Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin yerli ve milli demir yolu endüstrisinde gelişim göstermeye devam ettiğini açıkladı. Son yapılan yatırımlar ve geliştirilmiş projelerle birlikte, Türkiye'nin demir yollarında yerli üretim araçların sayısının giderek arttığını belirtti. Uraloğlu, "TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü'müzde yüzde 90 yerlilik oranı olan 'DE 10000' manevra lokomotifimizi Tanzanya'ya uğurladık." dedi.
Tanzanya'ya Uğurlanan Yerli Lokomotif
Bakan Uraloğlu, yerli mühendislik ile tasarlanan lokomotifin, Afrika topraklarında demiryolu hizmeti vermek üzere yola çıktığını ifade etti. Lokomotifin, Eskişehir'den Kocaeli Derince Limanı'na getirildiği ve sonrasında yükleme işlemlerinin tamamlanarak, 29 Temmuz Çarşamba günü Tanzanya'ya gemiyle gönderildiği aktarıldı. Uraloğlu, lokomotifin deniz yolculuğunun toplamda yaklaşık 3,946 deniz mili (7,308 kilometre) süreceğini belirtti. Tanzanya'da Darüsselam Limanı'na ulaşan lokomotifin, ülkenin demir yolu filosuna önemli bir katkıda bulunması bekleniyor.
Yerli Motor Teknolojisi ile Güçlendirilmiş Lokomotif
Bakan Uraloğlu, lokomotifin TÜBİTAK KAMAG Projesi çerçevesinde yerli olarak geliştirilen 1000 beygir gücündeki dizel motor "Özgün Motor" ile donatıldığını kaydetti. Özgün Motor'un, yüksek yerlilik oranı ve tüm fikri mülkiyet haklarının Türkiye'ye ait olması nedeniyle bu lokomotif üzerinde kullanılmasının önemli bir adım olduğu vurgulandı. Bu motor, ilk kez yerli bir lokomotif platformunda görev alarak, uluslararası pazarlara da ihraç edilmiş oldu. Geliştirilme sürecinde kazanılan mühendislik bilgi birikimi, Türkiye’nin güç sistemleri alanındaki teknoloji seviyesini önemli ölçüde yükseltti.
Stratejik Ürün Olarak Dikkat Çekiyor
Ayrıca, Uraloğlu, söz konusu motorun ticarileşme aşamasına gelerek, demir yolu gibi farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek önemli bir stratejik ürün haline geldiğini ifade etti. Yerli ve milli ürünlerin sadece demir yolu alanında değil, diğer birçok sektörde de etkili olacağına inandığını söyledi. Altyapı ve mühendislik alanındaki bu gelişmeler, Türkiye'nin uluslararası düzeydeki rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.