Rize
Kapalı
weather
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Yerel Haberler Arjantin ve Türkiye'nin Ekonomik Kırılganlıkları: Dönüşüm ve Uyarılar

Arjantin ve Türkiye'nin Ekonomik Kırılganlıkları: Dönüşüm ve Uyarılar

Arjantin ve Türkiye, benzer ekonomik zorluklar yaşıyor. Arjantin’in yeni lideri Javier Milei, radikal politikalarla enflasyonu düşük seviyelere indirmişken, Türkiye’nin sağlam reformlar yapması gerektiği vurgulanıyor. Her iki ülke için yapısal istikrar hayati önem taşıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

İki Uzak Ülke, Bir Ortak Kader: Ekonomide Sarsılan Para

Coğrafi olarak birbirinden 12 bin kilometre uzak olan Arjantin ve Türkiye, tarihsel, kültürel ya da siyasi olarak birbirine pek benzemeyen ülkeler. Ancak ekonomi söz konusu olduğunda benzer kırılganlıklar ve yapısal sorunlar, bu iki ülkenin kaderini zaman zaman örtüştürmektedir. Her iki ülke de yerel para birimlerinin yıllara yayılan zafiyetleriyle mücadele etmiş, yüksek enflasyon ve kronik ekonomik istikrarsızlıklarla karşı karşıya kalmıştır.

Arjantin’in 1991’de Harvard mezunu Maliye Bakanı Cavallo ile başlattığı dolar sabitleme politikası kısa sürede sonuç vermiş, enflasyon üç haneden sıfıra çekilmiştir. Ancak bu başarı, uzun vadede Arjantin’in siyasal ve kültürel gerçekleriyle çelişmiş, sürdürülemez hale gelmiştir. Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi, güçlü bir ekonomik model kadar, o modeli taşıyacak bir kurumsal ve kültürel altyapının gerekliliği burada da kendini göstermiştir.

Deli mi, Dahi mi? Javier Milei’nin Cesur Dönüşümü

2023 seçimlerinde halkın karşısına çıkan iki farklı ekonomik yaklaşım vardı: Akılcı, sistem içi bir çözüm vaat eden Peronist aday Sergio Massa ve “sistemi yerle bir etmeyi” hedefleyen liberteryan iktisatçı Javier Milei. Kendisini “anarko-kapitalist” olarak tanımlayan Milei, halkın karşısına radikal söylemlerle çıktı. “Devlet çözümdür” paradigmasını reddederek, devleti sorun olarak işaret etti. Sloganları açık ve netti: "Para yok", "Devlet çökmüştür", "Serbest piyasa en iyi çözümdür".

Göreve geldiği ilk haftalarda Arjantin Pesosu’nu %50 oranında devalüe ederek ülkeyi sarsan bir ekonomi politikası uyguladı. Bu karar, “J Eğrisi” teorisine dayanıyordu: kısa vadede şiddetli bir daralma yaşanacak ama ardından iyileşme kaçınılmazdı. Gerçekten de ortalık kısa süreliğine toz duman oldu. Ancak Haziran 2025’e gelindiğinde, enflasyon aylık %1,5 düzeyine kadar indi. Bu, yıllardır üç haneli oranlara mahkûm Arjantin için devrim niteliğinde bir gelişmeydi.

Mucize mi, Sürdürülebilir Model mi?

UNICEF verilerine göre Milei’nin göreve gelmesinden önce halkın %53’ü yoksulluk sınırının altındayken bu oran %38’e düştü. 1,7 milyon çocuk yoksulluktan kurtarıldı. Bu gelişmeler, birçok uluslararası iktisatçıyı şaşkına çevirdi. 2023’te 100’e yakın ünlü iktisatçının Guardian’da yayınladığı açık mektupta, “Milei felaket getirir” denmesine rağmen, öngörülen felaket gerçekleşmedi. En azından şimdilik...

Fakat bu başarıya ihtiyatla yaklaşmak gerekiyor. Çünkü ekonomik model kadar, o modeli sürdürecek siyasi, kurumsal ve toplumsal istikrar da hayati önemdedir. Arjantin’in tarihsel olarak sık sık saplandığı ekonomik çıkmazlar, yapısal reformların kalıcılığını hep tehdit etmiştir.

Türkiye İçin Dersler

Türkiye ile Arjantin’in benzerliği yalnızca yüksek enflasyon ve kırılgan para birimiyle sınırlı değil; halkın devletten beklentisi, devletin ekonomideki ağırlığı ve merkez bankasının bağımsızlığı gibi konularda da iki ülke arasında çarpıcı paralellikler mevcut.

Türkiye’nin de Arjantin gibi yerel paraya olan güveni güçlendirmesi, kamusal kaynakları popülist değil, yapısal reformlara yönelik kullanması gerekiyor. Aksi halde kısa vadeli ekonomik iyileşmeler, uzun vadede yerini yine makro dengesizliklere bırakabilir.

Arjantin’in yaşadığı ekonomik dönüşüm bir “mucize” değil, yüksek riskli bir kumar ve ideolojik bir tercihtir. Milei’nin uygulamaları, cesur ve radikal olduğu kadar, sınırda yürüyen bir ekonomi yönetimi örneğidir. Ancak her şeye rağmen Arjantin, Türkiye’ye ekonomik anlamda hem uyarıcı hem de ilham verici bir ayna tutmaktadır. Bu aynaya dikkatle bakmakta fayda vardır.

SON SÖZ: Devletin hazinesi boşalırsa; Kümesteki kazlarda tüy kalmaz

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *