Rize’nin En Eski Yerleşim Dönemi
Uzmanların değerlendirmelerine göre Rize ve çevresinde ilk yerleşim izleri Tunç Çağı’na (MÖ 2000’ler) kadar dayanıyor. Bölgenin coğrafi yapısı, deniz ticaretine elverişli konumu ve verimli toprakları, tarih boyunca yerleşimi cazip hale getirdi.
Antik kaynaklarda Karadeniz’in doğu kıyılarında yaşayan topluluklar arasında Kolhis (Colchis) kültürünün etkisi olduğu belirtilmektedir. Bu kültür, Doğu Karadeniz ile Kafkasya arasında geniş bir alanda hüküm sürmüştür.
Antik Çağ’da Rize
Rize’nin bilinen en eski adı, antik kaynaklarda geçen “Rhizus” ya da “Rizaion” olarak kaydedilmiştir. Bu isimlerin, Yunanca’da “dağ eteği” anlamına gelen kelimelerden türediği düşünülmektedir.
Bölge sırasıyla şu medeniyetlerin etkisi altında kalmıştır:
Kolhis Krallığı
Pers İmparatorluğu
Pontus Krallığı
Roma İmparatorluğu
Bizans İmparatorluğu
Roma döneminde bölgenin ticari ve askeri açıdan önem kazandığı bilinmektedir.
Orta Çağ ve Sonrası
Rize, 15. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine girdi. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde, Trabzon Rum İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte Osmanlı topraklarına katıldı.
Osmanlı döneminde küçük bir liman kenti olarak gelişen Rize, özellikle Cumhuriyet döneminde çay tarımı ile ekonomik anlamda büyük bir dönüşüm yaşadı.
Rize’nin Tarihi Önemi
Rize’nin bilinen en eski yerleşim tarihi olan MÖ 2000’ler, bölgenin Karadeniz tarihindeki stratejik konumunu gözler önüne seriyor. Doğu Karadeniz’in sarp coğrafyasına rağmen kesintisiz yerleşim görmesi, şehrin tarihsel değerini artırıyor.
Bugün Rize’de bulunan kale kalıntıları, tarihi camiler ve eski yerleşim alanları, bu köklü geçmişin izlerini taşıyor.