiye'nin Maldivler'i unvanını sonuna kadar hak ediyor.
Zeytinliklerin Arasında Gizli Rota: Plaja ulaşmak için zeytin ağaçlarının arasından, biraz patika yollardan geçmeniz gerekiyor.
Bu da buranın kalabalıklardan uzak, sessiz ve huzurlu kalmasını sağlıyor.
GİRİŞ ÜCRETSİZ, TESİS YOK: DOĞALLIĞIN KEYFİ
Poüpler plajlardaki yüksek giriş ücretleri ve zorunlu harcama limitleri tatil bütçelerini sarsarken, bu saklı cennette herhangi bir giriş ücreti bulunmuyor.
Ancak gitmeden önce bilmeniz gereken en önemli detay: Kotta büyük oteller, lüks beach club'lar veya duş-tuvalet gibi modern tesisler yer almıyor.
Tamamen doğal ve koruma altında kalan bu koy, doğallığını bu sayede koruyor.
Tam da bu yüzden etrafta gürültülü müzikler yerine sadece dalgaların ve rüzgârın sesi duyuluyor.
GİTMEDEN ÖNCE ÇANTANIZDA BUNLAR MUTLAKA OLSUN!
Hiçbir ticari işletmenin bulunmadığı bu harika koyda mağduriyet yaşamamak için küçük bir hazırlık yapmanız şart:
Şemsiye ve Sandalye: Bölgede gölge alanlar sınırlı olduğu için kendi kamp sandalyenizi ve plaj şemsiyenizi mutlaka yanınızda bulundurun.
Yiyecek ve İçecek: En yakın yerleşim yerinden alışverişinizi önceden yaparak gidin; çünkü çevrede market ya da büfe bulunmuyor.
Çöp Hassasiyeti: Bu kadar bakir kalmış bir cennetin en büyük düşmanı ne yazık ki insan atıkları.
Giderken yanınızda mutlaka bir çöp poşeti bulundurun ve doğayı bulduğunuz gibi bırakın.
Editör Notu: Hafta içi günlerde giderseniz bu eşsiz turkuaz suların ve sessizliğin tadını neredeyse tamamen tek başınıza çıkarabilirsiniz. Şehir hayatının kargaşasından birkaç günlüğüne de olsa kopmak istiyorsanız, bu rota yaz planlarınızın en başına yazılmayı hak ediyor!Maldivler'e gitmeden önce bilmeniz gereken 5 gizli gerçekElazığ'da 200 yıllık mağara doğal klimaya dönüştü: Ziyaretçi rekoru kırıyor