Karadeniz’in engebeli coğrafyası, bölge insanını yüzyıllar boyunca pratik ve dayanıklı çözümler üretmeye yöneltti. Bu çözümlerden biri de Rize’ye özgü sepet örme sanatı oldu. Özellikle kırsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan sepetler, hem günlük hayatı kolaylaştırdı hem de geleneksel el sanatları arasında önemli bir yer edindi.
Taşımacılığın Sessiz Kahramanı
Rize’nin dağlık ve engebeli arazi yapısı nedeniyle geçmişte taşımacılığın büyük bölümü sırtta, sepetle yapılırdı. Sepetlerin yere sabitlenebilmesi için sivri ayaklar kullanılırken, çoğu model iki ayaklı olarak tasarlanırdı.
Sırta rahatça alınabilmesi için iki bağcıkla desteklenen bu sepetler, bölge halkının günlük yaşamında adeta bir taşıma aracı işlevi gördü.
Dayanıklılıkta Kestane, Yaygınlıkta Fındık
Yörede yapılan sepetlerin üretiminde genellikle kestane ve fındık dalları tercih ediliyor. Kestaneden yapılan sepetler daha dayanıklı olsa da, bölgede bol bulunması nedeniyle büyük çoğunluğu fındık dallarından örülüyor. Doğal malzemelerle üretilen bu sepetler hem sağlamlık hem de uzun ömür açısından öne çıkıyor.

Ürüne Göre Tasarım
Rize’de üretilen sepetler, taşınacak ürüne göre farklı tasarımlara sahip. Bu da yörede oldukça zengin bir model çeşitliliği oluşmasını sağlıyor:
Meyve sepetleri: İnce, uzun ve koni biçiminde tasarlanır. Çoğunlukla üzüm toplamak için kullanılır ve yörede “treyteli” olarak bilinir.
Çay toplama sepetleri: Genellikle iki ayaklıdır. Gövdesi ağız kısmına doğru genişler. Ayaklarından bağlanan iplerle sırta asılarak taşınır.
Ayaksız sepetler: Daha yayvan ve saplıdır. Farklı ürünlerin taşınmasında kullanılır.
Kültürel Miras Geleceğe Taşınıyor
Modern taşıma araçlarının yaygınlaşmasına rağmen, sepet örme geleneği Rize’de varlığını sürdürüyor. Hem günlük kullanım hem de turistik ve dekoratif amaçlı üretimlerle bu el sanatı yaşatılmaya devam ediyor.
Doğayla uyumlu malzemelerden üretilen Rize sepetleri, Karadeniz insanının emeğini, üretkenliğini ve yaşam kültürünü yansıtan önemli bir kültürel miras olarak dikkat çekiyor.