Dr.
Tuncay ÖZDEMİR Bazı anlar vardır ki takvimde yalnızca bir tarih, saatte yalnızca birkaç rakam olarak görünür ama insanın hafızasında ömür boyu unutulmayacak bir yer kaplarlar.
Uzun zamandır birbirine karşı sessizce bir çekim hisseden iki insan düşünün.
Ilık bir yaz akşamı, denizin kıyısında eski bir iskelede otururlarken suyun üzerinden hafif bir serinlik yükseliyor.
Dalgaların ritmi uzaktan gelen romantik bir şarkıya karışıyor.
Konuşmalar zaman zaman kesiliyor, çünkü bazı duyguları ifade etmeye kelimeler yetmiyor.
Sonra o an geliyor ve ilk kez elleri birbirine değiyor.
O saniye, etraflarındaki dünya sessizce donup kalıyor.
Gökyüzünün batı ufkunda yaz üçgeni yükseliyor olabilir.
Akrep ufka doğru eğilirken Yay Samanyolu'nun parlak merkezini işaret ediyor olabilir.
Belki Jüpiter doğu ufkunda yeni belirmiştir, belki Satürn bütün ihtişamıyla gökyüzünde süzülmektedir.
Birbirlerine bakmaktan çekinip gözlerini yıldızlardan ayıramadıkları bu an akıllarına geldiğinde belki hiçbir takımyıldız bilmeseler bile o gece yıldızların dizilişindeki ahengi hatırlayacaklardır.
Zaten bu yüzden, o tarihe ve saate ait bir gökyüzü haritası sıradan bir hediyeden ziyade o anın parmak izi gibi eşsiz bir tablodur.
Yıllar sonra bile o anki gökyüzüne yeniden bakabilecek olsalar sadece bir yıldız haritasını değil o ilk dokunuşu, denizin kokusunu, fonda çalan şarkıyı ve o yaz akşamının heyecanını yeniden hatırlarlar.
GÖKYÜZÜ TAPULU MÜLK MÜ?
Herhangi bir tarih ve saat için gökyüzündeki yıldız ve gezegenlerin konumunu gösteren bir harita oluşturmak günümüzde çok kolay ve hatta kimi uygulamalar sayesinde ücretsiz olarak yapılması da mümkün.
Bunu yüksek kalitede bir baskı ile güzel bir çerçeveye koymak biraz zaman ve estetik algı gerektirebilir ve tabii ki ticari bir hizmet olarak sunulması da gayet makuldür. Öte yandan bir de sevdiklerine bir yıldızın ya da gezegenin adını hediye etmek isteyenler var. İlk bakışta daha büyük, daha kalıcı ve daha romantik bir jest gibi geliyor değil mi?
Sonuçta bir insana "Artık gökyüzünde senin adını taşıyan bir yıldız var." diyebilmek oldukça etkileyici.
Ne yazık ki işin aslı pek öyle değil. İnternette belirli bir ücret karşılığında bir yıldıza veya gezegene isminizi verdiğini iddia eden pek çok web sitesi mevcut.
Ancak bunların hiçbirinin bilimsel ya da hukuki bir geçerliliği yok. Çünkü gök cisimlerine isim verme yetkisi herhangi bir şirkete, internet sitesine ya da ticari kuruluşa ait değil.
Gök cisimlerinin isimleri ve katalog numaraları uluslararası astronomi camiası tarafından belirli koşullara göre belirlenir ve tüm bilim camiası da bu isimleri kullanır.
Sizin herhangi bir ticari kurumdan satın aldığınız isim sertifikası, aslında yalnızca o şirketin kendi veri tabanında kayıtlı olan bir isimden ibarettir.
Aynı yıldız, ertesi gün başka bir şirket tarafından bambaşka bir isimle bir başkasına da satılabilir.
Bu isimlerin hiçbiri gökyüzü kataloglarında, bilimsel yayınlarda ya da gözlemevlerinde kullanılmaz.
Elbette burada satılan şey çoğu zaman romantik bir fikir, sembolik bir jest ve güzel hazırlanmış bir sertifikadır.
