deneme bonusu
MevzuRize Teknoloji James Webb Teleskobu, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde su ve kozmik toz keşfetti!

James Webb Teleskobu, Samanyolu Galaksisi'nin merkezinde su ve kozmik toz keşfetti!

James Webb Uzay Teleskobu, Sagittarius A* kara deliğinin yakınındaki IRS 3 yıldızının çevresinde su ve oksijen bakımından zengin kozmik toz keşfetti.

Okunma Süresi: 2 dk

NASA, ESA ve Kanada Uzay Ajansı tarafından işletilen James Webb Uzay Teleskobu, galaksimizin merkezindeki aşırı koşullara ilişkin dikkat çekici bir keşfe imza attı.

Uluslararası araştırma ekibi, Samanyolu’nun merkezindeki Sagittarius A* adlı süper kütleli kara deliğin yakınında bulunan IRS 3 yıldızını inceledi.Yaklaşık 72 milyon yaşındaki IRS 3, Sagittarius A*’dan yalnızca 0,55 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

Güneş’in yaklaşık altı katı kütleye sahip olduğu hesaplanan yıldız, yaşamının sonlarına yaklaşırken güçlü yıldız rüzgârlarıyla çevresine büyük miktarda gaz ve toz yayıyor.Araştırmacılar, James Webb’in Orta Kızılötesi Aygıtı MIRI ile IRS 3’ten gelen ışığı analiz etti. İncelemeler sonucunda yıldızın çevresindeki geniş gaz ve toz zarfında oksijen bakımından zengin silikat tozu belirlendi.

Aynı bölgede ilk kez suyun izlerine de açık biçimde rastlandı.Bu sonuç, yoğun radyasyonun hâkim olduğu galaksi merkezlerinde moleküler maddelerin parçalanmadan varlığını sürdürebildiğini ortaya koydu.

IRS 3’ün daha önce karbon bakımından zengin bir yıldız olabileceği düşünülüyordu.

Webb’in ayrıntılı kızılötesi verileri ise yıldızın gerçek kimyasının oksijen ağırlıklı olduğunu gösterdi.Gözlemler ve bilgisayar modelleri, IRS 3’ü çevreleyen tozun katmanlı bir yapı oluşturduğunu gösteriyor.

Bu yapı yıldızdan yaklaşık 10 bin astronomik birim uzaklığa kadar uzanıyor.

Tozun sıcaklığı yıldıza yakın bölgelerde yaklaşık 1200 Kelvin’e ulaşırken dış katmanlarda 100 Kelvin seviyesine kadar düşüyor.Bilim insanlarına göre keşif, yaşamlarının sonuna yaklaşan yıldızların galaksilerin merkezlerini yeni maddelerle beslemeyi sürdürebileceğini kanıtlıyor.

Bu maddeler daha sonra yeni yıldızların ve gezegenlerin oluşumunda kullanılabiliyor.

Böylece galaksi merkezlerinin, daha önce düşünüldüğü kadar verimsiz ve tamamen yıkıcı ortamlar olmayabileceği anlaşılıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin