Bu mücadele, sadece askeri bir çatışma değil, aynı zamanda bir milletin direnme iradesini ortaya koyduğu önemli bir süreç olarak öne çıkıyor. Bu süreçte sahneye çıkan en önemli isimlerden biri ise Mustafa Kemal Atatürk oldu. Mustafa Kemal, savaş sırasında özellikle kritik anlarda aldığı inisiyatiflerle dikkat çekti. Cephede aktif rol alması, sahadaki gelişmeleri doğrudan analiz ederek hızlı kararlar vermesi ve askerleriyle güçlü bir iletişim kurması, onun liderlik anlayışını belirleyen unsurlar arasında yer aldı.
Özellikle savunma hattının korunması ve ani gelişen durumlara karşı verdiği tepkiler, savaşın seyrini etkileyen faktörlerden biri. Bu yönüyle Çanakkale, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri yetkinliğini ortaya koyduğu ve ilerleyen yıllarda üstleneceği liderlik rolünün temellerini attığı bir dönem oldu. Aşağıda sizler için Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale savaşında söylediği sözler derledik. Bu sözleri okuyarak bile o mücadelenin ne kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale Savaşı’nda Söylediği Sözler
“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”
“Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.”
“Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hakim olabilir.”
Onlar mukaddes vatan toprakları için canlarını seve seve vermişler, Çanakkale Savaşları’nın kaderini değiştirmişlerdir. Burada geçen her saniye, kullanılan her an, ölen her nefer, Türk vatan ve milletinin mukadderatını çizmiştir. Kara savaşlarına katılan ilk birlik olan 57. Alay, vatan sevgisinin ne olduğunu insanlığa göstermiştir. Bu kahraman Alayı hayranlık, minnet ve rahmetle anıyorum.”
“Siperler arası 8 metre. Yani ölüm muhakkak. 3 dakika önce gelen bölüğün tamamı şehit olmuş. Yeni gelenler bunu biliyor ve bir 3 dakika sonra kendisinin de şehit olacağının farkında ilerliyor. Ama ne ilerleme! Bir an bile sarsılma, durma, geriye bakmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an okuyor bilmeyenler kelime-i şahadet getiriyor. Az sonra öleceğini bile bile gözünü kırpmadan şahadete gidiyor. İşte Çanakkale Savaşlarının zaferle sonuçlanmasını sağlayan şey milletimiz ve onun askerindeki bu yüce ruhtur.”

“Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı’nı müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum. Bu ana kadar, sevgili Corinne, hep başarılı oldum ve aynı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım. Burada benim ismimin duyulmamasına şaşırmamalı, çünkü ben, mühim bir muharebenin kahramanı olarak Mehmet Çavuş’a şeref kazandırmayı tercih ettim. Tabi şüphe etmezsiniz ki, muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaş gecesi muharebelerin saflarında Mehmet Çavuş’u bulan da o idi.” (30 Mart 1915)
“İşte Arıburnu’nda İngilizlerle muharebedeyim. Düşmanın esaslı kuvvetini ezdim. Kalanı da cesur kıtalarım tarafından kontrol edilen bir noktaya sürüldü. Pek yakında ümit ederim ki düşmanın tam imhası haberini alacaksınız.” (1915)
“Dün gece tümen cephesine karşı taarruz eden düşman ağır kayıplar verdirilerek püskürtülmüş ve 57. Alayın 31 ve 32 numaralı siperlerine giren düşman, 27. ve 57. Alayların şiddetli karşı hücumlarıyla tümüyle yok edilerek bombayla havaya uçurulmuş ve askerlerimiz siperlerimize yerleşmiştir. 27. Alay Kumandanı gösterdiği gayret ve aldığı faydalı tedbirlerden ötürü, Kuzey Grubu Kumandanı Paşa hazretleri tarafından bir gümüş imtiyaz madalyasıyla taltif edilmiştir.” (5 Haziran 1915)
“Psikolojik bir hadisedir ki, insan, hayatta bazı dostluklar elde etmek için fevkalade çalışmak ve fedakarlıklar yapmak zorundadır. Mesela siz bana sormuştunuz: “Siz ne zaman albaylığa terfi edeceksiniz?” diye. Benim cevabım şu olmuştu: “Bu, bir harp meydanında kazanılır” Siz bana karşılık verdiniz: “Bunu ispat ediniz” Sizin arzunuza uyarak beş günden beri albayım.” (6 Haziran 1915)

“Burada hayat o kadar sakin değil. Gece gündüz, her gün çeşitli toplardan atılan şarapneller ve diğer mermiler başlarımızın üstünde patlamaktan geri kalmıyor. Kurşunlar vızıldıyor ve bomba gürültüleri toplarınkine karışıyor. Gerçekten bir cehennem hayatı yaşıyoruz.” (3 Temmuz 1915)
“Çok şükür askerlerim pek cesur ve düşmandan daha kuvvetlidirler. Bundan başka içsel inançları çok defa ölüme sevk eden emirlerimi yerine getirmelerini çok kolaylaştırıyor. Hakikaten onlara göre iki semavi netice mümkün: Gazi veya şehit olmak. Bu sonuncusu nedir bilir misiniz? Dosdoğru cennete gitmek.” (3 Temmuz 1915)
“Gece karanlıkta yaralıları dolaştığım sırada Mehmet Çavuş adında birinin düşmana hücum sırasında elindeki silahının kullanılmaz hale gelmesi üzerine hücuma taşla devam ettiğini anladığımdan, özendirmeye örnek olacağı düşüncesiyle, derhal adı geçenin orada nişanla ödüllendirilmesini arz ve istirham ettim.” (1915)

Sonuç Olarak…
Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale savaşında söylediği sözler bu şekildeydi. Çanakkale Savaşı, hem askeri hem de tarihsel açıdan önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu süreçte Mustafa Kemal Atatürk’ün sergilediği liderlik, sadece savaşın sonucuna değil, aynı zamanda gelecekteki gelişmelere de etki etti. Çanakkale’de ortaya konan bu yönetim anlayışı, onun ilerleyen yıllarda daha geniş sorumluluklar üstlenmesinin önünü açtı ve bu savaş, bir liderin şekillendiği kritik bir aşama olarak değerlendirilmeye devam ediyor. O gün verilen mücadele günümüz Türkiye’sini şekillendiren en önemli dönüm noktaları arasında yer alıyor.