Ancak gerçekten gökyüzünde bir yıldıza isim vermiş olduğunuzu düşünüyorsanız, maalesef böyle bir şey mümkün değil. Öte yandan bir gök cismine isminizin verilmesi imkânsız bir şey de değil.
Ancak bunun yolu kredi kartınızdan ödeme yapmaktan değil, bilime gerçek bir katkı sunmaktan geçiyor.
Tıpkı Dr.
Yücel Kılıç'ın yaptığı gibi.
ADINIZI GÖKYÜZÜNE YAZDIRMAK MÜMKÜN Türkiye'de yetişmiş ve kariyerini uluslararası düzeyde sürdüren bir astronom olan Dr.
Yücel Kılıç, uzun yıllar TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde uzman astronom olarak görev yaptıktan sonra çalışmalarını İspanya'daki Instituto de Astrofísica de Andalucía'da (IAA-CSIC) sürdürmekte.
Meslek yaşamı boyunca yalnızca akademik araştırmalar yapmakla kalmamış, Türkiye'de amatör ve profesyonel astronomlar arasında güçlü bir iş birliği kültürünün oluşmasına da katkı sağlamış olan Dr.
Kılıç, özellikle küçük Güneş Sistemi cisimleri üzerine yürüttüğü çalışmalar sayesinde uluslararası astronomi camiasında tanınan isimlerden biri haline gelmiştir.
Dr.
Kılıç'ın bilimsel çalışmalarının merkezinde asteroitler yer alıyor.
Asteroitlerin konumlarının astrometri ile yüksek hassasiyetle belirlenmesi, fotometri ile parlaklık değişimlerinin incelenmesi ve yörüngelerinin doğrulanmasına yönelik gözlemler Dr.
Kılıç'ın çalışmalarının bel kemiğini oluşturuyor.
Bu çalışmalar, yalnızca tek tek gök cisimlerini tanımaya değil, Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimi hakkında daha doğru modeller geliştirilmesine de katkı sağlıyor.
Bunun yanında Dr.
Kılıç, yıldız örtülmeleri alanında da aktif çalışmalar yürütmekte.
Bir asteroidin uzak bir yıldızın önünden geçerken oluşturduğu çok kısa süreli örtülmeleri gözleyerek asteroitlerin boyutlarının, şekillerinin ve yörüngelerinin olağanüstü hassasiyetle belirlenmesi mümkün.
Dr.
Kılıç aynı zamanda gözlemevi otomasyonu ve teleskop kontrol yazılımları üzerine de çalışmış, Türkiye Ulusal Gözlemevi'nde geliştirilen çeşitli yazılımlara katkı sağlamıştır.
Bilimsel araştırmaları, yazılım geliştirme çalışmaları ve uluslararası işbirlikleri nedeniyle, 2026 yılında Güneş etrafındaki bir turunu 4.06 yılda tamamlayan bir asteroide (20769) Yucelkilic adı verildi.
Dr.
Kılıç'ın adı bir şirketten satın aldığı sertifika ile değil söz konusu asteroidi keşfeden ekip tarafından Uluslararası Astronomi Birliği'nin Küçük Gök Cisimleri Adlandırma Çalışma Grubu'na önerildi, ekip tarafından bu öneri değerlendirildi ve uygun bulunarak Dr.
Kılıç'ın adının söz konusu asteroide verilmesi resmiyet kazandı.
Artık dünyanın neresindeki gözlemevine giderseniz gidin, bilimsel kataloglara baktığınızda bu asteroit hep bu isimle, (20769) Yucelkilic olarak karşımıza çıkacak.
Yani bir gök cismine adınızı vermek gerçekten mümkün.
Ama bu, satın alınabilecek bir hizmet değil; bilim dünyasının, kayda değer katkıları olan insanlara verdiği nadir ve çok değerli bir onur.
Gönül isterdi ki Dr.
Yücel Kılıç, yılları verdiği çalışmaları kendi ülkesinde sürdürmeye devam edebilseydi.
Ancak bu sayede bugün adını taşıyan asteroidle gençlerimize bilimin sınır tanımadığını da hatırlatmış oluyor.