“Kamuoyuna sürekli başarı hikâyeleri anlatılıyor ancak sahadaki tablo bambaşka” diyen Korkmaz, doğurganlıktan genç işsizliğine, enflasyondan demokrasi göstergelerine kadar birçok başlıkta ciddi alarm sinyalleri bulunduğunu ifade etti.
“Doğurganlık Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Seviyelerinde”
Korkmaz’ın aktardığı verilere göre, 2018 yılında yaklaşık 2,0 seviyesinde olan toplam doğurganlık hızı bugün 1,48’e kadar gerilemiş durumda. Bunun yalnızca demografik değil, aynı zamanda ekonomik bir gösterge olduğuna işaret eden Korkmaz, gençlerin artan hayat pahalılığı nedeniyle evlenemediğini, yuva kuramadığını ve gelecek kaygısının artık nüfus verilerine yansıdığını söyledi.
“Yüksek Enflasyon Toplumsal Travmaya Dönüştü”
2018 öncesinde uzun yıllar yüzde 8–10 bandında seyreden enflasyonun, sonraki süreçte resmi rakamlara göre dahi yüzde 80’lere ulaştığını hatırlatan Korkmaz, pazarda ve markette hissedilen artışların birçok üründe yüzde 100’ü geçtiğini vurguladı.
“Yüksek enflasyon sadece ekonomik bir veri değildir” diyen Korkmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Adalet duygusunu zedeler, çalışarak geçinme inancını aşındırır. Uzun süreli yüksek enflasyon bir ülkenin sadece bütçesini değil, toplumsal dengelerini ve ahlaki zeminini de sarsan sosyo-ekonomik bir travmaya dönüşür.”
Genç İşsizlik ve Umutsuzluk Büyüyor
Genç işsizliğin 2012 yıllarında yaklaşık yüzde 16 ile en düşük seviyesini gördüğünü hatırlatan Korkmaz, bugün bu oranın hâlâ yüzde 20’nin üzerinde seyrettiğini belirtti. Milyonlarca gencin ne eğitimde ne istihdamda olduğuna dikkat çeken Korkmaz, bu tablonun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir toplumsal alarm olduğunu söyledi.Ayrıca OECD verilerine göre 18–24 yaş grubunda ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranının yüzde 30’un üzerine çıktığını belirten Korkmaz, üniversite diplomasının artık tek başına umut olmaktan çıktığını vurguladı.
“Demokrasi ve Hukuk Zayıfladıkça Ekonomi de Zarar Görüyor”
Uluslararası demokrasi endekslerinde Türkiye’nin “tam demokrasi” kategorisinden uzaklaşarak “hibrit rejim” sınıfına gerilediğini hatırlatan Korkmaz, hukuka olan güven azaldıkça yatırımların da azaldığını, bunun doğrudan ekonomiye yansıdığını ifade etti.
“Sistem Tartışması Kaçınılmaz”
Açıklamasının sonunda mevcut yönetim modelinin artık serinkanlı biçimde yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayan Korkmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“Aradan geçen yıllar gösterdi ki yüksek enflasyon kronikleşmiş, genç işsizlik kalıcı hale gelmiş, doğurganlık düşmüş ve kurumsal güven zayıflamıştır. Eğer bir ülkede gençler geleceklerini başka ülkelerde arıyorsa, emekli geçinemiyorsa, çiftçi üretmekte zorlanıyorsa mesele kişiler değil, sistemdir.”
Korkmaz, Türkiye’nin ihtiyacının kutuplaşma değil; güçlendirilmiş demokrasi, şeffaf yönetim ve üretim ekonomisi olduğunu belirterek, “Güçlü devlet; güçlü bir zümreyle değil, güçlü bir milletle olur. Biz eleştirmek için değil, düzeltmek için konuşuyoruz” sözleriyle açıklamasını tamamladı.