Rize’de eski yayla yerleşimleri, Doğu Karadeniz’in coğrafi ve iklimsel şartlarına bağlı olarak yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Uzmanlara göre Rize yaylalarında mevsimlik yerleşim geleneği, Orta Çağ döneminden itibaren belirginleşmiş, Osmanlı döneminde ise sistemli bir yaylacılık kültürüne dönüşmüştür. Bugün Ayder, Pokut, Gito ve Elevit gibi yaylalar yalnızca turizm değil, aynı zamanda köklü bir tarihî mirasın da temsilcisidir.
Rize’de Yayla Yerleşimlerinin Başlangıcı
Rize’de yayla yerleşimlerinin temeli, bölgenin sarp ve engebeli yapısı nedeniyle halkın yaz aylarında daha serin ve otlak açısından verimli alanlara yönelmesiyle atılmıştır. İlk yayla hareketlerinin 10. ve 11. yüzyıllarda başladığı, 14. ve 15. yüzyıllarda ise kalıcı gelenek hâline geldiği tahmin edilmektedir.
Özellikle hayvancılıkla uğraşan aileler, ilkbahar sonu itibarıyla yüksek rakımlı yaylalara çıkar, sonbaharda tekrar köylerine dönerdi. Bu sistem, “yaylak-kışlak” düzeni olarak bilinir.
Osmanlı Döneminde Yaylacılık
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Rize ve çevresindeki yaylalar, vergi kayıtlarına ve tahrir defterlerine konu olmuştur. Bu kayıtlar, 16. yüzyılda bölgede düzenli yayla kullanımının bulunduğunu göstermektedir. Yaylalar sadece hayvancılık değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel buluşma alanları olarak da işlev görmüştür.
Yaylalarda ahşap mimari öne çıkmış, taş temelli ve ladin ağacından yapılan evler zamanla kalıcı yazlık yerleşimlere dönüşmüştür.

Rize’nin Öne Çıkan Tarihî Yaylaları
Ayder Yaylası – Çamlıhemşin
Ayder Yaylası, 1200 metre rakımıyla hem tarihî yaylacılığın hem de günümüz turizminin merkezlerinden biridir. 19. yüzyıldan itibaren düzenli yerleşim izleri artmıştır.
Pokut Yaylası – Çamlıhemşin
Pokut Yaylası, geleneksel ahşap mimarisiyle dikkat çeker. Yerleşim geçmişi birkaç yüzyıl öncesine dayanır.
Gito Yaylası – Çamlıhemşin
Gito Yaylası, 2000 metreyi aşan yüksekliğiyle tarih boyunca yazlık yaşam alanı olarak kullanılmıştır.
Yayla Kültürünün Sosyal Boyutu
Rize’de yayla yerleşimleri yalnızca ekonomik değil, kültürel bir gelenektir. Yayla göçleri sırasında toplu hareket edilir, horonlar oynanır, yayla şenlikleri düzenlenirdi. Bu gelenek günümüzde de sürmekte, özellikle yaz aylarında festivallerle yaşatılmaktadır.
Cumhuriyet Döneminde Değişim
Cumhuriyet sonrası dönemde ulaşım imkânlarının artmasıyla bazı yaylalar kalıcı yerleşime dönüşmüş, bazıları ise turizm odaklı gelişmiştir. Buna rağmen geleneksel yaylacılık kültürü Rize’nin kimliğinin önemli bir parçası olmaya devam etmektedir.